Avrupalı Asya’dan fiyat alamazken Türk tekstili güvenli bir liman oldu
İstanbul Tekstil ve Ham Maddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) 2025 yılı başarılı tekstil ihracatçılarını ödüllendirdi.
- Küresel durgunluk, lojistik sorunlar ve tedarik zincirlerindeki kırılmalar yerli üretimin önemini artırdı.
- Türkiye'nin tekstil sektörü, zorlu küresel koşullara rağmen 2025'te 11,4 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi.
- Türk tekstil sektörü, Avrupalı markalar için zorlu küresel rekabette güvenli bir liman olmaya devam etti.
- Tekstil ve hazır giyim sektörleri, üretim gücü, istihdam kapasitesi ve küresel rekabetteki direnciyle Türkiye ekonomisinin temel taşlarından biri olmaya devam ediyor.
- Türkiye'nin güçlü üretim altyapısı, hızlı teslim kabiliyeti ve güvenilir tedarikçi kimliği önemli bir avantaj sunuyor.
Ömer Temür / İSTANBUL - Ödül törende konuşan İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz, küresel durgunluk, lojistik sorunlar ve tedarik zincirlerindeki kırılmaların yerli üretimin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirterek, Türkiye’nin sanayi hafızası niteliğindeki tekstil sektörünün korunmasının bir tercih değil, zorunluluk olduğunu ifade etti.
Türk tekstil sektörünün güçlü ve entegre üretim yapısı sayesinde ne kadar stratejik bir sektör olduğunun ispatlandığını söyleyen Ahmet Öksüz, “2025 yılı; artan üretim maliyetleri, küresel durgunluk, daralan talep ve jeopolitik riskler nedeniyle oldukça zorlu bir yıl oldu. Bütün bu olumsuzluklara rağmen tekstil sektörü ihracatımız, 2025 yılında 11,4 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Tekstil sektöründe birçok Avrupalı markanın Asya ülkelerinden fiyat dahi alamazken, Türk tekstil sektörünün markalar için güvenli bir liman olmaya devam etti” dedi.
TİM Başkanı Mustafa Gültepe de tekstil ve hazır giyim sektörlerinin yalnızca ihracat rakamlarıyla değil; üretim gücü, istihdam kapasitesi ve küresel rekabetteki direnciyle Türkiye ekonomisinin temel taşlarından biri olmayı sürdürdüğünü belirtti. Gültepe, “Bugün küresel rekabetin her zamankinden daha sert olduğu bir süreçten geçiyoruz. Ancak Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı, hızlı teslim kabiliyeti ve güvenilir tedarikçi kimliği önemli bir avantaj sunuyor. Tüm bu zorluklara rağmen, sektörlerimizin sahip olduğu birikim ve ihracat iradesiyle bu süreci aşacağına inanıyoruz” dedi.
