Türkiye Gazetesi E-Gazete Gazete Aboneliği
Türkiye Gazetesi
Arama
SON DAKİKA YAZARLAR BİZİM SAYFA GÜNDEM POLİTİKA EKONOMİ DÜNYA SPOR YAŞAM RESMİ İLANLAR HABER JET İzle
Türkiye Gazetesi
Türkiye Gazetesi
E-Gazete Abonelik
Gündem
  • Politika
  • Eğitim
Ekonomi
  • Borsa
  • Altın
  • Döviz
  • Hisse Senedi
  • Kripto Para
  • Emlak
  • T-Otomobil
  • Turizm
Spor
  • Futbol
  • Puan Durumu
  • Fikstür
  • Şampiyonlar Ligi
  • Avrupa Ligi
  • Basketbol
Dünya
  • Orta Doğu
  • Avrupa
  • Amerika
  • Afrika
  • İsrail-Gazze
Yaşam
  • Sağlık
  • Hava Durumu
  • Yemek
  • Seyahat
  • Aktüel
Kültür-Sanat
  • Sinema
  • Arkeoloji
  • Kitap
  • Tarih
Bizim Sayfa
  • Namaz Vakitleri
  • Sesli Yayınlar
Yazarlar
  • Bugünün Yazarları
  • Tüm Yazarlar
Diğer Kategoriler
  • Magazin
  • Teknoloji
  • Resmî Ilanlar
  • Haberler
  • Foto Haber
  • Video Galeri
Kurumsal
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Künye
  • Gazete Aboneliği
  • Danışma Telefonları
  • Yasal
  • Reklam Ver
Uygulamalar Türkiye Gazetesi App Store Türkiye Gazetesi Google Play
Takip Edin Favori mecralarınızda haber
akışımıza ulaşın
X Facebook LinkedIn YouTube Instagram TikTok NSosyal
© 2025 İhlas Gazetecilik A.Ş.
Tüm Hakları Saklıdır.
Haber Verin Editör masamıza bilgi ve materyal
göndermek için tıklayın
Bildirin
Kaçırmayın Ücretsiz üye olun, gündemi
şekillendiren gelişmeleri önce siz duyun
  1. Haberler
  2. Gündem
  3. Başbakan Davutoğlu'ndan seçim barajı açıklaması
Google Linke Tıkla, Türkiye Gazetesi'ni Google Favorilerine Ekle!
Gündem

Başbakan Davutoğlu'ndan seçim barajı açıklaması

Son Güncelleme: 04 Aralık, 2014 - 20:57
Whatsapp İkon Bağlantıyı Kopyala
Paylaş
Paylaş
Facebook Facebook X X WhatsApp WhatsApp LinkedIn LinkedIn NSosyal NSosyal Bağlantıyı Kopyala Bağlantıyı Kopyala
Başbakan Davutoğlu'ndan seçim barajı açıklaması
Fotoğraf Başlığı Basbakan Davutoglu'ndan seçim baraji açiklamasi

Başbakan Ahmet Davutoğlu, TGRT Haber'de Neler Oluyor programında gündemin sıcak gelişmeleri değerlendirdi..

