İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan: Ulaşılabilir lüksün adresi olacağız
İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin (İHKİB), nisan ayında yapılan genel kurulunda seçilen yeni yönetim, sektöre rekabetçiliğini geri kazandıracak yol haritasını belirledi. İHKİB, fiyat odaklı rekabet yerine markalaşma ve ikiz dönüşümle katma değerli üretime odaklanacak.
- Hazır giyim sektörünün rekabetçilik sorunları nedeniyle üç yılda 4,4 milyar dolarlık ihracat kaybı yaşandığı ve ithalatın 4,5 milyar dolar seviyelerine ulaştığı belirtildi.
- Sektörün üç yılda yaklaşık 400 bin istihdam kaybettiği ifade edildi.
- Rekabet gücünün azalmasının temel nedeninin enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan “düşük kur-yüksek faiz” politikası olduğu savunuldu.
- Ocak 2022-Nisan 2026 döneminde dolar kurunun %230, ÜFE'nin %370 artarken, asgari ücretin işverene maliyetindeki artışın %567 olduğu belirtildi.
- Rakip ülkelerde asgari ücretli bir çalışanın maliyetinin 250-350 dolar civarında olduğu, Türkiye'de ise bu rakamın 1.500 dolara geldiği ifade edildi.
- İHKİB, istihdam ve asgari ücret desteklerinin artırılmasını, döviz dönüşüm desteğinin yükseltilmesini, ihracatçının uygun maliyetle finansmana erişimini ve tekstil yatırımlarının 6. bölge teşviklerinden yararlandırılmasını talep ediyor.
Önder Çelik / İstanbul - İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan, hazır giyim sektörünün katma değerli üretimi, istihdama katkısı ve ihracatı ile Türkiye ekonomisi için stratejik önem taşıdığının altını çizdi. Paşahan, “Rekabetçilikle ilgili sorunlar nedeniyle ihracatta üç yılda 4,4 milyar dolarlık kayıp yaşadık. İthalat 4,5 milyar dolar seviyelerine ulaştı. Üç yılda yaklaşık 400 bin istihdam kaybettik. Bütün bu kayıplara rağmen 2025’te 12 milyar dolar cari fazla verdik” dedi.
Paşahan, sektörün son üç yılda yaşadığı problemlerin temelinde enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan “düşük kur-yüksek faiz” politikasının yattığını savundu ve küresel rekabet yarışında sektörün hızını kesen tabloyu şöyle özetledi:
Hazır giyimde 250 bin kişiye iş, 5 milyar dolarlık ihracat hamlesi: Suriye sınırına yeni üretim üssü
“Türkiye’de Ocak 2022-Nisan 2026 döneminde dolar kuru yüzde 230, ÜFE yüzde 370 artarken, asgari ücretin işverene maliyetindeki artış yüzde 567 oldu. Asgari ücretli bir çalışanın 2022’de işverene maliyeti 600 dolarken, bugün 1.500 dolara geldi. Rakip ülkelerde bu maliyet 250-350 dolar civarında. Kapsamı çok geniş olmakla birlikte mevcut teşvik sistemiyle sorunları çözemiyoruz. Biz doğrudan desteklerle asgari ücret maliyetinin 800-850 dolar seviyelerine indirilmesini istiyoruz. Bu beklentimiz karşılanabilirse yeniden üç yıl önceki rekabet gücümüze erişebiliriz.”
“Türkiye artık ucuz üretim ülkesi değil. Biz oyunu fiyatla değil, değerle kazanacağız” diyen Paşahan, şunları söyledi:
“Ucuz işçilik üzerinden Asya ülkeleriyle rekabet edemeyiz. Öte yandan Avrupa’da üretim ve tedarik zinciri kökten dönüşüyor. Kullan-at devri kapanıyor. Döngüsel, sürdürülebilir, daha uzun ömürlü ve akıllı üretim dönemi başlıyor. Biz bu konuda avantajlıyız. Kullanılmış giysi ithalatında döngüselliği sunacak ve geri kabul edecek yetkinliğe sahibiz. Daha az adetli, daha nitelikli, daha uzun ömürlü ve yüksek fiyatlı ürünleri üreteceğimiz hızlı bir dönüşümün içine girdik. Özetle biz artık satın alınabilir lüksün, hızın ve kalitenin adresi olacağız.”
İHKİB’İN TALEBİ NELER?
- Hâlen 3.500 lira olan istihdam desteği 6 bin liraya, 1.270 lira olan asgari ücret desteği ise 2.500 liraya çıkarılmalı.
- Hazır giyim gibi cari fazla veren sektörlerde döviz dönüşüm desteği yüzde 3’ten yüzde 10’a yükseltilmeli.
- İhracatçının yüzde 15’in altında maliyetle finansmana erişebilmesini sağlayacak çözümler geliştirilmeli.
- Türkiye genelindeki tüm bölgelerde kurulu tekstil ve konfeksiyon yatırımları, 3 yıl boyunca 6. bölge teşviklerinden yararlandırılmalı; ekonomik darboğaz aşılana kadar mevcut kapasitelerin korunması sağlanmalı.
- Mevcut teşvik belgelerinin süresi 10 yıl uzatılmalı.
- Teşvik belgeli yatırımlarda, asgari ücretin yüzde 50 fazlasına kadar ücret verilen personelin SGK primleri tamamen teşvik kapsamına alınmalı. Emekli çalışan için ödenen SGK primi teşvikli yatırımlarda tamamen kaldırılmalı, diğer bölgelerde ise yüzde 50 indirilmeli.
