Ateşkes sonrası piyasalar rahatlayacak mı? Bakan Şimşek’ten dikkat çeken açıklama
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İran-ABD/İsrail geriliminin küresel ekonomi için 2. Dünya Savaşı sonrası en büyük arz şoklarından biri olduğunu belirterek, savaşın uzaması halinde stagflasyon ve resesyon riski uyarısında bulundu. Enflasyon beklentilerinde sınırlı yükseliş olduğunu söyleyen Şimşek, Türkiye’nin şoklara karşı güçlü bir yönetim kapasitesine sahip olduğunu vurguladı. Kalıcı ateşkes halinde piyasalarda hızlı normalleşme beklediklerini ifade eden Şimşek, eşel mobil uygulanmasa mazotun 103 TL olacağını söyledi.
Haberturk TV yayınına katılan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulunuyor.
Bakan Şimşek'in açıklamalarından satır başları;
Dünyada çok inanılmaz gelişmeler yaşanıyor. Jeopolitik ortam çok değişti. Son İran Amerika Birleşik Devletleri, İsrail Savaşı ile birlikte dünyada enerji krizinin çok fazla tartışıldığı bir ortam söz konusu oldu.
Savaşın oluşturduğu olduğu etkiyi hemen hemen bütün dünyada daha yavaş bir büyüme bazı ülkelerde stakflasyon riski yüksek enflasyon arz krizi nedeniyle bazı bölgelerde ise arz krizleri tedarik zinciri problemleri nedeniyle dünyadaki ekonomik aktiviteyi başka bir yere taşımış oldu. Şimdi savaşın şu an itibariyle geçici de olsa bir ateşkes sürecine doğru evrilmiş olması herkeste bir rahatlama oluşturdu.
"2. DÜNYA SAVAŞINDA SONRA EN BÜYÜK ŞOK"
Yaşanan şok herhalde 2. Dünya Savaşı sonrası yaşanan en büyük şok. Yani arz yönü itibariyle. Savaşın yaşandığı bölge özellikle Hürmüs Boğaz 'ı birçok temel ham madde açısından enerji açısından birçok girdiği açısından gerek üretim gerek tedarik merkezi olması hasebiyle küresel ekonomiyi çok derinden etkileyen bir şokla karşı karşıyayız.
"SAVAŞ ÜRETİM MALİYETLERİNİ ARTIRDI"
Ateşkesin varmış olması memnuniyet verici ve inşallah bu süreç suhuletle tamamlanır. Fakat bu şekliyle bile dursa tedarik zincirindeki kırılmaların yani kriz öncesi seviyelere tekrar geri dönüş, ürün farklılaşmakla birlikte büyük ihtimalle aylar alacak. Küresel enflasyonun yükselmesi riskiyle karşı karşıyayız. Çünkü yani maliyetler artıyor. Ham madde fiyatları artıyor. Bu birinci konu.
Enflasyon beklentileri yükseldiğinde küresel finansal koşullarda sıkılaşır. Bu arada tabii petrol şoku diye tanımlarsanız birçok ekonomi içinde aynı zamanda aslında büyümenin de aşağı yönlü tekrar düşünülmesini gerektiriyor. Çünkü harcanabilir geliri azaltıyor birçok ülkede. önemli bir husus yani doğalgaz, petrol vesaire. Dolayısıyla bir maliyet boyutu var. Bir harcanabilir gelirin, bir vergi gibi işlev görüyor. Dolayısıyla burada büyüme üzerine de olumsuz etki var. Bir taraftan finansal koşullar sıkılaşırken büyümeye ilişkin öngörülerin, tahminlerin aşağı yönlü risk taşıması beraberinde risk iştahını azaltıyor. Ve birçok gelişmekte olan ülkeden fon çıkışını tetikliyor. Risk iştahının artmış olması, doların güçlenmesi mesela bu dönemde önemli bir özellik. Dolayısıyla hakikaten büyük resme baktığınız zaman eğer bu şok devam ederse, Yani savaş, bu ateşkes şu anda sağlandı. Ama bozulur. Tekrar 118 veya üstü bir petrol fiyatı ve onunla ilişkili doğalgaz, onunla ilişkili diğer ham madde fiyatları gündem, yani uzun süre gündemde etkili olursa, büyük ihtimalle büyümede düşüş, enflasyon da yükseliş, sizin de ifade ettiğiniz gibi bir stakflasyon, küresel bir resesyon riskini bile içerir.
