ÖMER TEMÜR

Türkiye’nin en büyük cari açık kalemlerinden biri olan kâğıt ve ambalajda dışa bağımlılık taştan kâğıt ile sona erecek. Atıl taş ocaklarında yapılacak üretimle 550-600 milyon dolarlık ithalatın önüne geçilmesi hedefleniyor. Bu yolla ayrıca kentsel dönüşümde ortaya çıkacak molozlar da kâğıt üretiminde değerlendirilebilecek.
Sürdürülebilir madenciliğe yönelik faaliyetleri yürüten Maden Sorunları ve Çözümleri Derneği, taştan kâğıt üretim konusunda çalışmalarını sürdürüyor. Madencilik Sorunları ve Çözümleri Derneği Başkan Vekili ve Uzman Enerji Maden Hukukçusu Yasemin Bal, taş ocakları ve metal madenlerin değerlendirilmesine yönelik projeler geliştirdiklerini belirterek “Elde ettiğimiz verileri esas alarak proje oluşturduk. Taştan kâğıt üretme projesi bunlardan sadece birisi. Bu projeyi oluştururken bütün dünyadaki üretim patentlerini, fabrikaları, teknolojileri, iç ve dış pazarı, Türkiye’deki toplam üretimleri ve tüketim oranlarını, ithalat ve ihracatımızı detaylı olarak inceledik. Dünyanın toplam kâğıt ihtiyacının çok küçük bir yüzdesi taştan kâğıt ile karşılanmakta. Fabrikalarda daha çok polietilen ve reçine esaslı kâğıtlar üretiliyor. Biz bu iki üretimin yanı sıra bakteri katkılı taştan kâğıt üretimi yapacağız” dedi.

ÜÇ FARKLI BÖLGEDE ÜRETİM
Üç farklı bölgede üretim planladıklarını ifade eden Bal, şu bilgileri verdi: Mermer ocaklarının yoğun olduğu Ege bölgesinde polietilen esaslı uzun ömürlü kâğıt üretmeye yönelik bir yatırım, kalsiyum karbonat ocaklarının yoğun olduğu Akdeniz bölgesinde reçine esaslı orta-kısa ömürlü kâğıt üretmeye yönelik bir yatırım, bakteri ve reçine esaslı orta ve kısa ömürlü taştan kâğıt üretimini İstanbul merkezli Marmara Bölgesi’nde yapmayı düşünüyoruz. AR-GE çalışmalarımız inşaat atıklarından da kâğıt üretmeye yönelik sürdüğünden kentsel dönüşümün yoğun yaşandığı Marmara Bölgesi’nden başlamanın daha verimli olabileceği düşüncesindeyiz. Planladığımız fabrikaların her birinin yıllık kâğıt üretim kapasitesi 180-200 bin ton civarında. Öncelikle kısa ve orta süreli kâğıt ihtiyacı olan eğitim, basın yayın ve ambalaj sektörünün gereksinimlerini karşılamayı hedefliyoruz. Eğitim ve basın yayın sektörünün bir yıllık bütün ihtiyacını bir fabrika karşılayabilecek büyüklükte. Ambalaj sektörü yıllık 4 milyar dolar ithalat yaptığından, 180-200 bin ton ambalaj kâğıdı üretildiğinde ithalat oranında yani ülkemizden döviz çıkışına önemli bir bariyer koyacaktır. Projemizin tamamlanması hâlinde Türkiye’nin toplam üretiminin 1/5’i kadar yani yıllık 550-600 bin ton üretim 550-600 milyon dolarlık ithalatın önüne geçilecek. Birkaç yıl içerisinde taştan kâğıt üreten büyüklü küçüklü işletmeler yıllık bir  milyar dolar civarında cari açık kapatma yeteneğine sahip olacağız.
Üretime 29 Ekim 2023’te start vermeyi planladıklarını dile getiren Bal, üretim fazlasını ihraç etmeyi hedeflediklerini bildirdi.

KLASİK ÜRETİME GÖRE DAHA ÇEVRECİ
Taştan kâğıt üretiminin daha çevreci olduğunu anlatan Bal “Klasik kâğıt üretiminde ağaç ve selüloz kullanılıyor ve üretim sürecinde milyarlarca ton tatlı su kullanılıyor. Oysa taştan kâğıt üretiminde ise taş ana ham maddedir. Türkiye’de uygulanacak taştan kâğıt projelerinde reçine ve bakteri katkısını öncelikli görmemiz gerekmektedir. Zira reçine ile üretilen kâğıt organik kâğıttır ve tüketim sonrası atığı da organiktir. Bakteri ile taştan kâğıt üretmeye yönelik AR-GE çalışmalarımız sürüyor. Bu konuda sonuca ulaşabilmemiz hâlinde dünyada taştan kâğıt üretiminin patentinin Türkiye’de olması ülkemizin itibarına katkı sunacaktır. Taştan üretilecek kâğıdın kullanılacağı sektöre göre kısa, orta ve uzun ömürlü kâğıt üretilebilmektedir. Polietilen esaslı kâğıt uzun ömürlüdür, geçirgenliği minimumdur. Reçine ve bakteri esaslı kâğıt orta ve kısa ömürlü olarak üretilebilmektedir” diye konuştu.

500 MİLYAR DOLARLIK PAZAR
Dünya kâğıt sektörünün büyüklüğü 500 milyar doları buluyor. Dünyanın ambalaj ve etiket, yazı ve baskı, temizlik ve sağlık kâğıdı, gazete kâğıdı, diğer kâğıt ve kartlar olmak üzere yıllık kâğıt ihtiyacı 500 milyon tonu bulurken, bunun 450 milyon tonu klasik üretimden oluşuyor. Türkiye’nin kâğıt üretim ise 3 milyon ton. Bu miktarın yüzde 60’ını ambalaj ve etiket sektörü, yüzde 25’ini yazı ve baskı, yüzde 15’ini de temizlik ve sağlık, gazete, dergi ve diğer kâğıt ve kartlar oluşturuyor. Toplam 13 milyar doları bulan iç pazarda 3 milyar dolarlık üretim yapan Türkiye yıllık 8 milyar dolarlık ithalat gerçekleştiriyor.

'Ham madde sorunu kağıt sektörünü darboğaza sokabilir' 'Ham madde sorunu kağıt sektörünü darboğaza sokabilir' AGED Genel Müdürü Osman Kaytan, kağıt sektörünün ham maddeye ulaşmasındaki sıkıntının büyüklüğüne dikkat çekti. Sektörün ham maddeye ulaşmasının kısıtlanmış olmasının, önümüzdeki birkaç ay içerisinde olumsuz etkilerini göstereceğine işaret eden Kaytan, “Bu durum sektörü bir darboğaza sokacaktır. Sektörün önündeki ithalat engelinin kaldırılması zaruridir” dedi.