Türkiye şokları atlattı! Bakan Şimşek açıkladı: Yastıkaltında 640 milyar $ var
İran savaşı ile birlikte vatandaşların altın ve döviz talebinin geçmişe oranla oldukça ‘mütevazı’ kaldığını belirten Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek “Yastıkaltındaki döviz miktarı 640 milyar dolar civarı tahmin ediliyor. Yani bu sistemde olsa tabii sistemin kırılganlığı çok daha az oluyordu” dedi
- Türkiye'nin Hürmüz Boğazı'nı kullanan tedarikçilere bağımlılığının az olması ve İran doğalgazının şu ana kadar etkilememesi Türkiye'yi avantajlı konuma getiriyor.
- Savaşın enflasyona etkisi, baz alınan petrol fiyatlarına göre yaklaşık 3 puan daha yüksek olabilirdi, ancak eşel mobil sistemi ile bu etki 1,1 puana kadar düşürülebilir.
- Bakan Şimşek, bölgedeki kargaşanın büyük ölçekli veri merkezlerini Türkiye'ye çekebileceğini ve yeşil dönüşümün makroekonomik istikrar için zorunlu olduğunu vurguladı.
- Turizmde, bölgeden gelen turistlerin Türkiye'yi tercih edeceği öngörüsüyle savaşın etkisinin sınırlı kalması veya hiç etkilenmemesi bekleniyor.
- Türkiye, boru hatlarıyla Basra Körfezi'ne alternatif olabilecek bir enerji arz güvenliği koridoru olarak öne çıkıyor.
ÖNDER ÇELİK - Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İran savaşının enerji piyasalarına etkisinin çok büyük olduğunu ancak Türkiye ekonomisinin bu süreçte dayanıklılığını ispatladığını söyledi. Uluslararası Ekonomi Zirvesi’nde konuşan Bakan Şimşek, özellikle tedarik zincirlerindeki kırılmaların orta vadeli problemleri beraberinde getireceğine dikkat çekerek “2023 ortasından bu yana uyguladığımız program Türkiye’nin makroekonomik temelini sağlamlaştırdı. Türkiye dayanıklılığını bu sene de ispatlayacak. Türkiye’nin Hürmüz Boğazı’nı kullanan tedarikçilere bağımlılığı yok denecek kadar az. İran doğalgazı da şu ana kadar etkilemedi” dedi. Şimşek, savaş uzarsa birçok ülkede enerji arz güvenliği sorunu yaşanacağını Türkiye’nin ise avantajlı olacağını dile getirdi.
Hürmüz Boğazı için 20 ülke devrede! Seyrüsefer özgürlüğü adına 'refakat' çözümü
DÖVİZE TALEP SINIRLI KALDI
Kırılganlığın yönetilebilir olduğunu vurgulayan Şimşek “Biz bu şoku en az zararla atlatabileceğiz. Bu savaşla birlikte risk iştahında bir düşüş oldu ve Türkiye’den bir miktar sermaye çıkışı oldu. Bir miktar da içeride firmalarımızdan, vatandaşlarımızdan sınırlı da olsa bir döviz talebi oldu. Ama yani şunu rahatlıkla söyleyebilirim. Rezerv yeterliği anlamında da biz oldukça rahat bir noktadayız. Burada en önemli hususlardan bir tanesi vatandaşlarımızın programa olan güveni. Vatandaşlarımızın döviz varlıklarına olan ilgisi geçmişte oldukça yüksek olurdu. Bu defa çok mütevazı. Altın fiyatları düştüğü için vatandaşlarımızın altın talebini yansıtıyor. Vatandaşlarımızın yastık altındaki döviz miktarı 640 milyar dolar civarı tahmin ediliyor. Yani bu sistemde olsa tabii sistemin kırılganlığı çok daha az oluyordu ama bizim vatandaşın altın ilgisi, tarihî bir ilgi” ifadelerini kullandı.
