Erciyes Zirvesi’nde; ‘İklim, su, gıda ve güvenlik’ tartışıldı: Tarım emeklilik planı değil geleceğimizin sigortası
Bu yıl ilki düzenlenen Erciyes Zirvesi’nde iklim krizi, su kaynakları ve gıda güvenliği masaya yatırıldı. Tarım Bakanı İbrahim Yumaklı, barajlarda doluluk oranının yüzde 81,5 ile rekor seviyeye ulaştığını açıklarken, Çevre Bakanı Murat Kurum “Artık söz değil, eylem zamanı” mesajı verdi.
- Zirvede, gıda ve su krizinin ulusal egemenlik ve enerji güvenliği meselesi haline geldiği vurgulandı.
- Katılımcılar, tarımın bir startup girişimi olarak görülmesi ve genç nesil için hayatta kalma stratejisi olması gerektiğini belirtti.
- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı, Türkiye'de verilen sözlerle sahadaki uygulama arasında mesafe olduğunu ve daha fazla eyleme ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
- Tarım ve Orman Bakanı, Türkiye'nin son 66 yılın en yüksek yağışına ulaştığını ve baraj doluluk oranının %81,5 ile rekor kırdığını açıkladı.
- Bakan, bu yılki yağışların ortalamanın %32,5 ve geçen yıla göre %75,7 üzerinde olduğunu belirterek, içme suyu bağlamında artık problem yaşanmayacağını düşündüğünü dile getirdi.
İklim krizinin tarım ve su kaynakları üzerindeki etkileri, gıda güvenliği politikaları ve sürdürülebilir kalkınma stratejileri Büyük Sanat Vakfının Erciyes Üniversitesi ev sahipliğinde bu yıl ilkini düzenlediği Erciyes Zirvesi’nde ele alındı. ‘İklim, Su, Gıda ve Güvenlik’ temasıyla yapılan zirvede; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan, AK Parti Kayseri Milletvekili ve TBMM Millî Savunma Komisyonu Başkanı Hulûsi Akar, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç ve Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun’un da aralarında olduğu 30’un üzerinde konuşmacı yer aldı.
Tarımda veri odaklı üretim modeli girdi kullanımını azaltıyor
AÇLIĞIN TASARRUFU OLMAZ
Zirvenin açılış oturumunu yöneten Hulûsi Akar, gıda ve su krizinin artık sadece bir çevre sorunu değil, ulusal egemenlik ve enerji güvenliği meselesi hâline geldiğinin altını çizdi. Akar “Gıda krizi doğrudan çatışma ve savaşlara yakıt olabilir. Şu anda dünyada 750 milyon kişinin aç olduğunu ve bunun küresel güvenliği petrol düzeyinde daha fazla tehdit ettiğini de unutmamak lazım. Enerji tasarrufu olabilir ama açlığın tasarrufu olmaz. Suyun artık diplomaside petrolden daha ağır, bir koz hâline geldiğini de görüyoruz” dedi. Bilinçli tarımın bir emeklilik planı değil, genç nesil için hayatta kalma ve var olma stratejisi hâline geldiğini belirten Akar “Bunu desteklenmesi gerekmektedir. Tarım çiftçilik olarak değil, bir startup girişim olarak görülmeli. Gelecek tarımda, çünkü enerji olmadan bir süre yaşayabiliriz ancak gıda olmadan yaşayamayız. Güçlü ordular sınırları korur, Mehmetçiğin yaptığı gibi. Güçlü çevre politikaları ise geleceği korur. Çünkü biliyoruz ki bugünün çevre yatırımı, yarın güvenlik sigortasıdır” diye konuştu.
196 bin metrekare alana kuruldu! Bakan Kurum herkesi davet etti: Görmeyen çok şey kaçırır
SÖZLERLE UYGULAMA FARKLI
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum da gıda meselesinin sadece bir ekip biçme meselesi olmadığını ifade ederek “Gıda; aile bütçesidir, çocukların beslenmesidir, çiftçinin emeğidir, pazarın fiyatıdır. Aslında toplumun huzurudur” dedi. Antalya 2035 hedefleri hakkında bilgi veren Bakan Kurum, COP31’i bugüne kadar verilen sözlerin uygulamaya, taahhütlerin projeye, projelerin de sahada sonuca dönüştüğü büyük bir iklim seferberliğine çevirmek istediklerini anlattı. Kurum, “Biz diyoruz ki, Türkiye olarak verilen sözlerle sahadaki uygulama arasında hâlâ çok büyük mesafe var. Dünyanın bugün ihtiyacı olan şey daha fazla vaat değil, söz değil; artık eylem, daha doğrusu uygulama. Bu yüzden COP31 yaklaşımımız net. Üç ilkesi var; diyalogla güven büyüteceğiz, uzlaşıyla yol açacağız, aksiyonla geleceği değiştireceğiz. Eğer paranın yönünü doğaya çevirmezsek, dünyanın yönü değişmez” ifadelerini kullandı.
BARAJLARDA DOLULUK %81,5
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ise; iklim, su, gıda ve güvenliğin birbirinden ayrılması mümkün olmayan problemler olduğunu belirterek, bu sene yağışların iyi gittiğini kaydetti. Bu noktada bazı rakamları ilk defa açıklayacağını dile getiren Bakan Yumaklı, şunları söyledi: "2026 yılında gerçekleşen yağışlar uzun yıllar ortalamasının yüzde 32,5 üzerinde. Geçen yılın ise yüzde 75,7 üzerinde. Geçen yıldaki yaşadığımız o anormal kuraklığın bu devasa farkını buradan görebiliyoruz. Ve son 66 yılın en yüksek yağışına ulaşmış durumdayız. Bütün barajlarımızın aktif doluluk oranı şu anda yüzde 81,5. Yani bu bir rekor. Hâlihazırda barajlarımızda 26 milyar metreküp daha fazla su depolamış durumdayız. Geçtiğimiz yıl kuraklık sebebiyle içme suyu rezervlerinde bazı şehirlerimiz sıkıntılar yaşadı. Ama hamdolsun bu sene toparlamaya başladılar. Büyük oranda da toparlandı. Ben artık Türkiye'deki illerimizin içme suyu bağlamında herhangi bir problem yaşayacaklarını düşünmüyorum."