Kaydet
a- | +A
canlı yayına katılan Başbakan Ahmet Davutoğlu şunları söyledi; İlk defa Alevi vatandaşlarımızı temsil eden kişiler bize düşüncelerini iletti. Artık herkes takmak zorunda olduğu maskeleri indirsin, herkes birbiriyle rahat konuşsun, hemşerilik, bölgecilik, bunların hepsini unutarak ortak bir vatandaş olalım' çağrısını yaptım. Kültür Bakanlığı'mız mesela Alevi geleneklerini taşıyan bir eser bastı, Din Kültürü dersi içindeki Alevilik müfredatı arttırıldı. Madımak dönüştürüldü, Kültür Merkezi haline getirildi. Ben hükümeti kurduktan hemen sonra Çözüm Süreci mekanizmasıyla, Alevi vatandaşlarımızın sorunlarıyla Muharrem Ayı'ndan istifade ederek bu kaynaşmayı, ortak kültürel geçmişi paylaşmak için bir süreç başlattık. Bunların sıradan adımlar olarak telakki edilmemesi lazım. Tunceli'de kışlanın Dersim öncesine çevrilmesi aslında sembolizmin ötesine çevrilmesi anlamındaydı. Bunlar bir anda psikolojik eşiğin aşılmasına eşdeğer anlamlar. Bu tür sorunların önemli sorunları psikolojiktir, o aşıldığı zaman geri kalan detaylar daha rahat konuşulabiliyor. Yasal detayları konuşurken psikolojik detayları atlarsanız başka şeyler baş gösterebiliyor. Alevilerin önemli kanaat önderleri, sivil toplum kuruluşları ile bir araya geldik. Bu benim Resmi Konut'ta verdiğim ilk davetti ve buna 'devam edilsin' dedik. Gece boyu önce ben dinledim, Akil İnsanlar Heyeti'nde de aynısını yapmıştık, uzun sürüyor mesai ama sonuçta ben Başbakan olarak önce dinlemek için oradaydım. Tunceli'de yaptığım o çağrının devamıydı bu yemek. Güzel bir akşamdı, feyiz dolu bir akşam oldu. Bu toplumun dokusunda olan hususlar var konuşulduğunda ve bunlar rahatlıkla aşılabilecek şeyler, bazı sorunların sürüncemede bırakılması anlamına gelmiyor bu görüşmeler. Yanı başımızda etnik ve mezhep kimliği içinde çatıştığını gördüğümüz kardeş halkları gördüğümüzde bizim buradan anladığımız olayların buraya gelmeden çözünülmesi. Bir çok dedeyle görüştük, güzel atıflarla geçmişten bahsettiler. Siyasilerimiz vardı, geçmişte Alevi toplumlarını teslim eden isimlerdi bunlar. Çok önem verdiğim Alevi Enstitüsü yetkilileri vardı, bize bilgiler verdiler. Öyle bir kompozisyondu ki aslında zenginliğimizi ortaya koyuyordu, niyet sahih olacak, yöntemde, üslupta içselleştirici bir dil kullanacağız. Benim kullandığım kavramlar hep içsel kavramlardı.


