Gökyüzünde ‘altın koridor’ Türkiye
Rusya–Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki artan güvenlik riskleri küresel havacılık rotalarını yeniden şekillendirirken, Avrupa ile Asya arasındaki hava trafiğinde Türkiye’nin stratejik önemi giderek artıyor.
KAAN ZENGİNLİ / İSTANBUL - Özellikle Rusya hava sahasının Batılı havayollarına büyük ölçüde kapanması ve İran dâhil olmak üzere Körfez hava sahasında yaşanan güvenlik riskleri, uluslararası uçuşların önemli bölümünü alternatif güzergâhlara yönlendirdi. Bu süreçte Türkiye, Avrupa ile Asya arasındaki en kısa ve güvenli hava koridorlarından biri olarak öne çıktı.
Trump, İran'daki takvimi öne çekti! "Savaş büyük ölçüde bitti"
Avrupa’dan Uzak Doğu ve Güneydoğu Asya’ya yapılan çok sayıda uçuş artık Türkiye üzerinden planlanıyor. Japonya, Güney Kore ve Asya’nın diğer büyük merkezlerine yapılan seferlerde Rus hava sahasının kullanılamaması, uçuşların Kafkasya ve Anadolu hattına kaymasına sebep oldu. Havacılık sektöründe bu rota, Avrupa ile Asya arasında “altın koridor” olarak tanımlanıyor.
Uluslararası hava trafiğini koordine eden Eurocontrol verilerine göre Türkiye hava sahasından yılda yaklaşık 550 bin ila 600 bin arasında transit uçuş gerçekleşiyor. Bu rakam, Türkiye’yi Avrupa’nın en yoğun hava sahalarından biri hâline getirirken, ülkenin küresel havacılık ağındaki stratejik rolünü de güçlendiriyor.
Türkiye, kendi hava sahasını kullanan uçaklardan uluslararası havacılık kuralları çerçevesinde ‘üst geçiş ücreti’ alıyor. Uçakların ağırlığı, tipi ve Türkiye üzerinde kat ettiği mesafeye göre hesaplanan bu ücretler, ciddi rakamlara çıkabiliyor. Boeing 777 veya Airbus A350 gibi uzun menzilli geniş gövdeli uçakların geçişleri havacılık gelirlerini daha da artırıyor. Türkiye uçak tipine göre her geçişten 300 ila 2.000 avro geçiş ücreti alıyor. Geçen yıl transit geçiş ücretlerinden Türkiye 600 milyon avroluk bir gelir sağlamıştı. Bu rakamın bu yıl artması bekleniyor.
