Rusya ve Çin'den ABD'ye İran müdahalesi!
Başta Almanya olmak üzere ABD'nin de desteklediği İran'a yönelik BM yaptırımlarını yeniden devreye sokma girişimi, Çin ve Rusya'nın itirazı nedeniyle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde ilerleyemedi.
- Batılı ülkeler, İran'a yönelik BM yaptırımlarını yeniden yürürlüğe koyan geri dönüş (snapback) mekanizması sonrası, yaptırımları takip edecek 1737 Komitesi'nin yeniden kurulması için Güvenlik Konseyi'ni topladı.
- Çin'in Birleşmiş Milletler Daimi Temsilci Yardımcısı, Güvenlik Konseyi'nin İran nükleer meselesini ve dosyasını görüşmeyi fiilen durdurduğunu belirterek, mevcut kırılgan koşullarda sadece İran'a baskı uygulamak ve yaptırımlara devam etmek yerine barışın tarafında yer alınması gerektiğini söyledi.
- Fransa, İngiltere ve Almanya, İran'ın nükleer zenginleştirme faaliyetlerini gerekçe göstererek 2015 tarihli Kapsamlı Ortak Eylem Planı sözleşmesindeki "snapback" maddesini tetikledi.
- Batı bloku, yeni mekanizmayla askıya alınan 2231 sayılı karar kapsamındaki eski cezaların otomatik olarak yürürlüğe girdiğini iddia ederek, 1737 Komitesi'ni ve uzmanlar panelini yeniden atamak istedi.
- Çin ve Rusya temsilcileri, 2015'te alınan kararlarla BMGK'nın İran nükleer programıyla ilgili cezai gündeminin hukuken ve kalıcı olarak sona erdiğini belirterek Batı'nın taslak raporlarını reddetti.
- Çin, mevcut krizin müsebbibinin ABD'nin güç politikası olduğunu savunarak, İran'ın barışçıl nükleer faaliyet hakkının korunması ve ilgili taraflara güç politikasından vazgeçmeleri çağrısında bulundu.
- Rus yetkili, ABD ve İsrail'in askeri müdahalelerinin sahadaki denetim ve hukuk zeminini yok ettiğini ve İran'ın nükleer programına telafisi mümkün olmayan zararlar verdiğini belirtti.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), ABD ve İsrail’in İran’ın nükleer altyapısına yönelik ağır bombardımanları ile hemen ardından Basra Körfezi’nde patlak veren füze savaşlardan sonra son yılların en büyük diplomatik hesaplaşmasına sahne oldu.
Almanya, Fransa, İngiltere ve ABD’nin öncülük ettiği Batılı ülkeler, İran’a yönelik BM yaptırımlarını yeniden yürürlüğe koyan geri dönüş (snapback) mekanizmasının ardından, yaptırımların uygulanmasını takip edecek 1737 Komitesi'nin yeniden kurulması için Güvenlik Konseyi'ni topladı.
ÇİN DOSYAYI KAPATTI
Toplantıda söz alan Çin'in Birleşmiş Milletler Daimi Temsilci Yardımcısı ve Maslahatgüzarı Büyükelçi Sun Lei, BMGK kürsüsünden yaptığı açıklamada, "Güvenlik Konseyi'nin İran nükleer meselesini ve dosyasını görüşmeyi fiilen durdurduğunu burada yeniden vurgulayarak hatırlatmak istiyorum. Bazı ülkeler kasıtlı olarak Güvenlik Konseyi üyelerinin anlaşmazlıklarını ve meşru endişelerini görmezden geliyor. Mevcut kırılgan koşullarda, Güvenlik Konseyi sadece İran'a baskı uygulamak ve yaptırımlara devam etmekle yetinmemelidir. Aksine barışın, tarihin doğru tarafında yer almalı, ihtiyatlı davranmalı ve yapıcı bir rol oynamalıdır." dedi.
"YAPTIRIM KOMİTESİ" MASADA ÇATLADI
Krizin temelinde Fransa, İngiltere ve Almanya'nın, İran’ın nükleer zenginleştirme faaliyetlerini gerekçe göstererek 2015 tarihli Kapsamlı Ortak Eylem Planı sözleşmesindeki "snapback" maddesini tetiklemesi yatıyor.
Batı bloku, yeni mekanizmayla askıya alınan 2231 sayılı karar kapsamındaki tüm eski cezaların otomatik olarak yürürlüğe girdiğini iddia ederek, meşhur "1737 Komitesi"ni ve uzmanlar panelini yeniden atamak istedi. Fransa’nın BM Daimi Temsilcisi Jerome Bonnafont, yeni mekanızmaya ilişkin şöyle konuşmuştu:
"İran, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın belirlediği kriterlere göre, 'nükleer askeri cihaz üretme olasılığının göz ardı edilemeyeceği' düzeyde, yüzde 90'a yakın zenginleştirilmiş 10'dan fazla önemli miktarda yüksek oranda uranyum stoğuna sahiptir. Tüm BM üye devletlerini bu yaptırımları tam olarak uygulamaya çağırıyoruz."
RUSYA'DAN ÇİN'E DESTEK GELDİ
Çin ve Rusya temsilcileri, 2015'te alınan kararlarla BMGK'nın İran nükleer programıyla ilgili cezai gündeminin hukuken ve kalıcı olarak sona erdiğini hatırlatarak Batı'nın taslak raporlarını reddetti.
ÇİN: MEVCUT KRİZİN MÜSEBBİBİ ABD GÜÇ POLİTİKASIDIR
İran'ın nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkının gasp edilemeyeceğini söyleyen Çinli Büyükelçi Sun Lei, ABD’nin anlaşmalardan tek taraflı çekilmesini ve bölgede askeri güç kullanmasını şöyle eleştirdi:
"İran'ın nükleer silah geliştirmeyeceğine dair defalarca verdiği taahhüt ortadadır ve barışçıl nükleer faaliyet hakkı korunmalıdır. Güç kullanma tehditleri veya savaş dayatması, İran nükleer meselesini ve Orta Doğu'daki durumu sadece tehlikeli bir uçuruma itecektir. ABD'nin geçmişte anlaşmalardan çekilmesi ve müzakere süreci boyunca İran'a karşı iki ayrı kez doğrudan güç kullanması, diplomatik çabaları ciddi şekilde baltalamış ve mevcut zorluklara kaynaklık etmiştir. İlgili taraflara güç politikasından vazgeçmeleri, eşit şartlarda samimi bir diyaloga girmeleri ve güç kullanmaktan kaçınmaya kararlı olmaları çağrısında bulunuyorum. Ateşkesi sürdürmek en önemli önceliktir. Dünya bölünmez bir güvenlik topluluğudur; bir ülkenin güvenliği, başka bir ülkenin güvenliği pahasına sağlanamaz."
Öte yandan Rus yetkili de, ABD ve İsrail'in askeri müdahalelerinin sahada denetim ve hukuk zeminini tamamen yok ettiğini savundu.
"ABD ve İsrail'in saldırılarından sonra İran Cumhuriyeti'nde güvenlik önlemlerinin uygulanması, mevcut yasal çerçevede güvenlik anlaşmalarında öngörülmemiş emsalsiz bir duruma yol açtı. Bu olağanüstü durum çerçevesinde, İran için herhangi bir güvenlik önlemi sonucunun oluşturulmasının mümkün olmadığının kabul edilmesi daha uygun olurdu. Yapılan bu saldırılar, İran'ın nükleer programına zaten telafisi mümkün olmayan zararlar vermiştir."
