Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki çeşitli sorunların görüşülmesi için, AB'den iki önemli isim geçtiğimiz gün Türkiye'ye geldi.

AB Konseyi Başkanı Charles Michel ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Beştepe'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşme gerçekleştirdi.

Yaklaşık 1 saat süren bu toplantıya ise "koltuk krizi" damga vurdu.

Türkiye'yi her fırsatta suçlamaya meyilli uluslararası basın, bu durumu fırsata çevirmek istedi. Amerika ve Avrupa basını, "Von der Leyen küçümsendi, kanepeye sürüldü" gibi ifadeler kullanarak, Ankara'yı suçlu göstermeye çalıştı.

LEYEN VE MICHEL ARASINDAKİ REKABET KRİZİN ÇIKMASINA NEDEN OLDU

İşin aslı ise sonra ortaya çıktı. Middle East Eye'dan (MEE) Ragıp Soylu'ya konuşan Türk yetkili, yaşananların perde arkasını anlattı.

AB protokolüne göre Leyen ve Michel aynı düzeyde yetkililer. Ancak aralarındaki çekişme, rekabet Beştepe'de krize dönüşmesine neden oldu.

MEE'ye konuşan Türk yetkili, sorumluluğun kendilerinde olmadığını ve bu krizin tamamen AB delegasyonunun hatası olduğunu söyledi:

"Michel'in ekibi ziyaret öncesinde Türkiye'ye geldi. Oturma düzeni konusunda protokolle anlaşıldı. Fakat görüşmede von der Leyen'in ekibinden kimse yoktu. Olay krize dönünce yeni bir oturma düzeni teklif edildi. AB delegasyonuna, 'öğle yemeğinde Michel ve von der Leyen, Erdoğan'ın tam karşısına eşit uzaklıkta otursun' denildi. Ancak Michel'in ekibi bunu da reddetti. Erdoğan'ın karşısına Michel oturdu. Michel'in ekibi sadece, Leyen'e aynı yükseklik ve tipte sandalye verilmesini kabul etti."

Türk yetkilinin açıklamasına AB yetkilileri cevap vermedi.

ÇAVUŞOĞLU: AB'NİN İSTEDİĞİ DÜZEN UYGULANDI! NOKTA

Konu ile alakalı açıklama yapan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Dar kapsamlı ve heyetler arası görüşmelerde her iki tarafta düşüncelerini ifade ettiler. Son derece verimli bir görüşme oldu. Protokol konusuna gelecek olursak... Çok haksız ithamlar var. Türkiye köklü bir devlettir. Türkiye ilk defa misafir ağırlamıyor. Türkiye'de yapılan görüşmelerde, hem uluslararası protokol hem de Türk misafirperverliğinin getirdiği usuller uygulanır. Protokol birimlerimiz önceden bir araya geldi. Görüşmede uygulanan protokolde de AB tarafının talepleri ve telkinleri karşılanmıştır. Nokta. Biz AB'nin kendi içindeki uygulamasına karışmayız. Bunu da Türkiye'ye yönelik bu ithamlar olmasaydı bu kadar net açıklamayacaktık" dedi.

AB YETKİLİSİNDEN "SORUN YOK" AÇIKLAMASI

Aslında dün Politico'ya konuşan Michel'in ekibi, "Her şey protokole uygundu" dedi. Başka bir AB yetkilisi ise, "Protokol neyse o yapıldı" demişti. 

Ancak bu konu üzerinden Türkiye'yi vurmak isteyen yabancı medya, yayınlarında gerçeği yansıtmak yerine Ankara'nın kastı varmış gibi haberler yaptı.

MICHEL TÜRKİYE'Yİ SUÇLADI

AB Konseyi Başkanı Charles Michel ise, kendisine gelen eleştirileri bertaraf etmek için Türkiye'yi karaladı ve Türkiye'nin tüm süreci detaylı olarak açıklamasını görmedi.

Türk yetkililerin Türk yetkililerin protokol kurallarını katı şekilde uyguladıklarını, Avrupa Komisyonu Başkanı'na farklı ve daha az önem verilir şekilde davranıldığını iddia eden Michel, şu ifadeleri kullandı:

"Bazı görüntüler benim duruma duyarsız kaldığım izlenimi oluşturdu. Bunlar gerçeği yansıtmamaktadır. Saygı ilkeleri benim için esas önemdedir.

Ursula ve ben bu durumun daha kötü bir olaya dönüşmesini istemedik ve ev sahibimizle siyasi görüşmemizin esasına önem verilmesini arzu ettik. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığımız görüşmede de İstanbul Sözleşmesi, kadın ve çocuk hakları, temel değerlerimiz, hukukun üstünlüğü ve ifade özgürlüğünden bahsettik...

İki nedenle üzgünüm. Birincisi, Ursula'ya yönelik protokol tuhaflığına duyarsız kaldığım izlenimi ortaya çıktığı için üzüntü duyuyorum… İkincisi ise Avrupa Birliği için verimli olacak Ankara'daki önemli ve faydalı jeopolitik çalışmamızın gölgelenmiş olmasından dolayı üzgünüm. Umarım Avrupa bu çalışmanın semeresini görecek."