Ebru Karatosun | ANKARA

İklim değişikliğiyle ilgili hazırladığı hukuki ve cezai sorumluluğa ilişkin rapor, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde (AKPM) kabul edilen TBMM Sanayi ve Ticaret Komisyonu Başkanı Ziya Altunyaldız, yeni dönemde atılacak adımları gazetemize değerlendirdi. Altunyaldız, özetle şunları söyledi:

İNSAN HAKLARIYLA DOĞRUDAN İLİŞKİLİ
Son dönemde iklim değişikliğinin ortaya çıkardığı felaketleri yaşıyoruz. İklim değişikliğini yönetirsek, dünyayı öngörülen sıkıntılardan korumanın yanında, sürdürülebilir bir hayatı da garanti etmiş oluruz. Özellikle iklim değişikliği, insan haklarıyla ve hayat hakkıyla doğrudan ilişkilendiriliyor. Sürdürülebilir ve sağlıklı çevrede yaşama hakkı, insan hakları sözleşmesinin bir uzantısı gibi algılanmalıdır. Hem cezai hem de hukuki sonuçlarına ilişkin konvansiyonların yeniden çalışılması, revize edilmesi, yenilenmesi ve bunun imzaya açılması, gerekli onayların alınması gerektiğini ifade ettik. Ülkelerin, önümüzdeki dönemde ceza, iklim ve çevre kanunlarını yeniden düzenlemesi gerekiyor.
Yeni kalkınma modelinin yeşil kalkınma devriminin önemli bir aktörü ve yöneticisi olmak durumundayız. Şu an iklim değişikliğine ilişkin bir süreç varsa bu süreçte yerimizi almamız, kendimizi doğru pozisyonlamamız, küresel fonları ve yatırımcıları Türkiye’ye yönlendirmemiz lazım.

ZARAR GÖREN DAVA AÇABİLİR
Ülkemizin yeşil devrimde önemli bir aktör olacağını pozisyonladığımız zaman, iklim kanununda bu alanda önemli düzenlemeler olmasını bekliyoruz. Endüstriler ve bakanlıklar başta olmak üzere kimin neyin ne kadar yapması gerektiğine dair hususlar düzenlenmelidir. Bizim raporumuzda çok net bir ifade var; ‘kirleten öder’ diye. Dolayısıyla evet, kim kirletiyorsa, kim zarar veriyorsa bunun bedeli neyse öder.

Raporda, ‘çevre suçu’ diye bir suç öngörüyor. Eğer, ‘Çevre suçuna ilişkin bir fiil varsa sorumlu mutlaka bu fiili işleyen kişidir’ diyor. Hem küresel anlamda hem ülke bazında izleme ve takip sistemlerinin kurulmasını da öneriyoruz. Ülkelerin gerekli düzenlemeleri yapması durumunda çevre kirliliğinden zarar gören bir vatandaş hayat hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle dava açabilecek. Şu anda bile yerel mevzuatların eksik olduğu bir düzende bile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne dayanarak farklı ülkelerde davalar açılmaya başlandı. Vatandaş, sorumlu kimse kamu idareleri veya bakanlıklardan tazminat isteyebilecek ya da zararın giderilmesini talep edebilecek. İklim kanunu ve bir de stratejik eylem planıyla ilgili çalışmalar yapacağız.”

KOMİTE ÇALIŞMALARINA BAŞLADI
TBMM Sanayi ve Ticaret Komisyonu Başkanı Ziya Altunyaldız, raporun ardından Avrupa Konseyi bünyesinde bir komite oluşturulduğunu söyledi. Komitenin çalışmalarına başladığını aktaran Altunyaldız, “Komite, çevrenin tahribatıyla ilgili ülkelerin yapacağı düzenlemelerde ortak bir anlayış geliştirme, düzenleme yapma ve muhtemel ceza öngörülerini ortaya koymaya dair konvansiyon çıkaracak. Bu konvansiyon oluştuktan sonra üye ülkelerin imzasına ve onayına açılacak. Üye ülkeler de buna ilişkin olarak kendi mevzuatlarında hızlı bir düzenleme yapacak” diye konuştu.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum: İklim Kanunu hazırlanıyor Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum: İklim Kanunu hazırlanıyor BM İklim Değişikliği Taraflar Konferansı için Milano’da bulunan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Türkiye’nin iklim değişikliği mücadelesinin en önemli paydaşlarının gençler ve kadınlar olduğunu söyleyerek İklim Kanunun hazırlandığını açıkladı.
Türkiye, Paris İklim Anlaşması'nı kabul etti Türkiye, Paris İklim Anlaşması'nı kabul etti İklim kriziyle mücadeleyi amaçlayan ve 197 ülke tarafından imzalanan Paris İklim Anlaşması, TBMM Çevre Komisyonu taflanından kabul edildi.