Trump'ın 'Ne dediğini bilmiyor' demişti: Merz Oval Ofis görüşmesini hatırlattı: İspanya ve İngiltere'yi savundum
Donald Trump'ın "Merz ne dediğini bilmiyor" çıkışına, Almanya Başbakanı Friedrich Merz'den cevap gecikmedi. SPIEGEL'e konuşan Merz, Trump'ın İran stratejisinin neden yanlış olduğunu bizzat yüzüne söylediğini açıkladı.
- Merz, Donald Trump'a İran savaşının yanlış olduğunu söylediğini ve ABD Başkanı ile iyi bir ilişki sürdürmeye çalıştığını belirtti.
- Avrupa'nın ABD'ye tam bağımlı olmaktan kurtulması gerektiğini vurgulayan Merz, Avrupa'nın kendi güvenliğini sağlaması gerektiğini ifade etti.
- Dijital çağın getirdiği dezenformasyon ve sosyal medya saldırılarına karşı seleflerinden daha ağır bir baskı gördüğünü söyledi.
- Alman halkının refah yanılsamasından çıkması ve harekete geçmesi gerektiğini belirterek özeleştiri yaptı.
- Önceki Başbakan Olaf Scholz'dan farklı olarak halka gerçekleri söylemekten çekinmeyeceğini dile getirdi.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, görevindeki birinci yılını doldururken Alman basınından SPIEGEL yayınına verdiği kapsamlı röportajda, yönetim süreci ve karşılaştığı zorluklar hakkında çarpıcı itiraflarda bulundu.
Şansölye Merz’in röportajından öne çıkan satırbaşları şöyle:
"TRUMP'I UYARDIM"
"Donald Trump'a İran savaşını neden yanlış bulduğumuzu söyledim. Yine de ABD Başkanı ile iyi bir kişisel ilişki sürdürmeye çalışıyorum. Şu ana kadar da başarılı oluyorum.
Kapılar kapalıyken Başkan'a, İspanya ve İngiltere’nin kaybetmememiz gereken güvenilir NATO ortakları olduğunu hatırlattım. II. Friedrich'in bir zamanlar söylediği güzel bir söz vardır. 'Silahsız diplomasi, enstrümansız müzik gibidir' Ben bundan şu cümleyi çıkarırım. Savunmamız gerekmesin diye savunabilelim."
ABD BAŞKANI İLE OVAL OFİS DİPLOMASİSİ
Merz, Trump’ın monologları karşısında neden sessiz kaldığına dair gelen soruya ise şöyle cevap verdi
"Oval Ofis'te basın önünde İspanya veya İngiltere hakkında tartışmaya başlamam. Bu atmosferde tartışmalı bir tartışma yürütmenin bir anlamı olmadığını söylüyorum. Bunu yapan ve sonuçta iyi bir şekilde çıkamayanları gördüm."
Avrupa’da "Vasal" kavgası: İspanya Başbakanı Sanchez, Merz'in telefonlarını açmıyor! Nedeni belli oldu
AVRUPA’NIN GELECEĞİ NASIL OLACAK? "MACRON'LA KONUŞTUM"
Ayrıca Merz, Avrupa’nın artık ABD’ye tam bağımlı olmaktan kurtulması gerektiğini vurgu yaptı:
Fransızlara gidip diyorum ki 'Avrupa'yı nasıl koruyacağımızı konuşalım.' Avrupa nükleer kalkanı dahil güvenli bir Avrupa için gerekli olan her şeyi konuşmalıyız."
"ABD İLE YABANCILAŞIYORUZ"
Merz, Avrupa Birliği'nin potansiyel gücüne vurgu yaparak Şansölye olarak üstlendiği misyonu şu şekilde anlattı:
"Ben 'kurtuluş' kelimesini tırnak içine alırdım. Ancak doğru olan şu ki, transatlantik ilişkiler uzun yıllardır benim tanıdığım haliyle değil. Karşılıklı bir yabancılaşma var ama aynı zamanda Amerika'nın artık Avrupa'nın güvenliği için sınırsız bir şekilde hizmet etmek istemediği bir istek de var. Tersine, Avrupa'da da artık ABD'ye tamamen bağımlı olmamak isteniyor. Federal Şansölye olarak yapabileceğim en önemli katkı, Atlantik'in bu tarafında uyumu sağlamaktır. Avrupa Birliği'nin nüfusu, Amerika Birleşik Devletleri'nden 100 milyon daha fazladır. Bunu Avrupalıların özgüveniyle ilişkilendiriyorum ve bunun kendi gücümüzle desteklenmesi gerekiyor."
"SOSYAL MEDYADA AŞAĞILANIYORUM, BENDEN ÖNCEKİ HİÇBİR BAŞBAKAN BUNA KATLANMAMIŞTI"
Dijital çağın getirdiği dezenformasyon ve sosyal medya saldırılarına değinen Merz, maruz kaldığı baskının seleflerinden çok daha ağır olduğunu itiraf etti:
"Eski Almanya Şansölyesi Gerhard Schröder sert bir direnişle mücadele etmek zorunda kaldı, ancak benim maruz kaldığım kadar düşmanlık görmedi... Bir bakın sosyal medyaya hakkımda neler yayılıyor, nasıl saldırıya uğruyorum ve aşağılanıyorum. Benden önceki hiçbir başbakan böyle bir şeye katlanmak zorunda kalmadı."