SAVAŞIN ENFLASYONA ETKİSİ 3 PUAN
Savaşın etkilerini değerlendiren Bakan Şimşek, yılbaşından bu yana ortalama petrol fiyatının yaklaşık 81 dolar olduğuna işaret ederek, şunları söyledi: Biz eğer 81 doları baz alırsak bizim Orta Vadeli Programa (OVP) göre enflasyon yaklaşık 3 puan daha yüksek seviyede olabilir. Biliyorsunuz bizim OVP’de petrol fiyat öngörümüz 65 dolar. Cari açığı biz yüzde 1,5’in altında öngörüyorduk. Şimdi yaklaşık belki 1 puan kadar yükselebilir. Büyümeyi biz yüzde 4 civarı öngörüyorduk. Şimdi belki yarım puan, bir puan daha düşük olabilir. Bütçe açığını biz yüzde 3,5 olarak öngörmüştük. Belki yarım puana kadar yani 40 baz puan kadar daha yüksek olabilir. Bütün bu etkiler yönetilebilir. Dolayısıyla programı rayından çıkarmaz. Enflasyon yüzde 65’lerden yüzde 30 civarına kadar düştü. Şimdi tabii ki Bizim öngörümüz yüzde 20’nin altıydı bu sene için. Savaşla birlikte piyasalar şimdi beklentilerini yüzde 25’e kadar çıkarmış durumdalar. Eğer biz eşelmobil sistemini devreye almasaydık ve petrol fiyatları ortalama 80 dolar olsa manşet enflasyon 3,6 puan daha yüksek olurdu. Hâlbuki eğer 80 dolarda kalırsa ortalama belki sadece 1,1 puan yükselmiş olacak. Biz bu ateşkesin devamı hâlinde dezenflasyonun kaldığı yerden güçlü bir şekilde devamı açısından biz ne gerekiyorsa yapacağız.
KARGAŞA, VERİ MERKEZLERİNİ TÜRKİYE’YE ÇEKEBİLİR
Savaşların Türkiye’nin jeopolitik önemini artırdığını vurgulayan Mehmet Şimşek, “Biz bu krizi heba etmeyeceğiz. Kapsamlı bir reform gündemimiz var. Son 20-25 yıla bakarsanız 350-400 milyar dolarlık altyapıya yatırım yaptık. Bizim için yeşil dönüşüm bir tercih değil, zorunluluk. Biz enerjide yüzde 70 civarında dışa bağımlıyız. Bakın bu sene dâhil son 20-25 yıl içerisinde Türkiye doğalgaz, petrol ithalatına 1,1 trilyon dolar ödemiş. Bu bizim dış borcumuzun iki katı, cari açığın 1,6 katı. Yeşil dönüşüm aslında makroekonomik istikrar için olmazsa olmazdır. Ve biz bunu hızlandırıyoruz. Depolamalı yenilenebilir enerjide Türkiye muhtemelen Avrupa’nın en büyüğü olacak. Yapay zekâ hazırlık endeksinde gelişmiş ülkelerle arayı kapatmak istiyoruz. Özellikle biliyorsunuz 5G’yi devreye aldık. Şimdi fiber kapasitemizi güçlü bir şekilde artırıyoruz. Büyük ölçekli veri merkezlerini Türkiye’ye çekmek için bir çaba içerisindeyiz. Ve nükleer enerjiye yatırımımızın da bir sebebi bu. Bölgedeki bu kargaşa bir ihtimal bu büyük ölçekli veri merkezlerinin Türkiye’ye yön çevirmesini sağlayabilir. Savaş öncesine bakarsanız daha çok enerjinin ucuz olduğu bölgelerde büyük ölçekli veri merkezleri var. Şimdi bir ihtimal Türkiye’ye de bu anlamda ciddi bir ilgi olur diye düşünüyoruz” değerlendirmesinde bulundu. Savaş sonrası fırsatlara işaret eden Şimşek, savunma sanayiye ilgi olduğunu, savaş sonrası Türk inşaat firmalarının yine burada rol alacağını vurguladı. Şimşek Türkiye’nin boru hatlarıyla Basra Körfezi’ne alternatif olabileceğini belirterek “Türkiye enerji arz güvenliğinde önemli bir koridor” dedi.
Dubai’den Türkiye’ye taşınıyorlar! Körfez’den kaçan şirketlerin adresi olduk
BÖLGEYE GİDEN TURİST TÜRKİYE’Yİ TERCİH EDER
Savaşın dış ticaret etkisinin sınırlı olmasını beklediklerini anlatan Bakan Mehmet Şimşek “Turizmde belirsizlik var. Bölgeden gelen turist sayısı yaklaşık 7 milyon. Bunun 3 milyonu İran’dan geliyor. Yaklaşık 8 milyar dolarlık bir turizm geliri söz konusu. Bizim öngörümüz bu bölgeye giden turistlerin muhtemelen Türkiye’yi tercih edeceğini o bölgeden turist sayısında bir azalma olsa dahi mesela Rusya’dan o bölgeye giden turistler muhtemelen Türkiye’yi tercih edeceklerdir. Onun için biz eğer ateşkes devam ederse turizmin belki çok az etkileneceğini veya hiç etkilenmeyeceğini düşünüyoruz” dedi.
