Ağır suçlamalar iddianamede: Büyükçekmece Belediyesi’nde rüşvet ve haksız kazanç iddiası
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 93 sayfalık iddianamede Büyükçekmece Belediyesi’ne yönelik ciddi yolsuzluk iddiaları yer aldı. Dosyada rüşvet, imar işlemleri ve baskı yoluyla haksız kazanç sağlandığı öne sürüldü. Büyükçekmece Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Hasan Akgün'ün elde edilen haksız menfaatin bir kısmını akrabalarının üzerine aktardığı ve bu şekilde zenginleştiğine dair değerlendirme yapıldı.
Büyükçekmece Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında iddianamede hazırlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan 93 sayfalık iddianamede 3 kişi "mağdur", Hasan Akgün'ün de arasında bulunduğu 6'sı tutuklu 31 kişi ise "şüpheli" olarak yer aldı.
Şüphelilerin belediyedeki görevleriyle üzerlerine kayıtlı şirket ve taşınmazların bilgilerine yer verilen iddianamede, suç örgütünün oluşum ve yapısını ortaya koyma noktasında soruşturma aşamasında yapılan ihbar içerikleri, alınan ifadeler ve yapılan tespitlerin önem arz ettiği, yetkili kurumlara gönderilen 19 ihbar mektubunun bulunduğu belirtildi.
17 yıl hapis cezası almıştı! Nevzat Bahtiyar’a verilen cezanın gerekçesi açıklandı! Dikkat çeken ‘Salim’ detayı
İddianamede şunlar kaydedildi:
"Soruşturma kapsamında alınan beyanlar, ihbar ve araştırma tutanaklarından anlaşıldığı üzere Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün'ün başkanlık döneminde (1994-2025) Büyükçekmece'de kaçak hafriyat alanları oluşturduğu, bazı akrabalarının kontrolünde gerçekleştirilen kaçak dökümlerden haksız kazanç elde ettiği, hafriyatları ham yollarda kullandırtıp sonrasında bu alanlara açıktan asfalt yollar yaptırdığı, inşaat işleri ile uğraşan müteahhitlerden inşaat ruhsatı ve iskan işlemleri karşılığı daire, villa gibi taleplerde bulunduğu, bunun karşılığında ise inşaatla ilgili izinlerin verildiği anlaşılmıştır. İnşaat ruhsatı ve iskan iznine ilişkin taleplerin bir kısmında müteahhitlere bağış adı altında zorla Büyükçekmece Spor Kulübü hesabına para gönderttiği, bir kısmında ise yapılan projelerden akrabaları ve irtibatlı olduğu kişiler üzerine daire/villa devri yaptırdığı görülmüştür."
Söz konusu daire ve villaların taşınmaz devir işlemlerinde göstermelik para gönderme ile yatırma işlemleri yapıldıktan sonra paranın şüphelilerce iade alındığının tespit edildiği bildirildi.
İddianamede, Akgün'ün belediye başkanlığının verdiği imkan ve yetkileri kötüye kullanarak iş sahiplerinden rıza ya da icbar altında temin ettiği maddi menfaati şüpheliler Adem Çukur, Güngör Gül, Ayhan Bacınoğlu, Mehmet Kılıç ve Osman Yeşilgül üzerinden gizlediği, bir süre sonra satış gibi göstererek legalize ettiğinin değerlendirildiği anlatıldı.
RÜŞVET GÖRÜŞMELERİNİ YAPTIKLARI İDDİA EDİLEN ŞÜPHELİLER
Hazırlanan iddianamede, "Şüpheli Hasan Akgün'ün Belediye Başkanlığı makamını ve makamın verdiği güç ile yetkileri kötüye kullanarak şekillendirdiği suç organizasyonunda imar ve ruhsat konularında rüşvet ya da irtikap görüşmelerini o dönem bu konulardan yetkili ve halen firari olan eski Büyükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı Nuraydın Sak ile yürüttüğü, Sak'ın yerine Büyükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı Ömer Kazancı'nın geçtiği, İmar ve Şehircilik Müdürü firari Emre Kekeçoğlu'nun da rüşvet/irtikap görüşmelerini Akgün adına yaptığı" değerlendirmesi yer aldı.
Şüphelilerin, rüşvet anlaşmasının sağlanması veya iş sahibinin icbar altındayken teklifi kabul etmek zorunda kalması üzerine kişileri, şüpheliler Osman Yeşilgül, Ayhan Bacınoğlu, Mehmet Kılıç ve Halil Satı'ya yönlendirdiği ve haksız menfaatin teslim alınmasının sağlandığı iddianamede belirtildi.
İddianamede, "Elde edilen haksız menfaatin bir kısmıyla belediyeye gerek açıktan gerekse resmi olarak iş yapan firmalara ödeme yapıldığı, bir kısmının ise dolaylı yollardan Akgün'ün akrabaları olan şüpheliler Gökhan Emre Akgün, Eray Kurt, Gökay Kurt, Gülin Akgün, Gökçe Merve Akgün Kurt ve Yurdagül Akgün'ün üzerine geçirildiği, bu şekilde Hasan Akgün'ün zenginleştiği" bildirildi.
