EBRU KARATOSUN
ANKARA

Yakın tarihin "kara lekesi" olan 28 Şubat 1997 "postmodern darbe"sinin yarın 24’üncü yılı. Aradan geçen 24 yılda 21 darbeci müebbet hapse çarptırılırken, utancın sivil ayağına yönelik yürütülen soruşturma rafta kaldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan suç duyuruları üzerine ilk soruşturma 2011'de başlatılmış, farklı başsavcılıklara gelen pek çok şikâyet üzerine dosyalar, Ankara'dakiyle birleştirilmişti.

DÖNEMİN SİYASİLERİ ANLATTI
Savcılık, REFAH-YOL Hükûmetinin Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller, dönemin İçişleri Bakanı Meral Akşener, eski bakanlardan Hasan Celal Güzel, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi eski Başkanı Bülent Orakoğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanlığında askerliğini yaparken bazı gizli belgeleri sızdırdığı gerekçesiyle hakkında açılan davadan beraat eden Kadir Sarmusak ile YAŞ kararıyla TSK’dan uzaklaştırılanların da aralarında bulunduğu çok sayıda kişinin mağdur veya tanık sıfatıyla ifadesine başvurdu. Dönemin Adalet Bakanı Şevket Kazan "Refah Gerçeği" kitabını soruşturmaya delil olarak sundu.

İLK DAVA 2013'TE
Darbenin askerî ayağına yönelik iddianameyi şu an FETÖ’den tutuklu bulunan savcı Mustafa Bilgili hazırladı. Bilgili’nin 15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ’yle bağlantısı ile kripto haberleşme programı ByLock’u kullandığı belirlendi. Bilgili, 22 Mayıs 2013'te, 103 kişiye "Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti'ni cebren düşürmeye, devirmeye iştirak etmek" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis talebiyle Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açtı.

DAVA 5,5 YIL SÜRDÜ
Davanın ilk duruşması 2 Eylül 2013'te görüldü. 2 hâkim, 28 Şubat 1997 tarihli MGK tutanağı ve kararlarını inceledi. Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada bugüne kadar 3 heyet ve savcı değişti. Dava yaklaşık 5,5 yıl sürdü.

TUTUKSUZ "MÜEBBET"
Davada karar 21 yıl sonra 16 Nisan 2018’de çıktı. Aralarında dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı, dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir, emekli Orgeneral Çetin Doğan ve Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) Eski Başkanı Halil Kemal Gürüz’ün de bulunduğu 21 sanık, müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Sanıkların duruşmalardaki iyi hâlleri göz önünde alınarak ağır müebbet cezaları, müebbete çevrilmişti. 21 sanık hakkında, yaş ve sağlık gerekçesiyle tutuklama kararı çıkmamıştı. Dönemin Özel Kuvvetler Komutanı ve MHP Eski Milletvekili Engin Alan'ın da aralarında bulunduğu 68 kişinin beraatine karar verildi. 103 sanıkla başlayan dava görülürken, sanıklar Teoman Koman, Eser Şahan, Salih Eryiğit ve Tevfik Özkılıç'ın davaları, vefat edince düşürüldü. Mahkeme, 21 sanıktan 19 asker hakkında 3 aydan fazla hapis aldıkları gerekçesiyle TSK ile ilişiklerinin kesilip rütbelerinin sökülmesine karar verdi.

DOSYA YARGITAY'DA
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi, 103 sanığın 28 Şubat davasına ilişkin istinaf incelemesini, 23 Haziran 2020’de tamamladı. 18 sanığa verilen müebbet hapis cezaları hukuka uygun bulundu. Dosyanın temyiz edildiği Yargıtay 16. Ceza Dairesi, önümüzdeki günlerde davayı inceleyecek. Yurt dışına çıkma yasağı olan 18 sanık, ayda 1 defa karakola gidip imza veriyor.

İHLAS’A KUMPAS DA ANLATILMIŞTI
Mahkemenin açıkladığı 3.833 sayfalık gerekçeli kararda, cuntacıların, İhlas Holding’e kurduğu kumpas da yer almıştı. İhlas’ı, 'Engellenmesi gereken şirketler' listesinin başına koyan darbecilerin "TGRT gibi görsel ve işitsel basının çok yakından takip edilmesi, tekzip, yalanlama, yargıya başvurma gibi önlemlerin alınması gerektiği" talimatı verdikleri belirlenmişti. Sanıkların, İhlas Holding, TGRT ve Türkiye gazetesinin de bulunduğu pek çok kurumu, kamuoyuna olumsuz yansıtmayı amaçladıkları aktarılmıştı.

28 ŞUBAT DAVASI BÇG İLE SINIRLI VE EKSİK KALDI
15 Temmuz'unki kadar ayağı var

28 Şubat davasının müşteki avukatlarından Cüneyt Toraman: Aslında bu, Batı Çalışma Grubu (BÇG) davası. 15 Temmuz darbe girişiminin ne kadar ayağı varsa, 28 Şubat darbesinin de o kadar ayağı var. Üzerine gidilmedi. Biz ısrarla darbenin diğer ayaklarının da beraber görülmesini istedik. 24 milyon mağduru var. Bu kadar geniş kapsamlı dava, dünyanın hiçbir yerinde olmadı. Soruşturma çok uzadı. Bütün failler belli, büyük çoğunluğu kamuoyu önünde övüne övüne itiraf etti. Yargıtay onadığında cezaların infazına geçilecek. Soruşturma sürecinin bir an önce davaya dönüşmesini istiyoruz.

Hoca cübbesi giyen meşruiyete kastetti
Türkiye Adalet Araştırmaları Merkezi (TÜRKAD) Başkanı Avukat Mehmet Sarı: Darbeleri eli silah tutan askerler yapar. Fakat 28 Şubat’ın sivil ayağı da var. Hoca, hâkim cübbesi giyen, sivil örgütlenme gibi gözüken ilegal yapılar da var. Bunların hepsi, seçilmiş meşru hükûmeti alaşağı etmeye çalışıyordu. 28 Şubat diye açılan dava, sadece Batı Çalışma Grubu’na karşı açılan bir davaydı. Verilen kararlar, ancak şeklî anlamda bir sonuç doğurdu. Ceza adaleti, toplumsal vicdanın tatmini en önemli unsurlardan biridir. Yargılama, yetersiz oldu. Toplumun vicdanını tatmin etmedi. 28 Şubat yargılaması eksik kaldı.