Merkez bankaları tahvilden çıkıyor!
Altınla birlikte gümüş fiyatları da yükselirken Mehmet Ali Yıldırımtürk, gümüşte ons fiyatının 113-115 dolar seviyelerine kadar yükselebileceğini belirterek “Ancak geri çekilmelerde 103 hatta 98 dolar seviyeleri de mümkün” değerlendirmesini yaptı.
- ABD ile Çin arasında süregelen ticaret savaşları ve tarife krizleri altın talebini hızlandırdı.
- Merkez bankaları, altın rezervlerini artırmaya başladı.
- ABD Başkanı Donald Trump'ın 'zayıf dolar' söylemi ve FED'in faiz politikaları dolara olan güvensizliğe yol açtı.
- Doların zayıflaması, faiz indirim beklentileri ve küresel ticarette artan korumacılık eğilimleri altın için cazip hale geldi.
- FED toplantısının vereceği mesajlar altın fiyatlarını etkileyecek.
- Altın fiyatlarında 5.300 dolar ve 6.000 dolar seviyeleri hedefleniyor.
CEMAL EMRE KURT - Küresel piyasalarda artan belirsizlikler, altını yeniden uluslararası sistemin merkezine taşıdı. ABD ile Çin arasında süregelen ticaret savaşları, Venezuela ve Grönland başlıklarıyla yeniden gündeme gelen tarife krizleri, Orta Doğu’da tırmanan jeopolitik riskler ve ABD’nin izlediği zayıf dolar politikası, altın talebini hızlandırdı.
Ons altının 5 bin dolar seviyesini yılın ilk ayında aşması, piyasalarda dengelerin değiştiğine işaret etti. Güvenli liman arayışı yalnızca bireysel yatırımcılarla sınırlı kalmazken, merkez bankaları da rezerv tercihlerinde altını öne çıkardı.
Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk “ABD 10 yıllık tahvillerinden çıkış hızlandı. Merkez bankaları bu kaynakları doğrudan altına yönlendiriyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın uzun süredir dile getirdiği ‘zayıf dolar’ söylemi piyasalar üzerindeki etkili oldu. FED’in faiz politikaları da dolara olan güveni zayıflattı. Dünya Altın Konseyi verilerine göre geçen yıl merkez bankalarının altın alımı yaklaşık 1.200 tona ulaştı” dedi.
Bakır yatırımı nasıl yapılır? İslam Memiş'ten kritik uyarı: Sosyal medyada köpürtüldü, piyasa puslu
Yıldırımtürk’e göre faiz indirim beklentileri, zayıf dolar algısı ve küresel ticarette artan korumacılık eğilimleri, altının cazibesini artırdı. Avrupa’ya yönelik yeni tarife tehditleri ve jeopolitik riskler, bu süreci daha da hızlandırdı.
Bu haftaki FED toplantısının da piyasalar açısından kritik olduğuna işaret eden Yıldırımtürk “Toplantı sonrası verilecek mesajlar belirleyici olacak. Powell’ın ileriye dönük faiz patikasına ilişkin açıklamaları, altın fiyatlarında yön tayin edecek. Ons altında 5 bin dolar seviyesinin beklenenden erken aşılması yeni fiyat revizyonlarını gündeme getirdi. Bu seviye yıl ortası veya yıl sonu için konuşuluyordu. Ancak gelişmeler süreci öne çekti. 5.300 dolar, ardından 6 bin dolar seviyeleri artık piyasalarda daha yüksek sesle dile getiriliyor. Kısa vadede teknik düzeltmeler olabilir. 4.900 dolar bandına geri çekilmeler yaşanabilir. Ancak bu düşüşler kalıcı bir trend değişimi anlamına gelmez. İç piyasada ise Merkez Bankasının 100 baz puan faiz indirimi, kur korumalı mevduatta sona gelinmesi ve dövizde sınırlı getiri nedeniyle yatırımcı güvenli liman arayışında gram altına yöneldi. Yıl sonuna doğru 8.500 TL seviyeleri, gelişmelere bağlı olarak 9.500, 10 bin TL bandı da gündeme gelebilir” diye konuştu.
Yıldırımtürk, küresel sistemde altının yeni bir para birimi olup olmadığına ilişkin yaptığı değerlendirmede “Bugün itibarıyla doların yerine altının fiilen ikame edildiğini söylemek mümkün” ifadelerini kullandı.