YARGITAY'IN CEMEVİ KARARI


Bu konuyu iki taraf olarak görmemek lazım, ben oraya oturduğumda Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak oturuyorum, ben 5 saati aşkın süre olarak dinledim yaklaşık 1 saat kadarda ben konuştum. AİHM'de çıkan kararla bizim attığımız adımların hiç bir ilgisi yok. AİHM yada başka bir Uluslararası çevre üzerinden bizim kendi vatandaşlarımızla görüşmeyi ben doğru bulmuyorum. Oturur bir sorun varsa kendimiz çözeriz. Avrupa Birliği'nin prensipleri tabii ki bizimde benimsediğimiz prensipler fakat biz kendi içimizde sorunlarımız varsa çözeriz. Bunları görerek biz gidipte Hacı Bektaş-ı Veli temsilcileri ile görüşeyim demedim. Son derece doğal bir görüşme oldu o yüzdende kabul gören bir görüşme oldu. Bunlar önemli gönül meseleleri. Meseleler biliniyor, çalıştaylarda da orta kondu. Hiç bir Sunni Cemevi'ne karşı değildir, özellikle oradada bunu vurgulayarak dile getirdiler. İslamla kopmuş bir Aleviliğin olmadığı konusunda masada ortak bir kanaat vardı. Hak Muhammed - Ali yol diye duaya başlayan bir toplum Sunniliği dışlayabilir mi? Şimdiye kadarki bu kategorizasyon dili yerine daha yapıcı bir dil konusunda mutabık kaldık. Cemevlerinin meşrulaşması için gereken birşey yok, zaten bu asırlarca gelen bir durumdur. Burada ihtiyaç neyse konuşur çözeriz bunu. Din dersini kaldırmak, yani zorunlu halden çıkarmak bunu çözmez. Şu talep haklı bir taleptir, Din Kültürü dersinin Din etrafında olması, uygulamalı eğitimin olması yani Aleviliğin de anlatıldığı seçmeli şekilde öğretilmesi doğru bir taleptir. Biz Alevi kökenli gençlerimizin bu geleneği öğrenmesini faydalı görüyoruz. Bu doğal bir şey ve burada biri diğerini Alevi, Sunni diye karşılıklı bir misyonerlik yapılacak değil. Modernetiden gelen sıkıntılar bunlar aslında, İstanbul'un eski sokaklarına gittiğinizde Mesnevi, Bektaşi dergahları görebilirsiniz, şimdi bu kültürü yeniden inşaa etmemiz lazım. Bizim bu geleneksel hoşgörü kültürü ile eşit vatandaşlık görüşümüz birleştirmemiz gerekiyor. Seçim, demokrasi bir rekabettir. Herkes halktan oy almak için söylem geliştirir ama bu konuda bir oy hesabı olamaz. Ben şuanda Başbakanım ve bana oy verenler kadar oy vermeyenlerinde Başbakanıyım. Eğer bu konuda problem çıkacaksa, ben bu konuyu zamana yaymak suretiyle çözmeye çalışıpta çözemezsem bunun vebalinden kurtulamam. Biz oy hesabı peşinde değiliz, yeterki herkes kendisini bu toplum içinde mutlu hissetsin ve kimliğini, düşüncesini rahatça ifade edebilsin. Balıkesir'de bir kavram kullandık, 'Kuvayi Milliye Ruhu' diye, Erzurum'da da bunu kullandık ve atıfları alın aslında sonuca ulaşacaksınızdır. Gerekiyorsa gece gündüz çalışacağız, şunu göstermeye çalışıyoruz; Hiç bir grubun, hiç bir kökenin birbirinden üstünlüğü yok.


'AK PARTİ OLARAK SEÇİM BARAJIN ARKASINA SAKLANMADIK'


Anayasa Mahkemesi Başkanı konusunda atfen çıkan haberler oldu, ertesi gün açıklama yapıldı ve bu konu açıklığa kavuştu. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi üzerinden tartışma yapmak istemem. AK Parti, yeni kurulduğunda yani 2001 yılında 14 ay sonra iktidar olacağını düşünerek kurulmadı, erken seçime gidileceği bile belli değildi ama o zaman baraj vardı. Kendine güveniyordu o zaman sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde. Hiç bir zaman biz barajdan korkmadık, o zaman muhalefetteyken barajı bahane gibi göstermeden halka ulaşmaya çalıştık sonrada barajın arkasına saklanmadık. Aldığımız oy oranları baraja bakılarak alınmış oy oranları değil. Yüzde 50'yi yakalamış Türk siyasetinde kaç parti var? AK PArti olarak bu konuda her hangi bir kaygımız yok, geçen sene bu sebeple 3 teklifte bulundu sayın Cumhurbaşkanımız. 'Ya gelin barajı tamamen kaldıralım, ya da 3 ile 5 arasında tutalım, bunlara hazır değilseniz mevcut sistemde kalsın' denildi. Parlamenter sistemde temsil ile istikrarı dengede tutmalıyız, 1995'te Anayasa Mahkemesi'nin aldığı karar var, bu ölçüyü vurgulayan. Bu konular değerlendirilecke konular, birden Anayasa Mahkemesi'nin reddettiği o konuşmanın etrafında bir algı yönetilmeye çalışıldı. 30 Mart seçimleri öncesine baktığımızda bunlar Türkiye'deki istikrarla ilgili soru işareti uyandırmakla ilgili hareketler de olabilir. Bu noktada bir sıkıntı yok, zamanlama itibariyle gerçekten bir çok tartışmalara sebep verecek durum söz konusu. Gerek 1995 kararı, gerekse AİHM kararları baraj konusunda seçimlere gölge getirmez. Ben önümüzdeki dönemde böyle bir değişiklik beklemiyorum, Türkiye'de seçimler mevcut sistemlerle yapılır, biz istikrarımızı bozacak şeylere izin vermeyiz. Bundan heveslenenler olursa hevesleri kursaklarında kalır.


