Beylikdüzü, Başakşehir, Ispartakule, Arnavutköy... Ne aldığınız kadar nerede aldığınız da önemli
İstanbul’da konut yatırımında artık en önemli kriterlerden biri de ‘lokasyon’ hâline geldi. Ulaşım projeleri ve kamu yatırımları, bölgelerin değerini hızla yukarı taşıyor. Başakşehir, Beylikdüzü ve Ispartakule gibi bölgeler öne çıkarken, gelişim aksında bulunanlar yatırımcısına yüksek kazanç vadediyor. Uzmanlar, yatırım kararında gelecek projeksiyonunun belirleyici olduğunu vurguluyor.
- Beylikdüzü, Başakşehir ve Ispartakule en fazla prim yapan bölgeler arasında öne çıkarken; Esenyurt, Arnavutköy, Küçükçekmece ve Gaziosmanpaşa gibi gelişim potansiyeli taşıyan bölgeler de yatırımcıların yakın takibine girmiş durumda.
- Yeni metro hatları, şehir hastaneleri ve büyük ölçekli projeler bu bölgelerdeki fiyat artışını destekleyen en önemli unsurlar arasında gösteriliyor.
- Yatırımcılar, yalnızca prim potansiyeline değil, aynı zamanda düzenli kira getirisi sunan bölgelere yöneliyor ve ulaşım akslarına yakın, nüfus yoğunluğu artan ilçelerde kira çarpanları yatırımcı lehine gelişiyor.
- Yatırımcıya 4 kritik ipucu olarak ulaşım projelerini takip etmek, bölgenin gelişim planlarını incelemek, kira getirisi-potansiyel dengesine bakmak ve kentsel dönüşüm alanlarını göz ardı etmemek belirtiliyor.
- İstanbul'da konut yatırımında lokasyon tercihini değiştiren en büyük gizli güç, “kendi kendine yeten alt merkezlerin” doğuşu oldu ve yatırımcılar artık “15 dakikalık şehir” kavramı doğrultusunda yaşam alanlarını tercih ediyor.
NECMİ ÇİÇEKÇİ- İstanbul’da konut yatırımında dengeler köklü şekilde değişiyor. Artık yatırımcıların odağında sadece yapı kalitesi değil, doğrudan lokasyonun sunduğu fırsatlar yer alıyor. Uzmanlara göre ulaşım projelerine yakınlık, kamu yatırımları ve bölgenin gelişim potansiyeli, konutun değer artışında belirleyici rol oynuyor.
Bu çerçevede Beylikdüzü, Başakşehir ve Ispartakule son yıllarda en fazla prim yapan bölgeler arasında öne çıkarken; Esenyurt, Arnavutköy, Küçükçekmece ve Gaziosmanpaşa gibi gelişim potansiyeli taşıyan bölgeler de yatırımcıların yakın takibine girmiş durumda.
Eski kiracı kıymete bindi! Kira artış hızı 5 yılın dibinde
Yeni metro hatları, şehir hastaneleri ve büyük ölçekli projeler bu bölgelerdeki fiyat artışını destekleyen en önemli unsurlar arasında gösteriliyor.
ULAŞIMA YAKINLIK TERCİH SEBEBİ
Son dönemde dikkati çeken bir diğer unsur ise kira getirisi ile değer artışı arasındaki dengenin yeniden şekillenmesi oldu.
Uzmanlar, yalnızca prim potansiyeline değil, aynı zamanda düzenli kira getirisi sunan bölgelere yönelimin arttığını belirtiyor. Özellikle ulaşım akslarına yakın ve nüfus yoğunluğu hızla artan ilçelerde kira çarpanlarının yatırımcı lehine geliştiği ifade ediliyor.
Gayrimenkul ile eğitimin entegrasyonu şart oldu
Bu durum, kısa vadeli nakit akışı arayan yatırımcılar için de yeni fırsatlar oluşturuyor. Gayrimenkul piyasasında “ne aldığınız değil, nerede aldığınız önemli” anlayışı giderek daha fazla kabul görürken, sadece merkezi lokasyonlar değil gelişmekte olan akslar da yatırım açısından öne çıkıyor. Uzmanlar, ulaşım ağlarının kesişim noktalarında bulunan ve kentsel dönüşüm potansiyeli taşıyan ilçelerin önümüzdeki dönemde de değer kazanmaya devam edeceğine dikkati çekiyor.
YATIRIMCIYA 4 KRİTİK İPUCU
- Ulaşım projelerini takip edin: Metro ve yeni yollar fiyatları doğrudan etkiler.
- Bölgenin gelişim planlarını inceleyin: Kamu yatırımları değer artışını hızlandırır.
- Kira getirisi-potansiyel dengesine bakın
- Kentsel dönüşüm alanlarını göz ardı etmeyin.
- Büyük inşaat şirketlerinin girdiği bölgeler, çarpan etkisiyle bütün çevrenin değerini yukarı çeker.
- Okul, hastane ve alışveriş akslarına yürüme mesafesindeki konutlar her zaman daha hızlı prim yapar.
5-10 YILLIK PROJEKSİYONA BAKARAK KARAR VERİLMELİ
Sektör temsilcileri konuyla ilgili yaptıkları açıklamalarda şu konulara değiniyorlar:
İstanbul’da konut yatırımında artık en kritik unsur lokasyon hâline geldi. Eskiden bina kalitesi ve proje özellikleri ön plandayken, bugün yatırımcılar daha çok bölgenin geleceğine odaklanıyor.
Özellikle ulaşım projeleri, metro hatları, hastane ve kamu yatırımları bir bölgenin kaderini tamamen değiştirebiliyor.
Bu nedenle Başakşehir, Beylikdüzü ve Arnavutköy gibi gelişim aksında yer alan bölgelerde ciddi bir değer artışı görüyoruz. Yatırımcıya tavsiyemiz; sadece bugünkü duruma değil, 5-10 yıl sonrasındaki projeksiyona bakarak karar vermeleri. Doğru lokasyonda yapılan yatırım, her zaman kazandırır.
MERKEZE GİTME MERKEZ SANA GELSİN
İstanbul’da lokasyon tercihini değiştiren en büyük gizli güç, “kendi kendine yeten alt merkezlerin” doğuşu oldu.
Eskiden Başakşehir veya Beylikdüzü’nde oturan biri iş, eğlence veya alışveriş için rotayı mecburen tarihî merkeze (Eminönü, Mecidiyeköy, Beşiktaş) çevirirdi.
Ancak bugün bu ilçeler; dev hastaneleri, tematik parkları, devasa alışveriş caddeleri ve kendi iş merkezleriyle “bağımsız birer şehir” hâline geldi.
Yatırımcı artık trafiğe girmek istemiyor. “15 dakikalık şehir” kavramı doğrultusunda; evinden çıktığında işine, okuluna ve sosyal alanına yürüyerek ya da kısa bir metro sürüşüyle ulaşabildiği yerleri tercih ediyor.
Bu durum, bu bölgelerin sadece “uyuma alanı” değil, “yaşam alanı” olmasını sağlıyor. Kiralık konut talebinin bu akslarda hiç düşmemesinin, boş daire kalmamasının temel sebebi de bu sosyolojik dönüşüm. Yani lokasyon seçerken sadece haritaya değil, o bölgenin içindeki “yaşam enerjisine” de bakmak gerekiyor.
