28 Şubat ihaneti, TBMM tutanaklarına böyle yansıdı: En kalleş darbe
Ekonomiyi çökerten, mütedeyyin insanların hayatını çalan, hakla batılın savaşı olan 28 Şubat kalleşliğinin üstünden 29 yıl geçti.
28 Şubat 1997 süreci, Türkiye'nin "postmodern darbe" olarak anılan, 54. Hükûmet'in istifasına yol açan ve faillerinin müebbet hapis cezalarıyla yargılandığı karanlık bir dönemdi.
- 28 Şubat 1997 süreci, 54. Hükûmet'in istifasına neden olan ve "postmodern darbe" olarak nitelendirilen karanlık bir dönemdir.
- TBMM komisyonu tarafından incelenen süreçte, dönemin siyasetçileri olayı "kalleş darbe" ve "ABD'den dikte edilmiş kararlar" olarak tanımladı.
- Sürecin sorumluları, "hükümeti cebren devirmeye iştirak" suçundan müebbet hapis cezalarına çarptırıldı ve bu cezalar Yargıtay tarafından onandı.
- Emekli orgeneraller Çevik Bir ve Çetin Doğan da dahil olmak üzere 14 sanığın cezası kesinleşti.
- Başörtüsü gibi nedenlerle görevlerinden uzaklaştırılan kişiler, kariyer ve ideallerinden mahrum bırakılarak mağdur edildi.
28 Şubat 1997’deki MGK kararlarıyla başlayan ve 54. Hükûmet’in istifasına yol açan karanlık dönemin üzerinden 29 yıl geçti. TBMM’de 2012’de kurulan Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu, 28 Şubat sürecinde görev yapan, başbakan, bakanlar, siyasetçiler, askerler, medya kuruluşu temsilcileri ve mağdurlardan oluşan 105 kişiyi dinledi.
Tutanaktaki ifadelerin bazıları şöyle:
Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller: Bu belki ezber bozan bir darbedir ama darbedir. 28 Şubat tankla tüfekle yapılmadı, Meclis’in önüne gelmedi tanklar. Eğer gelseydi, hiç kuşkum yok ki siyasetçiler onu durdurmak için üstüne çıkardı ama öyle olmadı.
Dönemin siyasetçisi Hasan Celal Güzel: 28 Şubat, Türkiye’nin 50 senelik darbe döneminde karşılaştığı en kalleş darbedir. 28 Şubat ne tarafından baksanız elle tutulabilir bir hareket değildir, tamamen millet iradesine karşı bir darbedir.
Dönemin Kültür Bakanı İsmail Kahraman: 28 Şubat, netice alabilmiş olan darbelerden birisi oldu, hedefi ne idiyse o hedefe ulaştı, ne sipariş verilmişse o siparişi yerine getirdi.
Dönemin Adalet Bakanı Şevket Kazan: Perdenin arkasında Amerika Birleşik Devletleri’nin olduğunu hiçbir zaman unutmayalım. İşaretler oradan gelmektedir, talimatlar oradan gelmektedir. Bu ‘28 Şubat kararları’ diye basında yer alan 18 maddenin tamamı Amerika’dan dikte edilmiştir, Pentagon’dan dikte ettirilmiştir.
28 Şubat zihniyeti yeniden sahnede: Laiklik maskesi altında İslam’ı hedef aldılar
FAİLLER CEZASIZ KALMADI
Türkiye tarihine "postmodern darbe" olarak geçen karanlık dönemin sorumluları, yıllar süren hukuk mücadelesinin ardından "hükümeti cebren devirmeye iştirak" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, aralarında emekli orgeneraller Çevik Bir ve Çetin Doğan'ın da bulunduğu 14 sanığın müebbet hapis cezalarını onarken, yeniden yargılama sonucunda dosyaları ayrılan sanıkların "gizli ittifak" içerisindeki rolleri tescillenerek, "darbe girişimine yardım" suçundan mahkûm edilmeleriyle hukuki süreç tamamlandı.
İDEALLERİMİZ ELİMİZDEN ALINDI
28 Şubat sürecinde, başörtüsü taktığı için ihraç edilerek öğretmenlikten kopartılan Bilsem Akbaş (50), o süreçte yaşadıklarını unutamıyor. 2006'da sicil affından faydalanarak göreve başladığını anlatan Akbaş, "Fakülteyi dereceyle bitirdim ama derecelerimiz verilmedi. O sahneden atılan gençlerden biri de benim. Kalsaydım o ideallerle, beni olduğum gibi kabul edip o hâlimle çalıştırsalardı, bu ülkeye hizmet eden iyi bir profesör olabilirdim ama 28 Şubat ideallerimizi elimizden aldı" dedi.
