İletişim Başkanı Fahrettin Altun, kabulde yaptığı konuşmada, dünyada etkisi çok fazla hissedilen bir dönüşüm sürecinden geçildiğini belirterek, küresel ölçekte barış ve istikrar için yapıcı diyalog ve ortak çabaların çok kıymetli olduğunu ifade etti. Türkiye’nin tek taraflı bir dünya düzeni yerine uluslararası hukukun esas olduğu çok taraflılığı savunduğunu vurgulayan Altun, bu süreçte Çin’i her zaman en önemli paydaşlardan biri olarak değerlendirdiklerini söyledi. Altun, Türkiye ve Çin arasında siyasi, ekonomik, kültürel ve güvenlik alanlarında iş birliğinin artırılması noktasında devlet başkanları başta olmak üzere çok somut bir siyasi iradenin söz konusu olduğunu dile getirdi.

İki dost ülke arasındaki güçlü iş birliğinin medya, iletişim ve kamu diplomasisi alanına da yansımasını arzu ettiklerini belirten Altun, bu alanlarda karşılıklı birikimleri paylaşmanın ve somut projeler ortaya koymanın önemli olduğunu kaydetti. Hem Çin hem de Türkiye’nin dizi ve film sektörünün çok ciddi bir atılım gerçekleştirdiğini anlatan Altun, “Biz bu sektörümüzle gurur duyuyoruz. Özellikle de TRT’nin bu süreçteki katkılarını çok değerli görüyoruz. Buradaki üretimlerimizin Çin’de kendisine yer bulması daha yakın ilişkiler geliştirilmesi noktasında önemli bir kanal oluşturacaktır. Yine Çinli yatırımcıların Türk film ve dizi sektörüne yatırımlarından da memnuniyet duyacağız” diye konuştu.

Fahrettin Altun, konuşmasına şöyle devam etti:

“Diğer yandan özellikle uluslararası alanda Çin’e ve Türkiye’ye karşı yürütülen kara propagandaların da yine ortak bir meselemiz olduğunu düşünüyoruz. Bunlara karşı atılacak adımlar noktasında da iş birliklerimiz önemli olacaktır. Özellikle yürüteceğimiz ortak kamu diplomasisi faaliyetleri ve medya projeleriyle bu yersiz ve olumsuz propagandalarla mücadele edebiliriz. Hem dış gelişmeler hem de birbirimizle ilgili doğru haberlerin yapılabilmesi amacıyla medya temsilcilerimizin birbirleriyle sağlıklı ve nitelikli işlerde bir araya gelmeleri çok değerli. Bu noktada medya ve iletişim alanında bu karşılıklı ziyaretlerin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu hususta çeşitli değişim programları gerçekleştirilebilir. Özellikle medya mensuplarının karşılıklı ziyaretlerini bir takvime bağlayabilir ve düzenli bir hale getirebiliriz. Her iki ülkede basın ve enformasyon alanlarında mesleki bağlar kurmak için periyodik seminer ve çalıştaylar organize edebiliriz.”
Altun, İletişim Başkanlığı ile Çin Devlet Konseyi Enformasyon Ofisi arasında imzalanması gündemde olan Basın ve Enformasyon Alanlarında İş Birliği ve Değişime İlişkin Protokol sürecinin hızlandırılması talebini de iletti. TRT heyetinin geçen Nisan ayında Çin’e gerçekleştirdiği çalışma ziyaretinde önemli iş birliği imkanlarının ele alındığını hatırlatan Altun, Çin Medya Grubu ile TRT arasında ortak yapım anlaşmasına ilişkin sürecin başlatılmasını son derece olumlu gördüklerini ifade etti.

Bu işbirliği protokollerine “karşılıklı kazanç” felsefesi etrafında yaklaştıklarını vurgulayan Altun, “Yeni dönemde Türkiye ve Çin’in yeni iş birliği felsefesine uygun
şekilde medya ve iletişim alanında da çok yakın bir koordinasyon halinde çalışması gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü her iki ülkede de siyasi irade bunu emrediyor” dedi.

Çin Ulusal Radyo ve Televizyon Dairesi Bakan Yardımcısı Gao Jianmin ise şunları kaydetti:

“Çin Devlet Başkanı Sayın Şi Cinping ve Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan iki ülke arasında daha fazla iş birliği ve iletişimin kurulması yönünde net bir irade ortaya koydu. Türkiye ve Çin derin karşılıklı anlayış konusunda dünyanın önde gelen ülkelerindendir. Ülkelerimiz arasındaki dostluğun daha da derinleştirilmesinin yanı sıra daha etkin iletişim ve iş birliği mekanizmalarının kurulması için somut adımlar atmaya hazırız. Son dönemde Türk yapımı birçok dizi ve filmin Çin’de gösterime girdi ve Çin halkı arasında çok güzel yankılar buldu. Sadece 2018 yılında bile 8 tane Türk dizisi Çin’de gösterildi. Siz samimi bir şekilde bizi kabul ederek Çin ile Türkiye arasında medya ve iletişim alanında daha fazla iş birliği yapılmasına ne kadar önem verdiğinizi bizzat gösterdiniz. İnanıyoruz ki bu alandaki iş birliğimiz hem daha da derinleştirilecektir hem de daha yeni fırsatları gündeme getirecektir. Aramızda çok daha güzel iş birliklerinin gerçekleştirileceğine inancımız tam.”