"ÖNEMLİ OLAN ATEŞKESİN DEVAMI"
Şu anda bas senaryo o ve çok büyük ihtimalle yani bir takım tabii ki körfezde etkilenen tesislerin tadilatı yeniden işlevsel hale gelmesi biraz zaman alsa da hızlı bir şekilde bence fiyatlara yansır. Nitekim dün de gördünüz. Onun için burada önemli olan bu ateşkesin devamıdır ve bununla birlikte tekrar o tedarik zincirlerin inşasıdır. Özellikle gelişmiş ülke merkez bankalarının bu ortama verecekleri tepki önemli ve belirleyici. Savaş uzayacak ve aslında stagflasyonu zorlayacak bir arz krizi varsa o zaman başka bir tepki. Dolayısıyla şu an itibariyle piyasalar artık büyük merkez bankalarından birer faiz indirimini fiyatlamaya başlamış gibi görünüyor. Yıl sonuna doğru baktığımızda özellikle Amerika tarafı için, Avrupa Merkez Bankası için de öyle. Bu bizim açımızdan şu anlamda önemli. Gelişen ülkelere çok ciddi fon akımı oldu geçen sene. Belki uzun yıllardır ilk defa bu kadar yüksek bir fon akımı oldu ve hepimiz gelişen ülkeler olarak bundan fayda gördük.
Tabii gelişmekte olan ülkeler çok farklı karakteristiklere sahipler. Mesela petrol ithal edenlere yönelik tabii ki yaklaşım bugün itibariyle farklı. ihraç edenlere yönelik farklı. Yani bu krizden nemalanan ülkeler var doğrudan, dolaylı etkiler var. Ama sonuç olarak ben şunu net bir şekilde söyleyebilirim. Gelişmekte olan ülkelerin makroekonomik temelleri genel olarak aslında sağlam.
"BİZİM ŞOKLARI YÖNETME KABİLİYETİMİZ ÇOK GÜÇLÜ"
Sınırlı yani şöyle söyleyeyim başlangıçta bizim hem taraflardan edindiğimiz izlenim hem de genelde bu tür krizler o gün itibariyle açıklanan hedefler çerçevesinde değerlendirdiğimizde biz tabii ki bu savaşın birkaç hafta sürebileceğini yani bir ay sürebileceğini ana senaryo olarak düşündük. 3 ay tabii kötü bir senaryo olurdu. Şimdi dediğim gibi az önce bir buçuk aya yakın bir sürede şu anda durmuş oldu. Yani çok şey olmadı. Bizim öngörülerimizin çok dışına çıktı diyemem ama biz bir ay civarı bir şey bakmıştık. Tamamen o günün tekrar söyleyeyim taraflarının açıkladıkları hedefler yine tabii ki bizim değişik kurumlarımız var. Bu kurumların muhataplarıyla olan diyalogları gibi konular. Şimdi burada öncelikle şunu söyleyeyim. Bizim şokları yönetme kapasitemiz iyi. Geçen sene bu program bütün bu şoklara karşı rüştünü ispat etti ve bir taraftan da aslında bizim şokları yönetme kapasitemizin gerçekten güçlü olduğunu ortaya koydu. Şimdi biz savaşın başladığı günün hemen ertesinde pazar günüydü. Ben bütün ilgili birimleri topladım ve Hazine Maliye Bakanlığı 'nda biz bir finansal istiklal kurulu toplantısı yaptık. Ve orada şokun etkilerini, savaşın etkilerini, Türkiye 'ye etkilerini sınırlamak için neler yapılması gerektiğini biz kararlaştırdık burada en önemli konuların başında bu tür durumlarda piyasaların sağlıklı işleyişi çok değerlidir yani her açıdan Çünkü şok olduğu zaman ani tepkiler geliyor. O tepkilerin yönetilmesi daha sonraki Türkiye 'ye bakış açısını, ülkeye bakış açısını belirliyor. Yine içeride dışarıda ekonomik aktörlerin tepkilerinin yönetilmesinde çok değerli. Onun için biz ne yaptık? Piyasalarını işle işli önceliklendirdik.
