Akran zorbalığına 3'lü reçete: Aile danışmanı, özel eğitim ve rehberlik
Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Mustafa Otrar, akran zorbalığı ile ilgili çalışmaları anlattı. Akran zorbalığı vakalarının yüzde 40’ının sosyal medya kaynaklı olduğunu belirten Otrar, "Aile ortamındaki kötü alışkanlıklar riski kat kar artırıyor. Türkiye genelinde risk haritaları oluşturuyoruz. 165 bin kişi ile çok kapsamlı bir araştırma yaptık. Aile danışmanı, özel eğitim ve rehberliğin bir arada olduğu bir sistem düşünülebilir" dedi.
- Akran zorbalığı, büyük ölçüde dijital ortamlarda gerçekleşiyor ve vakaların yaklaşık %40'ı sosyal medya kaynaklı.
- 15 yaş altı sosyal medya kısıtlaması, çocukların zorbalığı öğrendiği platformları sınırlaması açısından yerinde bir düzenleme olarak değerlendiriliyor.
- Aile ortamı, akran zorbalığı ve bağımlılık riskinde belirleyici olup, kişilik gelişiminin ilk 6 yaşta şekillendiği vurgulanıyor.
- Bakanlık, zorbalık ve bağımlılık risklerini analiz etmek için il ve yaş grubu bazında detaylı risk haritaları oluşturuyor.
- Gelecekte çocukların sosyal duygusal gelişimini desteklemek için daha bütüncül ve kompleks bir müdahale sistemine ihtiyaç olduğu belirtiliyor.
Esma Altın ANKARA - Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Mustafa Otrar, akran zorbalığına karşı mücadele yürüttükleri çalışmalar hakkında gazetemize açıklamalarda bulundu.
Doğurganlığı artırmak için seferberlik! Anne ve bebek sağlığı politikaları güçlendiriliyor
Otrar, akran zorbalığının sadece fiziksel değil, büyük ölçüde dijital ortamlarda gerçekleştiğine dikkat çekti. Bu konuda yaptıkları araştırmalara atıfta bulunan Otrar, zorbalık algısının önemli ölçüde değiştiğini belirterek, sosyal medyada “like” atıp geri çekmek, gruplara dâhil etmemek ya da bilinçli olarak dışlamak gibi davranışların öğrenciler tarafından zorbalık olarak değerlendirildiğini söyledi. Otrar, araştırma sonuçlarına göre zorbalık vakalarının yaklaşık yüzde 40’ının sosyal medya kaynaklı olduğunu ifade etti.
“ÇOK YERİNDE BİR DÜZENLEME OLDU”
Hükümetin, 15 yaş altına sosyal medya kısıtlamasını içeren kanun teklifinin çok yerinde bir düzenleme olduğuna dikkat çeken Otrar, “Çocuklar zorbalıkların çoğunu sosyal medya platformlarından buradan öğreniyor. Bu haliyle de 15 yaş bana göre son derece makuldür. Anne babaların tamamının bu konuda konsensus sağlayacağını da düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.
“AİLE FAKTÖRÜ BELİRLEYİCİ”
Araştırmalara göre, akran zorbalığı ve bağımlılık riskinde aile ortamının kritik rol oynadığını kaydeden Otrar, evde zararlı alışkanlıkların bulunmasının çocuklarda riskleri kat kat artırdığı belirterek, kişilik gelişiminin büyük ölçüde ilk 6 yaşta şekillendiği vurguladı. Otrar, “Eğer aile ilk 6 yaşta sağlık ve gelişim için yapması gerekenleri yapmamışsa, ondan sonraki süreç çok daha zor. Çünkü bunlar kritik dönem dediğimiz dönemler. Bundan sonra artık çok böyle düzelesi olmuyor. Süreci yönetmeniz zorlaşıyor” dedi.
“RİSK HARİTALARI OLUŞTURUYORUZ”
Çocukların karşı karşıya kaldığı zorbalık ve bağımlılık risklerini daha doğru analiz edebilmek için kapsamlı veri çalışmaları yürütüldüğünü açıklayan Otrar, bu kapsamda, Türkiye genelinde hangi iller, hangi yaş grupları ve hangi bölgelerin daha riskli olduğunu ortaya koyan detaylı haritalar hazırladıklarını kaydetti.
Otrar bu çalışmayla, il ve ilçe bazında risk düzeylerinin belirlendiğini, hangi yaş gruplarının daha kırılgan olduğunun analiz edildiğini, elde edilen veriler doğrultusunda müdahale önceliklerinin oluşturulduğunu anlattı. Diğer taraftan yaklaşık 165 bin kişi ile çok kapsamlı bir çalışma gerçekleştirdiklerini dile getiren Otrar, “Sonuçlarını henüz kamuoyu ile paylaşmadık. Bu çalışma sonucunda bağımlılıkla ilgili inanılmaz değerlerin ortaya çıkacağına inanıyoruz. Örneğin, evinde sigara kullanılan bir çocuğun sigara bağımlısı olma riskinin böyle olmayan birine göre yüzde kaç olduğunu, ay şekilde dijital bağımlılık konusunda telefon, tablet kullanımının oluşturduğu riski ortaya koyacağız. Bunlar bize hangi grupların risk grupları olduğunu ve onlara öncelik verilmesi gerektiğini gösterecek. Bunlara çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
“DAHA KOMPLEKS BİR MÜDAHALE SİSTEMİ FAYDALI OLACAKTIR”
Okullarda çocuklara yönelik destek hizmetlerini artırmak için okul sosyal hizmet uzmanı gibi bir sisteme ihtiyaç olup olmaması konusunda değerlendirmede bulunan Otrar, “Aile danışmanlığı, özel eğitim, rehberlik, bunların hep beraber bulunduğu daha kompleks bir müdahale sistemine gelecekte İhtiyaç olacağını düşünüyorum. Benim fikrim şu, çocuğun sosyal duygusal gelişimini desteklemek amacıyla daha kompleks bir destek mekanizması çocuğun lehine olacaktır” diye konuştu.
