Dünyanın yeni problemi talep ve imalat krizi!
Gelişen ülkelerde son 3 çeyrektir yaşanan kriz, gelişen ülkeleri de vurmaya başladı.
Dünyada bütün ülkelerin birbiriyle entegre olduğu ve özellikle "ekonomilerin ayrışamayacağı" bir defa daha ortaya çıkıyor. 2008 yılında ABD'de başlayan mortgage krizi, 2011 yılında Avrupa'da borç krizine dönüşmüştü. Şimdi Asya'ya sıçrayan kriz, bu sefer imalat sektöründen vurmaya başladı. Üstelik bu kriz dönüp dolaşıp yeniden ABD'yi etkisi altına aldı. Önceki gün dünyanın en büyük 2. ekonomisi Çin'de, imalat verileri durgunluk sınırı olan 50 seviyesine kadar gerilemişti. Dün de ABD verileri düşüşe geçerek, beklentilerin oldukça altında kaldı. Ülkede ISM imalat sanayi endeksi aralık ayında bulunduğu 56.5 seviyesinden, ocak ayında 51.3'e kadar geriledi. Bloomberg anketine katılan 85 ekonomistin tahmin ortalaması, 56 olarak gerçekleşmişti. Sanayi endeksi, 2013'ün tamamında ise 53.9 puan ortalamasında seyretmişti.Reel ekonomide yaşanan bu gelişmeler, temelde talep azlığından kaynaklanıyor. Dünya ekonomisinde daralan talebin çoğu, gelişmekte olan ülkelerden geliyordu. ABD Merkez Bankası'nın geçen yıl mayıs ayında "bol ve ucuz dolar döneminin biteceğini" açıklaması, gelişmekte olan ülkeleri vurdu. Rusya, Türkiye, Hindistan, Brezilya, G. Afrika, Endonezya, Meksika gibi ülkelerden yabancı fonlar çıkmaya başladı, faiz oranları yükseldi, ekonomi yavaşladı. İşte bu gelişmelerin sonucunda küresel talepte daralma yaşandı. ABD ve Çin'de işletmeler stoğa mal üretmemek için çarklarını yavaşlattı ve imalat verilerinde düşüşler kaçınılmaz hale geldi. Neticede "bol para bitecek" yaygarası ile gelişen ülkelerde son 3 çeyrektir yaşanan kriz, gelişen ülkeleri de vurmaya başladı. Bugün gelinen noktada son aylarda "toparlanıyor" denen ABD ekonomisinin de kırılganlığı ortaya çıktı.Asya'da borsalar çakıldı
ABD ve Çin'de açıklanan imalat verilerinin beklentilerin belirgin şekilde altında kalmasının ardından Asya başta olmak üzere dünya borsalarında sert düşüşler yaşandı. Japonya'da Nikkei endeksi yüzde 4 düşerek 14 bin puan sınırına dayandı. Böylece Nikkei, ekimden beri en düşük kapanışını gerçekleştirdi. Hong Kong borsasındaki düşüş yüzde 3, Güney Kore'de ise yüzde 2'ye yaklaşırken, aylardır düşük performans gösteren Çin borsasında kayıplar yüzde 1'i buldu. Ekonomik toparlanmanın beklendiği gibi hızlı olmayabileceğine yönelik endişeler, ABD borsalarına da satış getirdi. Dow Jones endeksi yüzde 2 oranında düşüşle 15.373 puana geriledi. Böylece 2012 yılı Aralık ayından beri ilk defa 200 günlük hareketli ortalamanın altında kapanış yaptı. Analistler, son 15 günde yaklaşık yüzde 7 oranında değer kaybeden Dow Jones endeksinin, 2012 yılının sonlarında başlayan yükseliş trendinin destek seviyesinin altına gerilediğini, dolayısıyla düzeltme seviyeleri olarak öne çıkan 14.500 - 15.000 bandının gündeme gelebileceğini tahmin ediyor. ABD'de tahvil faizleri de 2.57'ye kadar geri çekildi.
Ö.Faruk Bingöl/TÜRKİYE GAZETESİ
Talep azaldıkça emtialar düşecek
Dünyanın en büyük ham madde ithalatçılarından Çin, yılda 140 milyar dolar ham petrol, 17 milyar dolar taşkömürü, 13 milyar dolar bakır ithal ediyor. Ancak imalatın 6 ayın en düşük düzeyine gerilemesi ve ülke ekonomisindeki yavaşlama, Çin'in ithalatını da azaltacak. Bu beklenti ile birlikte bakır ve petrol başta olmak üzere birçok ham madde fiyatı baskı altında kalacak. Öte yandan Çin'de hükümetin, fazla kredileri kontrol etme ve büyümeyi soğutma çabalarına yeni tedbirleri de ekleyeceği belirtiliyor.
Gözler şimdi ABD istihdam verisinde
ABD'de imalatta yaşanan daralmanın etkileri, hem ekonomi yönetimi hem de merzez bankası (FED) tarafından dikkatle takip ediliyor. Gelişmelerin, özellikle istihdam piyasasına nasıl yansıyacağı izlenecek. Bu anlamda cuma günü açıklanacak ABD tarım dışı istihdam verileri önemli sinyaller verecek. Geçen ay 200 bin beklenirken 74 bin artan ABD istihdamının, bu ay 175 bin artması bekleniyor. Ancak inşaat ve sanayideki daralma ile mevsimsel etkilerin, yine kötü sürpriz yapabileceği ifade ediliyor.
Bizi Takip Edin
YORUMLAR