Burada dikkat ederseniz dünkü Ateşkesle birlikte mesela bizim ikinci piyasada ben bugün hani erken daha henüz ama dün itibariyle söyleyebilirim. İkinci piyasada tahvil faizlerimiz çok hızlı bir şekilde 150 -200 bas puan indi bir ara. CDS 'ler çok hızlı bir şekilde 250 'nin altına düştü. Şimdi bunlar niye önemli? Çünkü zamanında verdiğimiz doğru tepkiler, doğru iletişim bugün bu imkanı sağlıyor.
"GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE GÖRE DAHA İYİ BİR PERFORMANS ORTAYA KOYDUK"
Türkiye gelişmekte olan ülkelere göre daha iyi bir performans ortaya koydu. Bu önemi. Halbuki biz önemli bir petrol ithalatçısıyız. Biz savaşın olduğu bölgedeyiz. Bir tarafı değiliz. Ama yakınız. Şimdi buna rağmen eğer bugün biz bu etkileri sınırladıysak bu proaktif yaklaşımın bir yansımasıdır.
"HER SENARYOYA GÖRE ÇEKMECEMİZDE TEPKİMİZ VAR"
Biz aslında piyasa, ya borsa İstanbul'da tedbir aldık. SPK tedbir aldı. Efendim Merkez Bankamız tedbirler aldı. Ama bunların mantığı neydi? Bak bu çok önemli. Esas itibariyle piyasa sağlıklı işlesin. Bu bir. İkincisi bu şokun etkilerini biz nasıl sınırlarız? Bu da ikinci. Ve gerçekten de bu anlamda baktığınız zaman Türkiye tekrar şokları yönetme kabiliyetini çok güçlü bir şekilde ortaya koymuştur. Daha uzun sürse ayrı bir araç setiyle durumu değerlendireceğiz. Tekrar söylüyorum. Çünkü bizim hiçbir şey yok.
Çünkü bizim hiçbir zaman biz böyle düşünüyoruz, buna göre hesap yaparız diyemeyiz. Böyle bir lüksümüz yok. Çünkü bu bir dışsal şok. Ben bu 4 hafta sürer diye düşünsem bile, bize bu şekilde bir perspektif verirse bile ben ona göre hesap yapmam ki. Yani 4 hafta mı sürecek, 12 hafta mı sürecek, 48 hafta mı sürecek? Ve o senaryolara göre biz sürekli bir şekilde tabiri caizse çekmecemizde bizim bir tepki fonksiyonumuz var, hazır ve bu çerçevede biz götürüyoruz.
"162 MİLYAR DOALRLIK REZERVİMİZ VAR"
Eksi rezervden hem de çok yüksek eksi rezervden yüksek bir artı rezerve doğru geçti Türkiye. Son bir yıllık perspektif içinde de Mart Mart diye bakarsak tarife krizi, siyasi gelişmeler bu petrol şoku derken rezerv kullanımını dalgalı da olsa Türkiye bu süreç içerisinde kurdu. Yaklaşık 162 milyar dolarlık bir rezervimiz var. Swap hariç nette de artıdayız. Ve çok büyük ihtimalle, tekrar söyleyeyim altını çizmek istiyorum. Geçmişte olduğu gibi, yani gidip bakabilirsiniz. Türkiye'den kaynaklı bir sorun olmadığı için, Türkiye merkezli bir sorun olmadığı için, Türkiye 'nin makroekonomik temelleri sağlam olduğu için, bugün itibariyle sağlıklı politikalar, yani çerçeveye baktığınız zaman politikalarımız sağlıklı, uygulandığı için bu fon akışı tersine çok hızlı dönüyor.
