Gayrimenkul ile eğitimin entegrasyonu şart oldu
Gayrimenkul sektöründe profesyonelleşme ihtiyacı giderek daha görünür hâle geliyor. Dünyada eğitimle desteklenen bir meslek olarak öne çıkan gayrimenkul danışmanlığı, Türkiye’de hâlâ geleneksel yöntemlerle yürütülüyor. Uzmanlar, sektörün sürdürülebilir büyümesi ve yatırımcı güveninin artması için eğitim ile entegrasyonun şart olduğunu vurguluyor. Bu dönüşümün hem ekonomik hem de uluslararası yatırım açısından kritik bir rol oynayacağı ifade ediliyor.
- Avrupa ve ABD gibi ülkelerde lisans eğitimi, sertifikasyon ve mesleki standartlarla desteklenen profesyonel bir kariyer olan gayrimenkul, Türkiye'de hâlâ geleneksel yöntemlerle ilerlemekte ve bu durum hizmet kalitesini etkilemektedir.
- Sektör ile eğitim sistemi arasındaki bağın zayıf olması, mesleğe girişte standartların oluşmasını zorlaştırmakta ve farklı bilgi seviyelerinde hizmet sunulmasına neden olmaktadır.
- Profesyonelleşme, Türkiye'nin uluslararası yatırımcı nezdindeki algısı ve yabancı sermayenin ülkeye yönelmesi açısından kritik öneme sahiptir; kurumsal yapının güçlenmesi ve standartların yükselmesi bu süreci kolaylaştıracaktır.
- Veri analizi, dijital portföy yönetimi ve online satış platformlarının yaygınlaşmasıyla birlikte, gayrimenkul danışmanlık hizmetinin niteliği değişmekte ve teknolojiye uyum sağlayan profesyoneller sektörde belirleyici olacaktır.
- Sektörde 88 bine yakın yetki belgeli işletme ve yaklaşık 130 bin sigortalı çalışan olmasına rağmen, yıllık 3 milyonun üzerinde gayrimenkul el değiştirmesine rağmen ciddi bir kayıt dışılık problemi devam etmektedir.
NECMİ ÇİÇEKÇİ- Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olan gayrimenkulde, satış ve portföy yönetimi tarafındaki yapısal eksikler giderek daha fazla tartışılıyor. Avrupa ve ABD başta olmak üzere birçok ülkede bu alan; lisans eğitimi, sertifikasyon süreçleri ve mesleki standartlarla desteklenen profesyonel bir kariyer olarak öne çıkıyor.
Türkiye’de ise sektörün büyük bölümü hâlâ geleneksel yöntemlerle ilerliyor ve bu durum hem hizmet kalitesini hem de yatırımcı güvenini doğrudan etkiliyor. Uzmanlar, gayrimenkulün yalnızca bir ticaret alanı değil, aynı zamanda bilgi ve analiz gerektiren bir uzmanlık alanı olduğuna dikkati çekiyor.
KURUMSALLAŞMA EKSİK
Türkiye’de bazı üniversiteler ve eğitim kurumları tarafından verilen sertifika programları bulunsa da, sektör ile eğitim sistemi arasındaki bağın zayıf olduğu görülüyor. Bu durum, mesleğe girişte standartların oluşmasını zorlaştırırken, farklı bilgi seviyelerinde hizmet sunulmasına sebep oluyor.
Uzmanlara göre güçlü bir eğitim altyapısı olmadan sektörde sürdürülebilir büyüme sağlanması mümkün değil. Eğitim ile desteklenen bir yapı sayesinde hem alıcı hem de satıcı tarafında daha şeffaf ve güvenilir bir piyasa oluşabileceği vurgulanıyor.
YABANCI YATIRIM İÇİN KRİTİK BAŞLIK
Gayrimenkul sektöründe profesyonelleşme yalnızca iç piyasa açısından değil, Türkiye’nin uluslararası yatırımcı nezdindeki algısı açısından da büyük önem taşıyor.