REFAH YANILSAMASI
Alman halkına yönelik özeleştirilerde de bulunan Merz, ülkenin içinde bulunduğu konfor alanından çıkması gerektiğini açıkladı
"Ben 20 yıldır Almanlara şunu söyleyen ilk başbakanım. Refah yanılsamamız sürmeyecek. Şimdiye kadar yaptıklarımızdan daha fazlasını yapmalı ve harekete geçmeliyiz. Son 20 yıldır olduğu gibi öylece devam edemeyiz. Bunları dediğim için yerden yere vurulacağımı göreceğimi göze alıyorum."
Öte yandan, sağlık ve bakım reformu tartışmalarının kendisi için ne kadar kişisel olduğunu, huzurevinde kalan anne ve babasından bahsederek anlattı:
"Annemle babam ikisi de bakım evinde. İkisinin de hayatta olması benim için büyük bir şans. Onları mümkün olduğunca sık ziyaret etmeye çalışıyorum, en az üç haftada bir. Ama bununla birlikte gelen tüm sorunları da görüyorum."
"GERÇEKTEN BU KADAR HASTA BİR MİLLET MİYİZ?"
Hastalık izinleri konusundaki istatistiklere de değinen Merz şöyle eleştiride bulundu:
"Gerçekten o kadar hasta bir halk mıyız ki, Avrupa'da en yüksek hastalık izni oranlarından birine sahip olmak zorundayız? Bunun nedenlerini bulmalı ve rakamların düşmesi için teşvikler oluşturmalıyız."
"YEMİN ETTİM, BİR VİCDANIM VAR"
Önceki Başbakan Olaf Scholz ile arasındaki farka da değinen Merz, halka gerçekleri söylemekten çekinmeyeceğine değindi:
"Scholz, halka kendisini seçerlerse her şeyin o kadar da kötü olmayacağını söylemeye çalıştı. Artık bunu göze alamayız. Öncelikler belirlemeliyiz... Ben sürekli görev süremin sonunu düşünmüyorum. Bir yemin ettim ve bir vicdanım var. İkisi de bana yükümlülük getiriyor."
NE OLMUŞTU?
Başbakanlık Ofisi'nde düzenlenen basın toplantısında Merz'e ABD'ye yönelik sert sözleri soruldu. "Son haftalarda ABD Başkanı Donald Trump'a karşı tavrınızı belirgin şekilde sertleştirdiniz. Trump ile iş birliğine dayalı bir ilişki kurma umudunuzu yitirdiniz mi? Bu transatlantik ilişkiler açısından ne anlama geliyor?" sorusu üzerine Alman Başbakan, "ABD Başkanı ile aramdaki kişisel ilişki en azından benim açımdan değişmeden sürüyor ve de iyi. Sadece başından beri İran ile savaşın başlatılmasına şüpheyle yaklaştım ve bunu dile getirdim" cevabını verdi.
"BU ÇATIŞMANIN ÇÖZÜLMESİ İÇİN ISRAR EDİYORUM"
Merz, "Almanya da, Avrupa da örneğin Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasının sonuçlarından ciddi şekilde muzdarip. Bu durumun enerji tedarikimiz üzerinde doğrudan etkileri var. Bu durum performansımızı büyük ölçüde etkiliyor ve bu bakımdan bu çatışmanın çözülmesi için ısrar ediyorum. Hala birbirimizle iyi görüşmeler yapıyoruz" diye konuştu. Merz, Dışişleri Bakanı Johann Wadephul'un New York'ta Birleşmiş Milletler (BM) toplantıları kapsamında ABD hükümeti yetkilileri de dahil olmak üzere çeşitli görüşmeler yaptığını söyleyerek, "Yani, hala Amerikalılarla konuşuyoruz" dedi.
Trump'ın hedefinde bu defa Almanya Başbakanı var: İran açıklaması küplere bindirdi!
Son günlerde Merz'in, ABD'nin İran karşısında stratejisiz kaldığı ve İran'ın nükleer gücüne tolerans gösterilebileceği yönündeki imalarına tepki gösteren Trump ise"Merz ne dediğini bilmiyor" ifadelerini kullandı.
Başbakan Merz ayrıca pazartesi sabahı Kuzey Ren Vestfalya eyaletinde bir liseye yaptığı ziyarette öğrencilerin önünde, "ABD, İran yönetimi tarafından aşağılanıyor, küçük düşürülüyor" demişti. Henüz bu açıklamasının yankısı sürerken aynı günün akşamında ABD ve İsrail'in İran'a karşı eylemlerinden dolayı hayal kırıklığına uğradığını belirten Merz, "ABD ve İsrail en başından beri bu sorunun birkaç gün içinde çözüleceğini varsaydılar ve şimdi bunun olmadığını kabul etmek zorundayız. Bu yüzden Avrupalılar olarak diplomatik bir çözüm bulunmasına katkıda bulunmak istiyoruz" ifadelerini kullanmıştı. Trump da Almanya Başbakanı Friedrich Merz'e sosyal medya hesabı üzerinden cevap vermişti.
Trump İSE Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İran'ın nükleer silaha sahip olmasının sorun olmadığını düşünüyor.. Almanya'nın hem ekonomik hem de diğer açılardan bu kadar kötü durumda olmasına şaşmamalı" demişti.
İSPANYA KRİZİ
İran savaşından önce deFriedrich Merz'in Beyaz Saray ziyaretinde, Donald Trump’ın İspanya'yı üs kullanımı ve İran politikası nedeniyle ambargoyla tehdit etmesi, Avrupa’da büyük bir krize yol açmıştı. Merz’in bu tehditler karşısında sessiz kalması üzerine İspanya Başbakanı Sanchez’in telefonlara çıkmadığı ve Berlin yönetimini "Trump'ın vasalı" olmakla suçladığı iddia edilmişti.
