Trump’tan olay harita! Kanada, Venezuela ve Grönland’ı ABD toprağı gibi paylaştı
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından paylaştığı çarpıcı bir görselle uluslararası gündemi karıştırdı. Paylaşılan haritada Kanada, Grönland ve Venezuela, ABD’nin bir parçası gibi gösterildi.
- ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından bir fotoğraf paylaştı.
- Paylaşılan fotoğraftaki dünya haritasında Kanada, Grönland ve Venezuela, ABD sınırları içinde gösterildi.
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla uluslararası gündemi karıştırdı. Paylaşılan görselde Kanada, Grönland ve Venezuela’nın ABD toprağı gibi gösterilmesi dikkat çekti. Görsel, kısa sürede “yeni ABD haritası” yorumlarına yol açtı.
Trump’ın Truth Social hesabında paylaştığı fotoğrafta, Avrupalı liderlerle yapılan bir toplantı sırasında masanın yanında yer alan dünya haritası öne çıktı.
Haritada Kanada, Grönland ve Venezuela’nın ABD sınırları içinde gösterildiği görüldü.
GRÖNLAND VE VENEZUELA MESAJI AYNI KAREDE
Paylaşım, Trump’ın Grönland’a yönelik çıkışları ve Venezuela’ya karşı askeri operasyon söylemlerinin gündemde olduğu bir dönemde geldi. Görselde bu iki ülkenin de ABD toprağı gibi yer alması dikkat çekti.
KANADA DETAYI TEPKİ ÇEKTİ
Haritada Kanada’nın da ABD toprağı olarak gösterilmesi, Trump’ın daha önce Kanada’ya yönelik yaptığı sert açıklamaları yeniden gündeme taşıdı. Trump, önceki açıklamalarında Kanada’nın ABD için “değerli” bir ülke olduğunu söylemiş, ticaret ve güvenlik başlıklarında Ottawa’ya baskı kurmuştu.
Paylaşımın ardından Kanada ile ABD arasındaki ilişkiler yeniden tartışma konusu oldu.
Trump ayrıca, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile telefon görüşmesi yaptığını duyurarak, "Grönland ulusal ve küresel güvenlik açısından hayati önem taşıyor. Geri dönüş yok. Bu konuda herkes hemfikir" dedi.
"Rutte ile Grönland konusunda çok verimli bir telefon görüşmesi yaptım" diyen Trump, "İsviçre'nin Davos kentinde çeşitli tarafların katılacağı bir toplantı düzenlenmesini kabul ettim. Herkese açıkça ifade ettiğim gibi, Grönland ulusal ve küresel güvenlik açısından hayati önem taşıyor. Geri dönüş yok. Bu konuda herkes hemfikir. Amerika Birleşik Devletleri, dünyadaki en güçlü ülkedir. Bunun nedeni büyük ölçüde, ilk dönemimde ordumuzu yeniden yapılandırmamızdır ve bu yeniden yapılandırma daha da hızlı bir şekilde devam etmektedir. Dünya çapında barışı sağlayabilecek tek güç biziz. Ve bu, çok basit bir şekilde, güç ile sağlanır" dedi.
RUTTE’NİN MESAJINI PAYLAŞTI
Trump dakikalar sonra yaptığı ikinci bir paylaşımında ise Rutte’nin kendisine gönderdiği mesajını paylaştı. Rutte, mesajında "Sayın Başkan, sevgili Donald. Bugün Suriye'de başardığınız şey inanılmaz. Davos'taki medya etkinliklerimde Gazze'de ve Ukrayna'da yaptığınız çalışmaları vurgulayacağım. Grönland konusunda bir çözüm yolu bulmaya kararlıyım. Sizinle görüşmek için sabırsızlanıyorum" ifadelerini kullandı.
TRUMP NEDEN KANADA VE GRÖNLAND’A YÜKLENİYOR?