'PARALEL YAPI BİR CEMAAT DEĞİLDİR'


Bir kere bazı kavramların ne kadar yozlaştırıldığı, ne kadar anlam kayması olduğu bu Cemaat kavramında son zamanlarda yaşananlardan dolayı nasıl değiştiğini gördük. Cemaat gönül beraberliğidir, şu cemaat olur, bu cemaat olur eğer bu muhabbet gönül birliğine dayanıyorsa yasaklarla kaldırılacka şeyler değil bunlar. Cemaatler kanunla, yasayla bir araya gelmezki bunlarla tekrar kaldırılsın. Herhangi bir cemaate devletin tavır alması demek sosyolojiye tavır alması demektir. Ama Paralel Yapı bir cemaat mi derseniz? Cemaat değil. Hiç bir gerçek cemaat yapısı AK Parti iktidarlarında kendini zor durumda gördü mü? 28 Şubat'ın bunaltıcı tavrından bu ülkeyi kim çıkardı? Burada oyun başka bir oyun, 28 Şubat'ta herkes maske taktı, herkes birşeyler söyledi. Bu maskeleri kaldıran AK Parti iktidarlarıdır, 'Oğlunuz Kuran'ı Kerim kursuna gidiyor mu?' diye soruyorlardı herkese. O vasıfla zorlukla karşılaşmayanlar şimdi neden karşılaşıyor? Çünkü, cemaat diye gösterip kendini farklı faaliyetlerde bulunanlardı. Ankara'da bürokrasiyi örgütleyerek millet adına otorite kullanmaya kalktılar. O zaman, 'Sen cemaat değilsin artık' deriz. Bunlara cemaat adı vermek, cemaat adına ihanettir. Paralel Yapı diyoruz bunlara çünkü cemaat vasfını kaybetti bunlar. Birisi eğer bu devleti örgütlenmek suretiyle ele geçirmek isterse, bu 60'lı yıllardaki cunta faaliyeti şeklinde olsun, başka şekilde olsun bir şekilde devletin içinde Paralel bir örgütlenmeyle devlet iradesine hipotek koymaktır. Şimdi buna cemaat faaliyeti denir mi? Cemaat vasfını yitirmemiş olsalardı geçmişte ne iseler aynı şekilde yürürlerdi. Siz kendi yakınlarınızı devletin belli kademelerine getirmek için sınavlara müdahele edeceksiniz sonrada ben hayır işi gönül işi yapıyorum diyeceksiniz. Buradan kesinlikle hayırlı bir niyetle destek veren vatandaşlarımızı tenzih ederiz, onlar Türkçe'yi yayan, bayrağı temsil eden faaliyete destek veriyoruz dediler. Ama öyle bir kriminal yapı oluştu ki, Cumhuırbaşkanımızın odasına böcek yerleştireceksiniz, benim ofisimden gizli toplantıları deşifre edeceksiniz sonra da 'Biz yapmadık' diyeceksiniz. Fakat neden sahip çıktınız? O tapeleri yayarak ne yapmaya çalıştınız. İyi niyetlilere soruyorum, bu şimdi cemaat faaliyetimidir? Bu yapı, böyle yakalanınca bu sefer diğer cemaatleri de kendi kategorileri içinde göstermek için aslında hakarette bulunuyorlar. Hayır onlar sizin gibi değil, başka hiç bi cemaat böyle bir eylem içine girmedi. Emniyet içinde örgütlenerek, yargı içinde örgütlenerek 'Bir tek benim elemanlarım buraya girer' demedi. İnsanların namahremlerine girmedi, kime yapılırsa yapılsın bu bizim için suçtur. Bu yapılar, cemaatler neden bunu üstüne alınsın ki? MGK'da hiç bir cemaat konuşulmamıştır, hiç bir cemaate karşı da tedbir görüşülmemiştir. Hiç bir cemaat, hiç bir sivil toplum örgütü baskı altına alınmayacaktır ama kim olursa olsun halktan meşruiyetini almadan devlet üzerinde ipotek koymaya kalkarsa karşı konulacaktır. Muhalefet yapacak olan buyursun çıksın er meydanına. 'Siyasetten uzağım' diyecekseniz uzak durun o halde. Ben akademisyen kimliğimdeyken siyasetten uzaktım mesela. Cemaatin o pak, güzel ismini kimsenin yozlaştırmaması lazım. Cemaatlerimizin de hiç bir şekilde tedirgin olmaması lazım, tekrar söylüyorum hiç bir sivil toplum faaliyeti, demokratik bir toplumda tehdit altında değildir. Taki sivil toplumun sınırlarını aşarak kamu tekelini kullanmaya kalkmasın.