Ticaretin ulaştırmanın önemli bir girdisi olan mazot gibi, benzin gibi bu ana girdilerde fiyatlarındaki artışı bütçe üzerinden yöneterek sınırladık. Bu rekabet gücü açısından önemlidir. Bu enflasyon açısından önemlidir. Eğer biz Eşel mobil sistemini uygulamaya koymasaydık, yani en son veri itibariyle, örneğin mazotun litresi 103 lira olacaktı. Halbuki 86 lira.
"ENFLASYON BEKLENTİLERİNDE BİR MİKTAR YÜKSELME VAR"
Dünyada olup bitenlerden tabii Türkiye ekonomisi etkileniyor. Yani bağışık değiliz. Ama şokları yönetme tekrar söyleyeyim. Kapasitemiz hem güçlü hem tamponlarımız güçlü. Yani o anlamda da ciddi bir dayanıklılık var. Yani bazen piyasanın fiyatladığı, piyasanın değerlendirdiğinden daha iyiyiz. Yani bu çok net. Geçen sene de öyleydi. Bu sene de öyle olacak. Şimdi burada tabii etki kanalları küresel ekonomiyle Türkiye ekonomisi bu savaşın etki kanalları çok farklı değil. Bir tanesi tabii enflasyon üzerinden. Şu anda enflasyonun da beklentilerde bir miktar birkaç ay öncesine göre yıl sonu için, 12 ay sonrası için bir miktar bozulma görüyoruz. Biz yani enflasyon %20 'nin bir tık altında olabilir beklentisini güçlü bir şekilde koruyorduk ama bu gelen noktada önemli bir şok yaşandı ve bu şokun etkisi Tabii ki var şimdi Merkez Bankamız paylaşıyor piyasayla Örneğin Petrol fiyatlarındaki yüzde onluk bir artışın, %10 'luk bir artışın doğrudan enflasyonu etkisi işte 1.1 puan olarak ölçülüyor. Dolaylı etkiler de var. Bu şokun etkisiyle büyüme beklentilerinde bir miktar zayıflama var. Enflasyon beklentilerinde bir miktar yükselme var. Çari açık beklentilerinde ise ciddi bir yukarı yönlü revizyonlar var. Niye? Çünkü petrol, doğalgaz ve türevlerinin dışında bir de bölgeyle bizim ticaretimiz var.
"EN BÜYÜK ÖNCELİK HAYAT PAHALILIĞIYLA MÜCADELE"
Biz rakamlarımızı piyasanın yaptığı gibi revize etmeyiz. Kalkıp, hadi yeni bir OVP yayınlayalım gibi bir geleneğimiz de yok ihtiyaç da görmüyorum. Yılsonu enflasyon beklentisi hedef aralığımızın epey üstünde 25 bekleyen de var 28 bekleyen de var. Ateşkesin sağlanması halinde piyasadaki beklentilerin abartılı olduğunu düşünüyoruz.
Bizim için en büyük öncelik hayat pahalılığıyla mücadeledir. Bütçeden önemli bir gelirden vazgeçip Eşel mobil sistemini devreye alır mıydık bu olmasa. Dezenflasyonda kararlılığımız devam ediyor.
Bugünkü ateşkesle o sonuçların doğma ihtimali zayıf. Turizmde dayanıklıyız. O bölgenin turist akışı genellikle hazirandan sonra olacak.
Hürmüz üzerinden dışarıya bağlantı kesildiği için bölgedeki birçok ülkenin önemli tedarikçisi biz olacağız.
STOPAJDA İNDİRİM OLACAK MI?
Biz herkesten kazandıkları ölçüde vergi almaya devam edeceğiz. Çok kazanandan daha çok almak için çabalarımıza devam edeceğiz. Paradan para kazananlardan vergi almaya devam edeceğiz. O yüzden gündemimizde stopaj yok.
Zora düşen şirketlerimiz bugün defterdarlıklarımıza başvururlarsa her türlü kolaylığı sağlıyoruz.
'Taksit yapar mısınız’ ise bu soru bu zaten var. Vergi affı niteliğinde bir yapılandırma arayışıysa asla olmayacak.