Uzmanlar, kurumsal yapının güçlenmesi ve standartların yükselmesinin, yabancı sermayenin Türkiye’ye yönelmesini kolaylaştıracağını ifade ediyor. Doğru fiyatlama, şeffaf süreçler ve profesyonel danışmanlık hizmetleri sayesinde Türkiye’nin küresel gayrimenkul pazarında daha güçlü bir konuma ulaşabileceği belirtiliyor.
GELECEĞİN MESLEĞİ HALİNE GELEBİLİR
Sektör temsilcileri, gayrimenkulün teknoloji ile entegrasyonunun bu alanı geleceğin mesleklerinden biri hâline getirebileceğini vurguluyor.
Maliyetler hızla artıyor, henüz fiyatlara yansımadı! Kârlı konut yatırımı için 'son viraj'
Veri analizi, dijital portföy yönetimi ve online satış platformlarının yaygınlaşmasıyla birlikte, danışmanlık hizmetinin niteliği de değişiyor. Uzmanlara göre bu dönüşüme ayak uydurabilen, eğitimli ve teknolojiyi etkin kullanan profesyoneller önümüzdeki dönemde sektörde belirleyici olacak.
NELER YAPILABİLİR?
l Üniversitelerde gayrimenkul yönetimi ve satışına özel lisans programları açılmalı
l Meslek için zorunlu eğitim ve lisanslama sistemi getirilmeli
l Staj ve saha deneyimi zorunlu hâle getirilmeli
l Mevcut emlakçılar için sürekli eğitim programları oluşturulmalı
l Dijital platformlar ve veri kullanımı öğretilmeli
l Meslek odaları ve denetim mekanizmaları güçlendirilmeli
l Uluslararası sertifikasyon sistemleri entegre edilmeli
l Gençler için sektöre giriş teşvikleri sağlanmalı
l Etik kurallar ve standart sözleşmeler mecburi hâle getirilmeli
l Üniversite-sektör iş birlikleri artırılmalı
SEKTÖRE KAYIT DIŞILIK PROBLEMİ VAR
Gayrimenkul uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı konuyla ilgili yaptığı açıklamada “Şu an ülkemizde 88 bine yakın yetki belgeli emlak işletmesi var, yaklaşık 130 bine yakın da sigortalı çalışan bulunuyor. Aslında gayrisafi hasıla içinde önemli bir büyüklükten bahsediyoruz. Yıllık bazda 3 milyonun üzerinde gayrimenkul el değiştiriyor. Ancak bütün bu büyüklüğe rağmen sektörde ciddi bir kayıt dışılık problemi devam ediyor. Sektörde çok sayıda aracı var ama bunların önemli bir kısmını ayıklayabilmiş değiliz. Son dönemde devreye alınan EİDS (Elektronik İlan Doğrulama Sistemi) bir nebze çözüm sağladı ancak yeterli değil. Özellikle sosyal medya mecraları hâlen yoğun şekilde yetkisiz aracılık faaliyetlerine sahne oluyor” dedi.
ŞEFFAF BİR YAPIYA İHTİYAÇ VAR
Özelmacıklı yaptığı açıklamada şunları söyledi:
"Bugün geldiğimiz noktada, yurt dışındaki örneklerde olduğu gibi daha şeffaf bir yapıya ihtiyaç duyuyoruz. Bu şeffaflığı sağlamak için de hem eğitim hem de teknolojiyi daha etkin kullanmamız gerekiyor. Üniversitelerde gayrimenkul alanında bölümler var ancak bu bölümler çoğu zaman kontenjanlarını bile dolduramıyor. Bunun en önemli sebebi, sektörde üniversite mezuniyeti gibi bir zorunluluğun bulunmaması. Lisans düzeyinde sadece birkaç üniversitede bu bölümler mevcut ve henüz istenilen seviyede değil. Bu alanın mutlaka geliştirilmesi ve daha cazip hâle getirilmesi gerekiyor."
