MEB’den ‘Ramazan genelgesi’ adımı! Bakan Tekin duyurdu: 168 kişiye dava açtık
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, okullarda 'Maarifin Kalbinde Ramazan' temalı etkinlikler düzenlenmesine tepki gösterenlere yönelik yeni bir açıklama daha yaptı. Bakan Tekin “168 kişi, Yüzde 99'u Müslüman olan bir toplumun dini inançlarını, ibadetlerini kendi perspektiflerinden yorumlayarak onları azınlık sınıfına sokuyorlar. Hakaret ile muhatap olan herkes yargıya başvurmalı. Bildiri yayınlayan 168 kişi için dava açtık" dedi.
Ramazan ayından okullarda "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinlikleri düzenlenmesi kararı alınmış, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in imzasıyla 81 ile yazı gönderilmişti. Yazıda Ramazan boyunca öğrencilerin paylaşma bilincini geliştirmeye, yardımlaşma ve dayanışma duygularını güçlendirmeye, birlik ruhu, adalet, merhamet ve vatanseverlik gibi milli ve manevi değerleri geliştirmeye yönelik eğitsel ve sosyal etkinlikler yapılacağı belirtilmişti.
168 YAZAR BİLDİRİ YAYINLAMIŞTI
MEB tarafından okullarda 'Maarifin Kalbinde Ramazan' temalı etkinlikler düzenlenmesi kararının ardından 168 yazar, sanatçı, akademisyen, gazeteci ve meslek odası temsilcisinin imzasıyla “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlıklı bir bildiri yayımlanmıştı.
"168 KİŞİ İÇİN DAVA AÇTIK"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin söz konusu tepkilere ilişkin yeni açıklamalar yaptı. AK Parti Grup Toplantısı öncesi basın mensuplarının sorularına cevap veren Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Bildiri yayınlayan 168 kişi için dava açtık" dedi.
MEB'in ramazan genelgesi kimleri, neden rahatsız etti? Bakan Tekin'den '28 Şubat' benzetmesi
Tekin şöyle konuştu:
Bu etkinliklere katılan öğrencilerimizin, velilerimizin öğretmenlerimizin hakkını korumak için böyle bir adım attık. 168 kişi, Yüzde 99'u Müslüman olan bir toplumun dini inançlarını, ibadetlerini kendi perspektiflerinden yorumlayarak onları azınlık sınıfına sokuyorlar. Bu totaliterizmin entelektüel düzeyde vücut bulmuş hali. Hakaret ile muhatap olan herkes yargıya başvurmalı.
"BU BİR HAKARETTİR”
"Türkiye'de kimsenin hukuk kurallarını, Anayasa'yı yorumlama tekeli yok. 'Anayasa'yı bizim istediğimiz gibi, evrensel ilkeleri bizim istediğimiz gibi yorumlayacaksınız, bizim istediğimiz gibi yorumlamayanlar gerici, azgın, azınlıktır' deme hakkı yoktur. Bu etkinleri yerine getiren kişilere, 'gerici, azgın, azınlık' gibi ifadelerle saldırmak, saldırgan bir tavır içerisinde bulunmak bir hakarettir.
“ANAYASAMIZA UYGUN”
Milli birlik ve dayanışmayı önemseyen bütün vatandaşlar, kamu kuruluşları, sivil toplum örgütleri, siyasi partiler bu sürece sahip çıkıyorlar. Dün MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, kendisine şükranlarımı sunuyorum, tam bizim yapmak istediğimiz şeyleri açıklayan, bir devlet adamına yakışır bir ciddiyetle, milli birlik ve beraberlik sürecine sahip çıkan bir açıklama yaptı. Gerçekten şükranlarımı sunuyorum. Bu çerçevede ben herkesi milli birlikle ilgili attığımız adımlara, toplumda çocuklarımız, gençlerimiz arasında bu dayanışma, beraberlik, kardeşlik hukukunu geliştirecek etkinliklere katılmaya davet ediyorum. Yaptığımız şeylerin kanunlarımıza ve Anayasamıza uygun olduğunu, bizim açımızdan bize yüklenen sorumlulukları yerine getiren düzenlemeler olduğunu tekrar ifade etmek istiyorum.
NELER OLMUŞTU?
Milli Eğitim Bakanlığı'nın milli ve manevi değerlerin aktarılması amacıyla okullarda "Maarifin Kalbinde Ramazan" projesini başlatmıştı.
MEB'in ramazan genelgesine karşı, aralarında ünlü isimlerin de olduğu 168 yazar, sanatçı, akademisyen, gazeteci ve meslek odası temsilcisinin imzasıyla “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlıklı bir bildiri yayımlamıştı. TGRT Haber'e özel açıklamalarda bulunan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 'Ramazan karşıtı' bildiriye sert tepki göstererek, iddiaların asılsız olduğunu belirtmişti.
MEB 81 ile genelge gönderdi! "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinlikleri düzenlenecek
TEPKİ GÖSTERMİŞTİ
Bakan Tekin şunları söylemişti:
Bu bana 28 Şubat sürecini hatırlattı. Niyet okumaya dayalı kötü niyetli bir bildiri. Bunların gözünde Noel, Cadılar Bayramı laikliğe aykırı değil ama kültürel mirasımız ramazan konusunda laiklik akıllarına geliyor. Genelge her şeyi özetliyor. Anayasamızın getirdiği yükümlülükler, Milli Eğitim Temel Kanunu bize bu konuda görev veriyor. Neleri hangi amaçla yapacağımız belli. Bazı gazeteler genelgede ortaya koyduğumuz amaçlarla ilgili tek kelime etmiyorlar. Bunun yerine uydurdukları birtakım iddiaları genelgede varmış gibi yayımlıyorlar. Hukuk devleti ve laikliği tanımlama hakkını onlara kim veriyor? Bu konuda 25 yıl ders verdim. Öğrencilerin fotoğraflarını paylaşacaklarına dair iddialar ortaya atıyorlar.
