Katılım bankalarının diğer bankalardan farkı nedir?
Katılım bankalarının mevduat bankalarından en temel iki farkı; faiz karşılığında değil kâr-zarar ortaklığı ile para toplamak ve bunları kredi olarak değil reel bir işlem-somut bir varlık karşılığında finansman olarak piyasaya sunmalarıdır. Öte yandan katılım bankalarında risk müşteriler ile paylaşılırken, mevduat bankaları bütün riski kendileri alır. Katılım bankalarında “helal ticaret” kapsamında sektör seçimi de yapılır.
Türkiye’de “faizsiz bankacılık” gün geçtikçe gelişme gösterirken hem bireysel hem de kurumsal yatırımcıların daha fazla ilgi göstermesi sebebiyle katılım bankaları da faaliyetlerini oldukça geliştirmiş ve geleneksel bankaların olduğu her alanda yer almaya başlamışlardır.
Bugün piyasada “faiz hassasiyeti” taşıyan bütün işlemlere cevap veren katılım bankaları; topladıkları fonlar itibarıyla “kâr-zarar ortaklığı” ve kullandırdıkları finansmanda “ticaret” esasına göre çalışırlar. Mevduat bankalarında ise faizle para toplayıp, yine faizle bu parayı borç (kredi) olarak veren bir yapı esastır.
Bu anlamda her iki bankacılık modeli arasındaki 4 temel fark şöyle sıralanabilir:
Katılım hesabı açmak ücretli mi, nasıl açılır?
1-KÂR PAYI VE FAİZ
Bankaların kendi sermayeleri dışında en önemli kaynağı, piyasadan topladıkları paradır.
Katılım bankaları, bu paraları “katılma hesabı” olarak tanımlanan bir yapıda toplar. Bu fonlar piyasada reel işlemlerde kullanılarak, elde edilen kâra göre kâr pay dağıtılır. Dolayısıyla vade başında getiri belli değildir.
Mevduat bankaları ise “vadeli mevduat hesabı” ile piyasadan “belli bir faiz” karşılığında para toplar. Bu faiz, hesap açılırken bellidir ve vade sonuna kadar değişmez. Sabit ve kesin bir getiri sunar.
2- FİNANSMAN VE KREDİ
Bankalar, topladıkları para dağıtarak esas faaliyetlerini icra ederler. Bu anlamda, katılım bankalarının piyasaya sunduğu para “finansman” olarak tanımlanır. Bu para, talep eden müşterilere nakden verilmez. Müşterinin ihtiyacı olan mal/ürün ne ise, katılım bankası önce bunu satıcıdan peşin olarak kendisi alır. Ardından bu ürünü, müşterisine belli bir kâr ve vade ile satar. İşlemler somut bir karşılığa dayandığı için, reel piyasadaki herhangi bir alışveriş gibidir.
Mevduat bankalarının, para talep eden müşterilerine verdikleri para ise “kredi” olarak bilinir. Mevduat bankaları, kredi sisteminde belli bir faizle parayı borç olarak verir. Özellikle ihtiyaç kredilerinde paranın nerede kullanılacağı bilinmez.
Kira sertifikasında stopaj var mı?
3-RİSK PAYLAŞIMI
Katılım Bankalarında “katılma hesaplarına” para yatıranlar, aynı zamanda “kâr-zarar ortaklığı” sistemine de dahil olurlar. Böylece havuzda işletilen toplam fonların zarar yazması halinde, bu zarar, katılım hesabı sahiplerine de yansıtılır. Dolayısıyla katılım bankalarında risk, banka ve katılım hesabı sahipleri arasında paylaşılmıştır.
Mevduat bankaları ise bütün riski kendisi üstlenir. Bu bankalarda vadeli mevduat hesabına para yatıran müşteriler, vade sonunda hem ana paralarını hem de başta belli olan faiz gelirini alırlar. Banka zarar da etse, müşteriye bu ödemeyi yapmakla yükümlüdür.
Kira sertifikası faizden etkilenir mi?
4. TEMEL PRENSİPLER
Katılım Bankaları, “faizsiz bankacılık” modelinin yanı sıra “helal ticaret” prensiplerine de uyum sağlar. Bu anlamda katılım bankalarında denetim veya danışma komiteleri gibi yapılar bulunmaktadır. Bu yapılar, piyasada kullandırılan fonların hangi işlemlere yöneldiğini denetler. Örneğin alkollü içecek veya şans oyunları gibi “helal ticaret” kapsamı dışında kalan alanlara finansman sağlanmaz.
Mevduat bankaları ise sadece teknik detaylara bakar. Risk analizinin yapılması ve yasal mevzuatlara uygunluk sağlanmasının ardından, her sektöre doğrudan kredi temin edebilir.
