Müjdat Gezen olayı milat olsun! 'Devletin üçlü kıskacı' sahneye inmeli
Sanat dünyasında çalışma koşulları ve sosyal güvence tartışmaları yeniden alevlendi. Özellikle Müjdat Gezen hakkında gündeme gelen “sigortasız işçi çalıştırma” ve “iş kazası” iddiaları, sektörde uzun süredir dile getirilen sorunları tekrar gündeme taşıdı.
Türkiye Gazetesi yazarı İsa Karakaş, sanat sektöründe birçok çalışanının sigortasız ya da eksik sigorta ile çalıştırıldığını, ödemelerin ise çoğu zaman kayıt dışı yapıldığını ifade etti. Bu durumun yeni olmadığını belirten Karakaş, Yeşilçam döneminden bu yana sanatçıların sosyal güvence konusunda ciddi mağduriyetler yaşadığına dikkat çekti.
Sektörde özellikle genç sanatçı adaylarının “stajyer” ya da “öğrenci” adı altında sigortasız çalıştırıldığı, ücretlerin ise çoğu zaman elden verilerek kayıt altına alınmadığı öne süren Karakaş, konuyu köşesine taşıdı. Bu durumun hem iş güvencesini hem de gelecekteki emeklilik haklarını olumsuz etkilediği vurgulayan uzman isim, "7 Ağustos 2019’da Türkiye gazetesinde kaleme aldığım “Cem Özer Olayı ve Sinan Çetin’e Kesilen Ağır Cezalar” yazısı da aynı gerçeğe dikkat çekmişti. Aradan geçen yıllara rağmen değişen pek bir şey yok" dedi.
Karakaş, yazısında şu ifadeleri kullandı:
"Müjdat Gezen iddiaları, sektördeki pervasızlığın ulaştığı boyutu bir kez daha gözler önüne seriyor. Gazetemiz ve sosyal medya hesaplarımıza genç sanatçılardan her gün feryatlar yağıyor. Ses sanatçısından dizi oyuncusuna binlerce emekçi, “üstat” bildikleri isimlerin elinde sosyal güvenceden yoksun, ayakta kalmaya çalışıyor. Sektördeki sömürü senaryosu hep aynı; sadece isimler değişiyor:
- Zarf usulü sömürü: Asgari ücret düzeyinde komik rakamlar elden ve kayıt dışı veriliyor.
- İz bırakmayan hukuksuzluk: Ödemeler banka yerine elden yapılarak delil oluşturulmuyor.
- Yalan beyan: “Stajyersin, öğrencisin, sigortan yok, ileride kendin ödersin” denilerek genç yetenekler kandırılıyor.
- Hak gasbı: Hizmet akdiyle çalışan sanatçının sigortası bir lütuf değil, yasal haktır. Bazı işverenler bunu “GSS’n kesilir, bursun biter”… gibi yalanlarla örtbas ediyor."
'ÜÇLÜ KISKAÇ' SAHNEYE İNMELİ
Devletin 'üçlü kıskacı'na dikkat çeken Karakaş, bunların acilen sahneye inmesi gerektiğini ifade etti. "Müjdat Gezen olayı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile SGK’nın bu sektörü yeterince denetlemediğinin açık kanıtıdır. Bu sessizlik artık son bulmalıdır" diyen Karakaş, SGK müfettişlerinin 85'inci madde kapsamında zaman aşımı süresi içinde sigortasız, eksik gün ve eksik ücret bildirilen geçmiş yıllarda çalışmış olanlar dâhil tüm sanatçıları tespit edip haklarını iade etmesi gerektiğini ifade etti.
Sanat dünyasında çalışma koşulları ve sosyal güvence tartışmaları yeniden alevlendi. Özellikle Müjdat Gezen hakkında gündeme gelen “sigortasız işçi çalıştırma” ve “iş kazası” iddiaları, sektörde uzun süredir dile getirilen sorunları tekrar gündeme taşıdı.
"Sahnede alkışlanan sanatçıların istikbali, patronların insafına terk edilemez" diyen Karakaş, "Sanatçıya gerçek saygı, süslü sözlerde değil, alın terinin tam karşılığındadır. Gerçek vefa, onu hastalığında, sakatlığında ve yaşlılığında kimseye muhtaç etmeyecek çelik gibi bir sosyal güvencedir" ifadelerini kullandı.
"Emeğin ve emeklinin Başmüfettişi olarak özellikle dünün emekçisi, bugünün patronu olmuş isimlere sesleniyorum" diyen uzman isim, yazısına şu sözlerle son verdi:
"Dün setlerde toz yutan sendin. Bugün en hassas olman gereken yerde sömürünün başrolündesin. Kameralar önünde adalet nutukları atmak, oynadığın en sahte roldür. Sanatın sahtesi alkışlanır ama kul hakkı telafisi mahşere kalmaz. Bu pervasızlık son perde olsun.
Müjdat Gezen olayı sanatta milat olsun.
Sanatçı emektarlarımız için müfettişler sahneye!"
