Bir aileye mezar olmuştu! Gebze’de çöken 7 katlı binada bilirkişi raporu hazır! Metro iddiaları çürüdü
Gebze’de geçtiğimiz yıl çöken, enkazında bir aileden 4 kişinin hayatını kaybettiği, 1 kişinin sağ kaldığı 7 katlı binaya ilişkin hazırlanan bilirkişi raporu savcılığa sunuldu. Raporda tartışmaya neden olan ‘metro’ iddialarına ilişkin notta yer aldı. Açıklamada, metro imalatının olaydan uzun süre önce tamamlandığı, binada gözlenen çatlaklar ile zemin yumuşamasına ilişkin belirtilerin daha sonraki dönemde ortaya çıktığı ifade edildi. Öte yandan binanın bulunduğu alanın eski dere yatağı niteliğinde olduğuna dikkat çekildi.
- Gebze'de 29 Ekim 2025'te sabah 07:30 civarında dubleks dairelerden oluşan, alt katında eczane bulunan 7 katlı bir bina çökmüştür.
- Olayda Emine ve Levent Bilir çifti ile çocukları Muhammet Emir (12) ve Hayrunnisa (14) vefat etmiş, 18 yaşındaki büyük kızları Dilara yaralı kurtarılmıştır.
- Bölgede yapılan incelemelerde Gebze'de 22, Darıca'da 3 binada hasar tespit edilmiş, toplam 25 bina tedbir amaçlı mühürlenmiştir.
- Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, binanın 2012 yılında yapıldığını ve iskanlı olduğunu belirtmiştir.
- Hazırlanan bilirkişi raporu, incelemelerin ağırlıklı olarak bölgenin zemin yapısı, yer altı su hareketleri ve jeolojik özelliklerine yoğunlaştığını belirtmiştir.
- Raporda, kamuoyunda gündem olan metro bağlantısı iddiasının çürütüldüğü, metro imalatının uzun süre önce tamamlandığı ve çökme ile metro inşaatı arasında herhangi bir bulguya rastlanmadığı ifade edilmiştir.
- Binanın bulunduğu alanın eski dere yatağı niteliğinde olduğu, zeminde doğal su hareketlerinin gözlendiği ve yeraltı sularının zemin yapısını etkileyebilecek özellikler taşıdığı değerlendirilmiştir.
- Binanın bulunduğu alanın kontrolsüz dolgu zemin üzerinde yer aldığı ve değerlendirmelerin ağırlıklı olarak zemin koşulları ile yeraltı su hareketleri üzerinde yoğunlaştığı belirtilmiştir.
29 Ekim 2025 tarihinde Kocaeli'nin Gebze ilçesinde dubleks dairelerden oluşan, alt katında eczane bulunan 7 katlı bina sabahı 7:30 civarında çökmüştü. Enkaz altında kalan Emine ve Levent Bilir çifti ile çocukları Muhammet Emir (12) ve Hayrunnisa (14) hayatını kaybederken, o tarihte 18 yaşında olan ailenin büyük kızı Dilara yaralı olarak kurtarılmıştı.
Bölgede yapılan incelemelerde Gebze’de 22, Darıca ilçesinde ise 3 binada hasar tespit edilerek toplam 25 bina tedbir amaçlı mühürlenmişti. Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, binanın 2012 yılında yapıldığını ve iskanlı bir bina olduğunu belirtmişti.
BİLİRKİŞİ RAPORU HAZIR
Gebze'de dört kişinin hayatını kaybettiği bina çökmesi soruşturması kapsamında hazırlanan bilirkişi raporu tamamlanarak savcılığa sunuldu. Raporda, incelemelerin ağırlıklı olarak bölgenin zemin yapısı, yer altı su hareketleri ve bölgenin jeolojik özellikleri üzerinde yoğunlaştığı belirtildi.
Aralarında hidrolik mühendisliği, jeofizik mühendisliği, harita mühendisliği, inşaat mühendisliği ve imar hukuku gibi farklı disiplinlerden uzman isimlerden oluşan heyet, saha incelemeleri ve teknik değerlendirmeler yaptı.
METRO İDDİASI ÇÜRÜDÜ
Raporda kamuoyunda gündem olan ve tartışılan ‘Bina metro bağlantısı nedeniyle mi çöktü?’ sorusuna da cevap verildi.
Yapılan değerlendirmede, metro imalatının olaydan uzun süre önce tamamlandığı ve tünel betonlamasının bitirildiği, buna karşın binada gözlenen çatlaklar ile zemin yumuşamasına ilişkin belirtilerin daha sonraki dönemde ortaya çıktığı ifade edildi.
Raporda, söz konusu ilişkiyi ortaya koyan herhangi bir bulguya rastlanmadığı, daha önce hazırlanan mahalli bilirkişi raporu ile bilim kurulu raporunda da çökme ile metro inşaatı arasında bir bağlantı tespit edilemediği de hatırlatıldı.
BİNA ZEMİNİ ESKİ
Binanın bulunduğu alanın eski dere yatağı niteliğinde olduğu, zeminde doğal su hareketlerinin gözlendiği ve yeraltı sularının zemin yapısını zaman içerisinde etkileyebilecek özellikler taşıdığı değerlendirildi.
Zeminin gözenekli yapısı ve su etkisiyle oluşabilecek aşınmaların da inceleme kapsamında ele alındığı, binanın bulunduğu alanın kontrolsüz dolgu zemin üzerinde yer aldığı ve değerlendirmelerin ağırlıklı olarak zemin koşulları ile yeraltı su hareketleri üzerinde yoğunlaştığı belirtildi.
