Bankadaki paranız tehlikede mi? Sefer Humar piyasadaki yönü anlattı
Ekonomist Sefer Humar, TGRT Haber’de katıldığı yayında piyasaların nabzını tutarak borsa, faizler ve son günlerin popüler başlığı "vatandaşlık maaşı" üzerine dikkat çeken analizler paylaştı. Humar'a göre, enflasyonist ortamda yatırımcı artık sadece kar etmeyi değil, elindeki paranın alım gücünü korumayı temel amaç haline getirmiş durumda.
Piyasadaki hareketliliği değerlendiren Humar, vatandaşın odağında sadece rakamların değil, günlük hayatı doğrudan etkileyen dolar, altın ve market fiyatlarının olduğunu belirtti. Borsadaki yükselişin arkasında yatan en önemli etkenin hisselerin hala hak ettiği değerin altında kalması olduğunu söyleyen Humar, birçok şirketin defter değerinin altında işlem gördüğünü ve bu ucuzluğun yatırımcıyı cezbettiğini ifade etti.
MEVDUAT FAİZLERİNDE SERT DÜŞÜŞ BEKLENMİYOR
Yatırımcıların mevduat veya para piyasası fonlarından yavaş yavaş borsaya yönelebileceğini öngören Sefer Humar, buna rağmen banka faizlerinde ciddi bir gerileme beklemediğini dile getirdi.
Merkez Bankası'nın faizleri sabit tutma kararı ve bankaların kendi içindeki küçük oranlı artışlarının, mevduat faizlerini belli bir seviyede tutmaya devam edeceğini vurguladı. Borsadaki yükselişi ise insanların enflasyona karşı bir "liman arayışı" olarak tanımladı.
Humar'ın açıklamaları şöyle:
"Borsadaki yükselişin bir kısmı ekonomik beklentilerden ziyade paranın aslında tamamen yön arayışından kaynaklanıyor. İnsanlar şunu düşünüyor: ‘Bankada duran param ya da cebimde olan param enflasyon karşısında değerini kaybetmesin. Mevduat faizinin üstünde bir tık daha fazla ben nereden tasarruf edebilirim ya da yatırımlarımı koruyabilirim?’ Bu nedenle bir alternatif arayışı diyebiliriz aslında"
SOSYAL DEVLET VE VATANDAŞLIK MAAŞI TARTIŞMASI
Gündemdeki vatandaşlık maaşı konusuna da değinen Humar, bu fikrin toplumdaki gelir adaletsizliğini doğru analiz eden bir yaklaşım olduğunu belirtti. Belirli bir gelir düzeyinin altındaki ailelerin sistem dışında bırakılmamasının sosyal devletin bir gereği olduğunu hatırlatan ekonomist, dünyadan örnekler vererek şu uyarıda bulundu:
"Devlet diyor ki: ‘Belirli bir gelir seviyesinin altında kalan aileleri tamamen sistem dışında bırakamam.’ Bu sosyal devlet açısından önemli bir yaklaşım.
Vatandaşlık maaşı kısa vadede nefes aldırabilir ama tek başına çözüm değildir. Kalıcı refah yardım dağıtmanın dışında, ekonomik ya da finansal piyasaların içine katarak üretimi artırarak oluşur diye düşünüyorum.
Üretmeden dağıtılan paranın bir süre sonra enflasyon olarak geri dönebileceğini, bu yüzden bu modelin mutlak üretim ekonomisiyle birlikte yürütülmesi gerektiğini düşünüyorum. Güçlü ekonomi evet, sosyal devlet çok kıymetli ama sadece yardım dağıtan değil, vatandaşını yardıma ihtiyaç bırakmayan ekonomi anlayışıyla beraber yürümek gerekiyor"