TELEFONLARIN DİNLENMESİ


Bu konu aslında hükümetlerin tahhütünü yapması gerektiği bir husus bizimde taahhütümüzdür. Toplumumuzun özgürleşmesi lazım, bir çok ülkelerde de Wikileaks gibi şeyler çıktı. Bu riskler herzaman olabilir bizim için fakat sıradan vatandaşlarımızın özgürlüğü teminat altındadır, hiç bir kriminal şüphe içinde değilse tabii ki. Bunları takip etmek devletin görevidir, bunun dışında vatandaşlarımızın siyasi düşünceleri sebebiyle, etnik mezhep, kimlik sebebiyle dinlenmesi, takip edilmesi söz konusu olamaz. Böyle bir şeye izin vermeyiz, geçmişte yaşanmış olan acı tecrübelerden sonra bu alanı kesin şekilde özgür tutmak amacındayız. Milli kaynaklar kuruyunca dikkat ederseniz, tapeler ve diğer şeylerde kurumalar başladı. Devlet desteği olmadanda teknolojiden dolayı böyle şeyler yaşayabiliyoruz, bizim görevimiz bunları engellemektir.


'ÇÖZÜM SÜRECİNDE YENİ BİR ÇERÇEVEYE GEÇİLDİ'


Biz çözüm sürecindeki umudumuzu hep taşıdık, bu umudu milletimize yansıtma dışında adımlar attık. Maalesef bu konuda herkes aynı ciddiyetle davranmadı, son olarak yine güçlü bir umut taşıdığımız için hükümetimizi kurunca adımlar attık fakat 6-7 Ekim olaylaır yaşandı. 2 hafta önce yaptığımız toplantıda yeni bir çerçeve tespit ettik ve bu çerçevede yürümeye devam edeceğiz. Nedir bu çerçeve? Bir kere 6-7 Ekim olayları gösterdi ki kamu düzeninin olmadığı yerde hiç bir şey olmaz. Bölgedeki herkes hatta ülkedeki herkes bunu tespit etti. Yaptığımız istişarelerde Çözüm Süreci artık devletin yada devletin içinde de sahiplenilmiş bir husus değil. Bölgedeki özellikle sivil toplumlar da bunu sahiplenmiş durumda. Toplantılarda gördüğüm hemen hemen herkesin kamu düzeni kavramını benimsemiş olması. Herkesin sahiplendiği kamu düzeni, bu önemli bir husustur ve çok ciddi mesafeler alındı 2 ay içerisinde. Bir kere faili meçhul bırakmıyoruz, kim ne işlemişse hesabını verir. Yasin Börü'nün de katil zanlıları dün yakalandılar. Hepsi takip edilecek, çünkü çözüm süreci yada herhangi bir süreç ancak kamu düzeni ve demokratik süreç içerisinde olur. Yeni bir ortam oluşuyor, bu yeni ortamda hedefimiz en kısa sürede nihai sonuca ulaşmaktır. Nedir nihai sonuç? Herkes taleplerini dile getirebilir ama hiç bir gerekçe herhangi bir talebin silah kullanarak yada silah üzerinden dile getirilmesine zemin teşkil etmez. Bütün yaşanan acı hatıralar üzerinden, ki tek taraflı acı hatırlar değildir bunlar. Geçmişte Kürtçe konuştuğu için cezalandırılanlar, Alevi geçmişse sahip olduğu için yanlış uygulamalara şahit olunmuştur. Yeni Türkiye dendiği zaman herkes silahı bıraksın, gelsin istişare yapsın. Taleplerini dile getirsin, söyleyin silahla elde etmek istediğiniz bir şey varda demokratik yollarla bunu söyleyemediğiniz normal yollarla ne var? Bu soruyu herkes sormalı, yani Batman yanarken Diyarbakır'ın sokakları yanarken Konya huzur içinde olmaz, Malatya huzur içinde olmaz ama bunu Malatyalı sormayacak bunu Diyarbakırlı soracak, Batmanlı soracak bunu sordukları zaman huzura kavuşulur. Çözüm sürecinde psikolojik bariyerleri aştık. Sürecin bir kez daha provoke edilmemesi lazım. İnşallah seçimden önce nihai noktaya geliriz. Ancak bütün aktörler aynı iradeyi göstermeli.