"BASKETBOL TAKIMININ ROLÜ, SİSTEME SOKULAN PARAYI DENETİME TABİ OLMADAN KULLANMAKTIR"
Akgün ile Yeşilgül'ün 1980'li yıllardan itibaren tanıştıkları, Akgün'ün kasalarından birinin Yeşilgül olduğunun ilçe sakinleri tarafından bilindiği, belediyenin ve Akgün'ün basketbol takımıyla bağı olmamasına rağmen belediyeden talepte bulunan kişilerin basketbol takımına ve Yeşilgül'e yönlendirildiği belirtilen iddianamede şu ifadelere yer verildi:
"Ülkemizde spor kulüplerinin yasal statüleri, dernek statüsünde bulunmaları, sıkı denetime tabi olmamaları dikkate alındığında suçtan elde edilen maddi menfaatin spor kulübüne aktarılması halinde sisteme aktarılması kolaylaştırılacak ve suç gelirinin aklanması sağlanacaktır. Basketbol takımının bu yolsuzluk soruşturmasındaki rolü, suçtan elde edilen kazancı legalize etmek, sisteme sokulan parayı denetime tabi olmadan kullanmaktır."
İddianamede, örgüt elebaşı Akgün'ün 1994 yılından itibaren Büyükçekmece Belediye Başkanlığı yaptığı, "belediye başkanlığı" sıfatıyla kendisine güç devşirdiği, soruşturma aşamasında, bölgede iş yapan, yaşayan çok sayıda vatandaşın ifade vermeye çekindiği, şüpheliden ve oluşturduğu yapıdan korktukları ve bu nedenle ifade vermek istemedikleri anlatıldı.
"AKGÜN, KİMSEYLE DOĞRUDAN GÖRÜŞME YAPMADI"
Akgün'ün tüm iş sahipleriyle doğrudan görüşme yaparak kendilerinden maddi taleplerde bulunmasının olağan olmadığı, örgüt elebaşının bu konuda kimseyle doğrudan görüşme yapmayacağı, belediye şemasında görevlendirdiği kişiler üzerinden görüşmeleri sağladığı ve normalleştirdiği iddianamede ifade edildi.
İddianamede, şunlar kaydedildi:
"Büyükçekmece ilçesinin coğrafi ve fiziki durumuna istinaden bölgede çok sayıda inşaat projesinin yapıldığı, suç örgütünün de bu durumu haksız kazanca çevirerek inşaat projelerinden bazen taşınmaz, bazen de nakit para talebinde bulundukları, bu konuda görüşmelerin tutuklanana kadar Nuraydın Sak tarafından yapıldığı, Sak'ın firar etmesi üzerine şüpheli Ömer Kazancı ve Emre Kekeçoğlu'nun imar ve iskandan sorumlu olduğu, görüşmelerin bu kişiler aracılığıyla yapıldığı ve talepleri iş sahiplerine bu kişilerin ilettiği, iş sahibinin talebi kabul etmesi üzerine menfaatin konusu taşınmaz ve paranın teslimi için Osman Yeşilgül, Halil Satı, Ayhan Bacınoğlu ile Mehmet Kılıç'ın devreye girdiği, paranın spor kulübünün hesabına aktarılmasını ya da taşınmazların satış vaadi sözleşmesiyle Kılıç ile Bacınoğlu tarafından satılması veya devralınmasının sağlandığı soruşturma aşamasında görülmüştür."
Örgüt şemasına yer verilen iddianamede, elebaşılığını Akgün'ün yaptığı çıkar amaçlı suç örgütünde, Akgün'e kamunun verdiği yetki dahilinde mutlak bir bağlılık ve itaatin bulunduğu, örgüt elebaşının verdiği talimatlara diğer üyelerin harfiyen uyduğu, Akgün'ün uzun yıllardan bu yana belediye başkanlığı görevini yürütmesi, görevinin verdiği yetkileri kötüye kullanması ve belediye içerisinde kendi yapılanmasını kurmasının ilçede çoğu vatandaşın kendisinden korkmasına, çekinmesine neden olduğu belirtildi.
İddianamede, suç örgütünün emir-talimat hiyerarşisi göz önünde bulundurulduğunda şüpheliler Nuraydın Sak, Ömer Kazancı, Emre Kekeçoğlu, Osman Yeşilgül, Güngör Gül, Adem Çukur, Mehmet Kılıç, Halil Satı ve Ayhan Bacınoğlu'nun "örgüt üyesi" olarak suç yapılanmasında yer aldıkları, bu 9 şüphelinin sağlanan haksız kazanç sayesinde kişisel zenginleşmelerini sağladıklarının anlaşıldığı ifade edildi.
CEZA İSTEMLERİ
İddianamede, Hasan Akgün'ün "çıkar amaçlı suç örgütü kurma ve yönetme", 11 kez "rüşvet alma", 2 kez "icbar suretiyle irtikap" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından 68 yıldan 183 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
İddianamede diğer 30 şüphelinin de 14 ayrı eylemden, "rüşvet verme", "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "irtikap" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" gibi suçlardan 16 yıldan 183 yıla kadar değişen oranlarda hapisle cezalandırılmaları istendi.
İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesinin iddianame üzerindeki incelemesi sürüyor.
