Türk lirası mı, dolar mı? Savaş sonrası yeni hesaplar
Ekonomi yönetimi tarafından alınan tedbirler, martta kurlarda çok sınırlı artışı beraberinde getirdi. Geçen ay enflasyon da %1,94 ile beklenti altında kaldı ve olumlu sürpriz yaptı. Orta Doğu’da yaşanan şokun ardından “dolar mı, TL mi” soruları artarken; rakamlar, TL’nin 2026 sonuna kadar 9 aylık dönemde %27,25 gibi getiri sunduğunu ortaya koyuyor. Dolar tahminleri ise çok daha düşük marja işaret ederken, TL daha avantajlı görülüyor.
- Mart ayında enflasyon, %2,4'lük tahminin altında %1,94 olarak gerçekleşti.
- Merkez Bankası'nın piyasayı %37 yerine %40'la fonlaması ve rezervlerini etkili kullanması TL'nin direncini korudu.
- Akaryakıt fiyatlarındaki hızlı yükselişi önlemek amacıyla ÖTV'den feragat edilerek eşel mobil sistemi devreye alındı.
- Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile TCMB Başkanı Fatih Karahan, Orta Doğu'daki savaşın Türkiye ekonomisine etkilerini görüşmek üzere Londra'da yatırımcılarla bir araya geldi.
- Piyasalar, Merkez Bankası'nın 22 Nisan'daki toplantıda politika faizini %37'de sabit bırakmasını bekliyor.
- Analistler, yıl sonu dolar/TL tahminlerini korurken, TL'de kalmanın daha doğru bir strateji olacağı görüşü ağırlık kazanıyor.
TÜRKİYE GAZETESİ/Ekonomi Servisi- Orta Doğu’daki savaşta altıncı haftaya girilirken, ABD ve İran arasında karşılıklı restleşmelerin devam etmesi risk iştahını düşük tutuyor. Petrol fiyatlarında da hafta başında 110 dolara yakın görünüm sürerken, bir yandan ateşkes çabaları dikkatle takip ediliyor.
İç piyasalarda savaşın yansımalarının azaltılması için alınan tedbirler, mart ayında enflasyonun da beklenti altında kalmasını beraberinde getirmişti. Geçen ay TÜFE, %2,4 olan tahminlere karşılık %1,94 geldi.
Altın haftaya düşüşle başladı, uzman isimden kritik uyarı geldi!
ENFLASYON NEDEN DÜŞÜK GELDİ?
-Mart başından itibaren TCMB’nin piyasayı %37 olan politika faizi yerine %40’la fonlamaya başlaması, TL’nin gücünü korudu. Geçen ay dolar, TL karşısında sadece %1,3 civarında değer kazandı. Ve TL, savaşta en dirençli para birimleri arasında öne çıktı.
-TCMB bu dönemde “ülke dinamiklerinin dışında gelişen” ve bütün dünyayı etkileyen bir şok karşısında, rezervlerini etkili kullanarak iç piyasada dengeleri korumayı başardı. 27 Şubat haftasında 206 milyar dolar olan TCMB’nin toplam rezervleri 27 Mart haftasında 155,3 milyar dolara kadar gerilese de güçlü görünümünü korudu.
-Etkili bir tedbir de maliyeden geldi. ÖTV’den feragat edilerek “eşel mobil” sisteminin devreye alınması; akaryakıt fiyatlarında daha hızlı bir yükselişin önüne geçti.
Böylece enflasyonda, ilk endişeleri yansıtacak kadar ciddi yükseliş de önlenmiş oldu.
LONDRA TEMASLARI
Ekonomi yönetiminin bu dönemde dış temasları da dikkat çekti. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve TCMB Başkanı Fatih Karahan, 1-2 Nisan tarihlerinde Londra'da yatırımcılarla ve finans dünyasıyla bir araya geldi. İki gün süren toplantıların ana gündemi Orta Doğu'daki savaşın Türkiye ekonomisine etkileri oldu. Londra'daki toplantılarda yapılan sunumda, savaşın Türkiye'ye etkilerinin "yönetilebilir olduğu" vurgulandı.
Petrolde 'salı' sancısı! Pandemi sonrası bir ilk daha
FAİZ BEKLENTİLERİ
Piyasalar şimdi dikkatlerini nisan ayındaki faiz kararına çevirirken; Kuveyt Türk Yatırım Araştırma Direktörü Kutay Gözgör, mart ayı enflasyonunun olumlu bir sürpriz yaptığını belirterek, “Bu rahatlamanın temel nedenleri arasında enerji fiyatlarını dengeleyen eşel mobil sistemi ve Ramazan ayı sonrasında gıda fiyatlarında hızla yaşanan normalleşme yer alıyor. Çekirdek göstergelerde daha dengeli bir görünüm izlesek de hizmet enflasyonundaki katılık (aylık %2,39 artış) yakından takip edilmesi gereken bir risk unsuru olmaya devam ediyor” dedi.
“PAS” GEÇEBİLİR
Bu veriler ışığında Merkez Bankasının 22 Nisan'daki toplantıda “pas” geçmesini ve politika faizini %37'de sabit bırakmasını beklediklerini aktaran Gözgör, “TCMB, muhtemelen faiz koridoru aracılığıyla likidite yönetimini sürdürecek ve sıkı duruşunu koruyacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
DOLAR BEKLENTİLERİ
Merkez Bankasının mart ayını 45 milyar doların üzerinde döviz satışı ile kapattığını hatırlatan Vakıf Katılım Varlık Kiralama Yönetim Kurulu Üyesi Alper Tanyer “Savaş ile ilgili kaygılar derinleşmedikçe ve bireysel yatırımcılardan döviz talebi gelmedikçe, ‘carry trade’ akımının geri dönmesini bekliyoruz. USD/TL için yıl sonu 49 TL seviyesindeki tahminimizi korumaya devam ediyoruz” görüşünü paylaştı.
Akbank Ekonomik Araştırmalar tarafından yapılan değerlendirmede de mevcut şokların TCMB ve kamu bütçesi tarafından emildiği baz senaryoda; yıl sonunda dolar tahmininde 50,7 TL varsayımının korunduğu belirtilerek, 2026 için enflasyon beklentisi %28 olarak revize edildi.
DOLAR MI, TL Mİ?
Ekonomistler, Merkez Bankasının TL’yi desteklemek için elindeki araçları kullandığını ve kullanmayı sürdüreceğini belirtiyor. Ekonomistler, “Yıllık TÜFE bazında dezenflasyon sürüyor. Bu tablo korunduğu müddetçe de şartlar TL lehine” görüşünde birleşiyor.
Bugün itibarıyla yıl sonuna kadar yaklaşık 9 aylık dönemde net TL getirisi ise %27,25 seviyesinde gerçekleşiyor. Dolar beklentileri ise çok daha sınırlı bir marja işaret ederken; piyasalarda TL’de kalmaya devam etmenin “daha doğru bir strateji” olacağı görüşü ağırlık kazandı.