Trump’ın Kanada ve Grönland’a yönelik ısrarlı çıkışları, tek başına bir provokasyon ya da iç politika hamlesi değil. Arka planda, Kuzey Amerika’nın güç dengelerini yeniden tanımlamaya yönelik daha geniş bir jeopolitik hesap bulunuyor.
Beyaz Sara'yın kilit odağı Arktik bölgesi. Küresel ısınma nedeniyle buzulların geri çekilmesi, Kuzey Kutbu’nu yalnızca bir çevre meselesi olmaktan çıkarıp ticaret, enerji ve askeri rekabet alanına dönüştürdü.
Kuzeybatı Geçidi gibi yeni deniz yolları, ABD açısından hem ekonomik hem de stratejik değer taşıyor. Trump yönetimi, bu alanların kontrolünün Washington’da olması gerektiği görüşünü açık biçimde benimsiyor.
KANADA: ZAYIF HALKA MI?
Trump’ın Kanada’ya yaklaşımı, klasik müttefiklik anlayışının ötesine geçiyor. Washington’daki bazı çevreler, Kanada’nın Arktik bölgedeki askeri kapasitesini ve egemenlik iddiasını yetersiz buluyor. Özellikle Kuzeybatı Geçidi’nin güvenliği, ABD açısından kritik.
Kanada, coğrafi olarak büyük bir alanı kontrol ediyor ancak bu alanı fiilen koruyacak askeri ve teknolojik güce sahip değil.
Trump’ın Kanada’yı sürekli baskı altında tutmasının nedenlerinden biri de bu algı. ABD, gerektiğinde bu boşluğu kendisinin doldurabileceği mesajını veriyor.
GRÖNLAND: KÜÇÜK ADA, BÜYÜK GÜÇ MÜCADELESİ
Grönland ise Trump için yalnızca Danimarka’ya bağlı bir özerk bölge değil. Ada, ABD’nin erken uyarı sistemleri, füze savunması ve Kuzey Atlantik güvenliği açısından kilit konumda.
Ayrıca Çin’in Grönland’a yönelik ekonomik ilgisi, Washington’ın kanayan yarası.
Trump’ın Grönland ısrarı, Çin’in bölgeye sızmasını engelleme ve Avrupa’nın kuzey kanadını doğrudan ABD kontrolüne yaklaştırma isteğiyle örtüşüyor. Bu nedenle söylemler sert, yöntemler ise alışılmış diplomatik diplomatik teamüllerin dışında ilerliyor.
KANADA’NIN SESSİZLİĞİ NE ANLAMA GELİYOR?
Avrupa ülkeleri Grönland konusunda açık ve sert tepkiler verirken, Kanada’nın daha temkinli, mayınlara basmadan ilerlemek zorunda. Bunun temel nedeni, Kanada ekonomisinin ABD pazarına yüksek düzeyde bağımlı olması.
Ottawa, ticari dengeleri riske atacak sert çıkışlardan kaçınıyor.
Ancak bu temkinli duruş, Kanada’nın uzun vadeli güvenliği açısından soru işaretlerine neden olmakta. Bugün sessiz kalmak, yarın benzer bir baskı karşısında müttefik desteğini zayıflatabilir.
TRUMP’IN BÜYÜK RESMİ
Trump’ın yaklaşımı, klasik ittifak dilinden çok güç hiyerarşisine dayanıyor. Kanada, Grönland ve hatta Venezuela gibi başlıklar, ABD’nin Batı Yarımküre’de tartışmasız hakim güç olma iddiasının parçaları olarak görülüyor.
Bu çerçevede Trump’ın paylaştığı “yeni ABD haritası” yalnızca sembolik bir görsel değil; Washington’un dünyayı nasıl okumak istediğine dair net bir mesaj.
Kanada ve Grönland, bu yeni güç denkleminde bağımsız aktörlerden çok, ABD’nin güvenlik ve çıkar alanının uzantısı olarak konumlandırılıyor.
