‘Stratejik tedarikçi’ rolüne hazırlanalım
MİA’nın analizi, Türkiye’nin teknoloji yarışında ‘her şeyi üretmek’ yerine ‘stratejik olanı yönetmek’ ilkesiyle hareket etmesini öneriyor. Rapora göre Türkiye, ileri düzey çip üretim tesisi gibi yüksek maliyetli ve riskli alanlar yerine daha güçlü olunabilecek alanlara odaklanmalı…
EMRAH ÖZCAN - Millî İstihbarat Akademisi (MİA), 21. yüzyılın ‘yeni petrolü’ olarak adlandırılan çipler ve bu çiplerin üretiminde kullanılan nadir toprak elementleri üzerine kapsamlı bir analiz yayımladı. Dr. Celal Erbay tarafından kaleme alınan rapor, ABD ve Çin arasındaki teknolojik hegemonya savaşının ortasında Türkiye’nin nasıl konumlanması gerektiğini çarpıcı verilerle ortaya koyuyor.
Altın herkesin dilinde ama... İslam Memiş bu yıl için bambaşka bir tablo çizdi! "Can yakabilir"
Rapora göre Türkiye, ileri düzey çip üretim tesisi gibi yüksek maliyetli ve riskli alanlar yerine daha güçlü olunabilecek alanlara odaklanmalı. Tasarım yetkinliğini geliştirme, paketleme-test altyapısını kurma ve nadir toprak elementlerinde (NTE) uzmanlaşma ile güvenilir bir tedarik ortak olma hedeflenmeli. Böyle bir konumlanma; daha düşük riskle daha yüksek değer üretmeyi sağlamakla birlikte Türkiye’nin bölgesel tedarik güvenliğinde rolünü güçlendirerek “başat aktör” olmasının yolunu açacak.
ZİNCİRİN VAZGEÇİLMEZ PARÇASI
Raporda, Türkiye’nin çip tasarım yetkinliğini geliştirmesi ve fikrî mülkiyet haklarına sahip özgün mimariler oluşturması stratejik bir zorunluluk olarak görülüyor. Eskiden ikincil görülen ancak günümüzde sistem performansını doğrudan belirleyen gelişmiş paketleme ve test aşamalarında altyapı kurulması, Türkiye’yi zincirin vazgeçilmez bir parçası hâline getirebilir.
Analiz, çiplerin sadece ekonomik bir değer değil, aynı zamanda bir ulusal güvenlik meselesi olduğunun altını çiziyor. MİA’nın analizi, Türkiye’nin teknoloji yarışında “her şeyi üretmek” yerine “stratejik olanı yönetmek” ilkesiyle hareket etmesini öneriyor. Bu vizyonun hayata geçmesi durumunda Türkiye, küresel yarı iletken değer zincirinde hem güvenli bir liman hem de vazgeçilmez bir teknoloji üssü olma potansiyeline sahip. Çip konusunun, ekonomik rekabet kadar ulusal güvenlikle de doğrudan ilgili olduğunun altının çizildiği raporda şu ifadelere yer verildi: ‘Nadir’ nitelemesi, elementlerin az bulunduğu anlamına gelmemektedir. Bu elementleri nadir yapan asıl güçlük, ekonomik olarak çıkarılabilir, cevherleşmelerin seyrekliği ve rafinaj süreçlerinin karmaşıklığıdır. Çip ekosistemi, belirli ülkelerde yoğunlaşmıştır.
Tasarımda, ABD öne çıkarken üretimde Tayvan ve Güney Kore kritik konumdadır. Üretim makineleri tarafında, Hollanda ve Japonya belirleyici rol oynamaktadır. Montaj ve paketleme tarafında ise Çin’in ağırlığı yüksektir. Bu tablo, verimlilik sağlasa da ülkeler arasında bağımlılıkları artırmaktadır. ABD, Çin’in ileri çip teknolojilerine erişimini sınırlamak amacıyla çeşitli ihracat kısıtlamaları ve stratejik yatırımlar hayata geçirmiş; Çin ise yerli üretim kapasitesini artırmaya yönelik devlet destekli programlar başlatmıştır. İki ülke arasındaki söz konusu teknolojik rekabet, günümüzün en görünür güç mücadelelerinden birine dönüşmüştür.