TÜRKİYE EKONOMİSİ


Türkiye'de felaket tellalı bol. Ekim sonunda ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 65'e çıktı. Önümüzdeki hafta ekonomiyle ilgili müjdeler vereceğiz, 8 paket daha ilan edeceğiz özellikle sosyal destek boyutunda. 2002'de yoksulluk sınırı Türkiye'de %30,5'ti. Şimdi yüzde 2,06'e düştü. Bu sene 1,2 milyon istihdam ürettik.


BEDELLİ ASKERLİK


Bu sürekli tekrar edebilecek bir şey değil. Umarız vatandaşlarımız iyi şekilde kullanırlar.


AK PARTİ'NİN OY ORANI


AK Parti var olan oylarını muhafaza ediyor, yüzde 48,5 ile yüzde 51,5 bandı arasında.
Yazar : TÜRKİYE GAZETESİ
Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Paylaş
Paylaş
Facebook Facebook X X WhatsApp WhatsApp LinkedIn LinkedIn NSosyal NSosyal Bağlantıyı Kopyala Bağlantıyı Kopyala
Yayın Tarihi | 04 Aralık, 2014 - 20:57
Haberle İlgili Daha Fazlası
Gündem
Bizi Takip Edin Bizi Takip Edin
X ikonu Facebook ikonu LinkedIn ikonu NSosyal Google Haberler ikonu
YORUMLAR
Yorum   0 yorum
ÇOK OKUNANLAR
  • 1
    Acun Ilıcalı, Galatasaraylı yıldızı istiyor: Görüşmeleri bizzat yürütüyor
    Acun Ilıcalı, Galatasaraylı yıldızı istiyor
    Kaydet
  • 2
    400 bin nüfuslu kentin su sorunu kalmadı! Baraj yüzde 3'ten yüzde 58'e çıktı
    400 bin nüfuslu kentin su sorunu kalmadı! Baraj yü...
    Kaydet
  • 3
    Çocuğun sınavı annenin sahnesi! LGS anneliği sosyal medyada gündem oldu
    Çocuğun sınavı annenin sahnesi!
    Kaydet
  • 4
    1 depo 900 TL ucuzladı! Akaryakıtta bayram havası
    1 depo 900 TL ucuzladı! Akaryakıtta bayram havası
    Kaydet
  • 5
    Ece İrtem öldü mü, neden öldü, hastalığı neydi? Ece İrtem'in ölüm nedenini paylaştı
    Ece İrtem öldü mü, neden öldü, hastalığı neydi?
    Kaydet
YAZARLAR
  • İsmail Kapan
    İsmail Kapan İsrail, barışı hep sabote ediyor…
    Kaydet
  • Rahim Er
    Rahim Er Mutabakat
    Kaydet
  • Sevil Nuriyeva
    Sevil Nuriyeva Ankara-Moskova hattı ve ilkeler
    Kaydet
  • Nur Tuğba Aktay
    Nur Tuğba Aktay ABD-İran mutabakatı ne anlama geliyor?
    Kaydet
  • İrfan Özfatura
    İrfan Özfatura Yeşil vilayetin lezzetleri
    Kaydet
Bize Haber Verin

