Milyonlarca sürücüyü ilgilendiriyor! Kazada konum paylaşımı zorunlu mu değil mi? Sigortada tartışılan uygulamaya TSB’den net açıklama
Bazı sigorta şirketlerinin maddi hasarlı trafik kazalarında konum istemesini değerlendiren Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar “Konum paylaşılması zorunlu değildir ve paylaşılmaması tek başına hasar dosyasının reddedilmesine gerekçe oluşturmaz” dedi. Yaşar, bu yöntemin şirketlerin hasar incelemelerinde kullanabildiği yardımcı bir doğrulama yöntemi olduğunu belirtti.
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, sigorta şirketlerinin hasar değerlendirme süreçlerinde tamamen tek tip bir uygulama bulunmadığını belirterek önemli açıklamalar yaptı.
"MEVZUATTA ZORUNLU DEĞİL"
Yaşar, maddi hasarlı trafik kazalarında bazı sigorta şirketlerinin, kazaya karışan taraflardan olay yerindeyken WhatsApp üzerinden birbirlerine konum göndermelerini talep ettiği yönündeki yönteme de değindi. Yaşar "Maddi hasarlı trafik kazalarında tarafların WhatsApp üzerinden birbirlerine konum göndermesi, mevzuatta zorunlu tutulmuş bir uygulama değildir” dedi.
Yaşar, söz konusu yöntemin bazı sigorta şirketleri tarafından kazanın yeri ve oluş şeklinin doğrulanması amacıyla hasar inceleme süreçlerinde kullanılabildiğini belirtti.
“KONUM DOĞRULAMA YÖNTEMİDİR"
Yaşar şöyle konuştu:
Şirketlerin, dosyanın özelliklerine göre kazaya ilişkin ek bilgi istemesi mümkündür. Ancak konumun her hasar dosyasında zorunlu bir belge gibi aranması yerine, tutanak, olay yeri fotoğrafları, sabit konum bilgisi ve diğer dosya belgeleriyle birlikte değerlendirme yapılması uygun olacaktır. Konum paylaşılması zorunlu değildir ve paylaşılmaması tek başına hasar dosyasının reddedilmesine gerekçe oluşturmaz. Bununla birlikte, kazanın yeri veya gerçekleşme şekline ilişkin tereddüt bulunması halinde şirket, konum yerine başka bilgi ve belgelerle olayın doğrulanmasını talep edebilir. Nihai değerlendirme, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler birlikte incelenerek yapılmalıdır. Bu çerçevede konum paylaşımı, mevzuattan kaynaklanan zorunlu bir uygulama değil, şirketlerin hasar incelemelerinde kullanabildiği yardımcı bir doğrulama yöntemidir. Sigortalı, talebin reddedilmesi veya sürecin uzaması halinde şirketten yazılı ve gerekçeli bir açıklama talep ederek hukuki yollara başvurabilir.
Yaşar, sigortacılık mevzuatı, sigorta genel şartları ve Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) düzenlemelerinin hasar ihbarı, eksper atanması, belge temini, tazminat hesabı, sigortalının bilgilendirilmesi ve ödemenin gerçekleştirilmesi aşamalarında şirketlerin uyması gereken temel esasları belirlediğini hatırlattı.
Yaşar, son dönemde yapılan düzenlemelerle özellikle eksper atama süreçleri, ekspertiz raporlarının içeriği ve araç hasarlarının değerlendirilmesi alanlarında standardizasyonun güçlendirildiğine de dikkat çekti.
“ŞİRKETTEN ŞİRKETE DEĞİŞMEKTE”
Hasar ödemelerinin sigorta şirketlerinin maliyetlerinde önemli bir yer tutmasından dolayı şirketlerin operasyonel yapılanmaları ve iç işleyişlerinin birbirinden farklı olduğunu söyleyen Yaşar, şunları söyledi:
Şirketler, dosya segmentasyonu, iç onay mekanizmaları, anlaşmalı servis ağı, sahte hasar tespit sistemleri, uzaktan ekspertiz, görüntülü hasar tespiti, otomatik belge kontrolü ve yapay zeka destekli değerlendirme süreçlerini kendi risk politikaları, ürün yapıları ve teknolojik altyapıları doğrultusunda belirlemektedir. Dolayısıyla sektörde hukuki ve teknik açıdan ortak asgari standartlar bulunmakta. Ancak bu standartların şirket içindeki uygulama biçimi, kullanılan teknoloji ve karar süreçleri şirketten şirkete değişmektedir. Hasar süreçlerinde hız ve otomasyonun artırılması önem taşımakla birlikte alınan kararların açıklanabilir, denetlenebilir, izlenebilir ve gerektiğinde insan kontrolüne açık olması da sağlıklı bir hasar yönetiminin temel unsurları arasında yer almaktadır.
“KAZA YERİ TERK EDİLMEMELİ”
Yaşar, kaza sonrasında öncelikle can güvenliğinin sağlanması, gerekli hallerde sağlık ve kolluk birimlerine haber verilmesi ve zorunlu bir durum olmadıkça kaza yerinin terk edilmemesi gerektiğinin altını çizdi.
Yaşar, kaza tespit tutanağının doğru şekilde düzenlenmesi, olay yeri ve araçlara ilişkin fotoğrafların çekilmesi, ilgili bilgi ve belgelerin muhafaza edilmesi ve hasarın gecikmeden sigorta şirketine bildirilmesi de sürecin sağlıklı yürütülmesi bakımından önem taşıdığını dile getirdi.
Yaşar, “Sigortalıların yalnızca yükümlülüklerini değil, haklarını da bilmelerini önemsiyoruz. Vatandaşların poliçelerinde yer alan teminatları ve teminat dışında kalan halleri incelemeleri, hasar dosyalarının hangi aşamada olduğunu takip etmeleri ve tazminat süreci hakkında sigorta şirketlerinden bilgi talep etmeleri mümkün” dedi.
