İstanbul'da bu hafta 'Nezaket Haftası'! Empati ve iyilik sınıfları saracak
İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğü öncülüğünde düzenlenen Nezaket Haftası kapsamında okullarda iyiliğin ve anlayışın dili yeşeriyor. İstanbul Değer Erdem Projesi çerçevesinde gerçekleştirilen Akran Nezaket Atölyeleriyle nezaket, yalnızca bir görgü kuralı olarak değil; öğrencilerin kendisi ve çevresiyle kurduğu ilişkide vicdanlı bir dil olarak ele alınıyor.
İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğü, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında öğrencileri yalnızca bilgiyle değil; erdem, nezaket ve doğru iletişimle donatmayı sürdürüyor.
Bu doğrultuda hayata geçirilen İstanbul Değer Erdem Projesi çerçevesinde “Nezaket, Zarafet ve Hitabet” temaları, Akran Nezaketi Atölyeleriyle öğrencilere aktarılıyor.
25 İLÇEDE UYGULANIYOR
Drama, oyun ve düşünme aktiviteleriyle yürütülen atölyeler, gençlerin hem yüz yüze hem dijital dünyadaki davranışlarını dönüştürmeyi hedefliyor. 2025’ten bu yana 25 ilçede uygulanmaya başlayan çalışmalar, bu yıl tüm ilçelere yayılacak ve okulları adeta birer nezaket iklimine dönüştürecek.
Projede nezaket, sadece görgü kuralı değil; insanın kendisi ve çevresiyle kurduğu ilişkide vicdanlı bir dil olarak ele alınıyor.
Zarafet, başkalarını incitmeden var olabilmenin estetiği, hitabet ise doğru sözle, doğru tonda etkili iletişim kurabilme sanatı olarak tanımlanıyor. Dijital nezaket ise sosyal medyada yaygın kaba sözler ve zorbalığa karşı gençlere etik farkındalık kazandırmayı amaçlıyor.
İstanbul Değer Erdem Projesi Koordinatörü ve eğitim bilimleri uzmanı Hasan Kocaboğa, okul çağındaki çocuk ve gençler arasında görülen kırıcı ve dışlayıcı davranışların çoğunlukla ifade edilemeyen duygulardan kaynaklandığını belirtiyor.
'DİJİTAL PLATFORMLAR GÜNLÜK İLİŞKİLERİ ETKİLİYOR"
Kocaboğa’ya göre, kendini yeterince değerli hissetmeme, dikkat çekme veya kabul görme isteği, sosyal medyanın yaydığı olumsuz dil ve yanlış örnekler, gençleri başkalarını incitmeye ve güç gösterisi yapmaya itiyor. Bu durum bazen alaycı sözler, bazen küçümseyici tavırlar ya da dışlama biçiminde kendini gösteriyor.
Uzman, iletişim biçimlerinin dönüşümünün de bu davranışları beslediğine dikkat çekiyor. Dijital platformlarda hızla yayılan kaba dil ve küçültücü ifadeler, gençlerin günlük ilişkilerini etkiliyor; ekran arkasındaki mesafe ise söylenen sözün etkisini görünmez kıldığı için empati duygusunu zayıflatıyor. Zamanla bu dil, okul ortamına taşınarak normalleşebiliyor ve gençler arasında sıradan bir iletişim biçimi hâline gelebiliyor.