Editör masasıyla bilgi ve materyal paylaşmak için tıklayın

GÖZDEN KAÇMASIN
  • Haftanın kitapları | Fatih’in Evi
    Haftanın kitapları | Fatih’in Evi
    Kaydet
  • Büyük Taarruz için başvurular başladı
    Büyük Taarruz için başvurular başladı
    Kaydet
  • Altında yeni zirve gelecek mi? Uzmanlar temkinli! Güçlü yükseliş beklemeyin
    Altında yeni zirve gelecek mi? Uzmanlar temkinli! Güçlü yükseliş beklemeyin
    Kaydet
  • Aslan'da ayrılık resmileşti! Yıldız isim, İtalya'da
    Aslan'da ayrılık resmileşti! Yıldız isim, İtalya'da
    Kaydet
  • Topkapı’da gece güzergâhı genişletildi
    Topkapı’da gece güzergâhı genişletildi
    Kaydet
ÖNE ÇIKANLAR
Eskişehir'de kural tanımaz şoför! Motosikletin üzerine kırıp ters yöne girdi
Eskişehir'de kural tanımaz şoför! Motosikletin üzerine kırıp ters yöne girdi
Kaydet
Trafikte akrobasi şovu pahalıya patladı! Tek teker yapan sürücüye rekor ceza
Trafikte akrobasi şovu pahalıya patladı! Tek teker yapan sürücüye rekor ceza
Kaydet
TOKİ kurasız ev satışı hangi illerde yapılıyor? TOKİ açık satış taksit ödeme planı
TOKİ kurasız ev satışı hangi illerde yapılıyor?
Kaydet
SONRAKİ HABER
Türkiye Gazetesi
Google Haberler E-GAZETE ABONE OL GİRİŞ
Gündem
  • Politika
  • Eğitim
Ekonomi
  • Borsa
  • Altın
  • Döviz
  • Hisse Senedi
  • Kripto Para
  • Emlak
  • T-Otomobil
  • Turizm
Spor
  • Futbol
  • Puan Durumu
  • Fikstür
  • Şampiyonlar Ligi
  • Avrupa Ligi
  • Basketbol
Dünya
  • Orta Doğu
  • Avrupa
  • Amerika
  • Afrika
  • İsrail-Gazze
Yaşam
  • Sağlık
  • Hava Durumu
  • Yemek
  • Seyahat
  • Aktüel
Kültür-Sanat
  • Sinema
  • Arkeoloji
  • Kitap
  • Tarih
Bizim Sayfa
  • Namaz Vakitleri
  • Sesli Yayınlar
Yazarlar
  • Bugünün Yazarları
  • Tüm Yazarlar
Diğer Kategoriler
  • Magazin
  • Teknoloji
  • Resmî Ilanlar
  • Haberler
  • Foto Haber
  • Video Galeri
Kurumsal
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Künye
  • Gazete Aboneliği
  • Danışma Telefonları
  • Yasal
  • Reklam Ver
Uygulamalar Türkiye Gazetesi App Store Türkiye Gazetesi Google Play
Takip Edin Favori mecralarınızda haber
akışımıza ulaşın
X Facebook LinkedIn YouTube Instagram TikTok NSosyal
Haber Verin Editör masamıza bilgi ve materyal
göndermek için tıklayın
Let me Know
Kaçırmayın Ücretsiz üye olun, gündemi
şekillendiren gelişmeleri önce siz duyun
© 2025 İhlas Medya Grubu. Tüm Hakları Saklıdır
Son Dakika Site Haritası RSS KVKK Aydınlatma Metni Gizlilik Politikası Çerez Politikası