Bolu faciasında eşi ve kızını kaybeden Hilmi Altın, yürek sızlattı: Artık evde kimse yok
Bolu’daki Grand Kartal Otel’deki yangın faciasında eşi ve kızını kaybeden Hilmi Altın’ın sözleri yürekleri dağladı. Facianın üstünden 1 yıl geçtiğine inanamadığını belirten Altın “Kapıyı çalma lüksüm yok artık çünkü evde kimse yok, sessizliğin içinde kalıyorsun. Kalbimin ortasında kocaman bir delik var ve bunun da hiç kapanmayacağını bilerek yaşayacağım” dedi.
- Hilmi Altın, Grand Kartal Otel yangınında eşi Kübra ve kızı Alya'yı kaybetmesinin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen acısının ilk günkü gibi taze olduğunu belirtti.
- Yangından pencereden atlayarak kurtulan Altın, eşi ve kızının mezarlarını sık sık ziyaret edebilmek için Manisa'nın Soma ilçesinde kayınpederiyle kalmaya başladı.
- Altın, eşyaların yerini değiştirmediği kendi evine anılarını yaşatmak için ara sıra uğradığını ve mezarlarını hala yaptıramadığını dile getirdi.
- Doğal bir ölüm olmadığı için yaşananları idrak etmenin zaman aldığını ve sorumluların cezalandırılması için adalet arayışında olduğunu ifade etti.
- Yargılama sonucunda verilen kararların adil olduğuna inandığını ve üst mahkemece onanmasını beklediğini söyledi.
Grand Kartal Otel’deki yangın felaketinde eşi Kübra ve 9 yaşındaki kızı Alya'yı kaybeden Hilmi Altın, facianın üstünden 1 yıl geçse de acısının hale ilk günkü gibi olduğu söyleyerek dert yandı.
Yangından pencereden yerdeki yatağa atlayarak kurtulan Hilmi Altın, eşini ve kızının mezarlarını sık sık ziyaret edebilmek için Manisa'nın Soma ilçesinde kayınpederi ve kayınvalidesiyle kalmaya başladığını söyledi.
Faciadan sonra hiçbir eşyanın yerinin değiştirmediği, kendi evine ise ara sıra ailesinin anılarını yaşatmak için uğradığını anlatan Altın, eşi kızının mezarında gözyaşlarına boğuldu.
Bolu'daki yangında eşini ve kızını kaybeden acılı baba o geceyi anlattı: "Ölümlerden ölüm beğen denildi..."
“MEZARLARINI HALA YAPTIRAMIYORUM”
Her sabah dualar ettiğini belirten Altın “Sabah Alya'mı okula yollamış gibi eşimle kahve sohbetimi yapıyorum. Ondan sonra işe gidiyorum. Mezarlarını hala yaptıramıyorum. Yaptırınca kabullenmiş olacağım diye düşünüyorum” diyerek acısını dile getirdi.
“İDRAK ETMESİ ZAMAN ALIYOR”
“Doğal bir ölüm olmadığı için insanın bunu idrak etmesi de zaman alıyor. Bir adalet arayışı da olunca aslında yası bir anda bir kenara bırakıp insan bir an evvel bu büyük katliamda sorumluluğu olan kişilerin cezalandırılmasını istiyor” diye konuşan Altın, hala yaşananlara inanamadığını belirtti.
“SESSİZLİĞİN İÇİNDE KALIYORSUN”
Yangına ilişkin yargılama sürecinde Bolu'ya gidip gelirken kilometrelerce yol gittiğini söyleyen Altın, şöyle konuştu:
Eve geliyorsun. Kapıyı çalma lüksüm yok artık çünkü evde kimse yok. Tek başına giriyorsun eve. Sessizliğin içinde kalıyorsun. O zaman insan gerçekten çok zorlanmaya başlıyor.
Grand Kartal mağdurları Meclis’te! Oğlumun son sözü “Anne seni seviyorum” oldu
“SON HAFTA YAPTIK REZERVASYONU”
Yangında hayatını kaybeden Atakan Yalçın ve 10 yaşındaki kızı Derin Elif Yalçın'ın aile dostları olduklarını, Alya'nın en yakın arkadaşı olduğu Derin ile tatile gitmek için plan yaptığını söyleyen Altın, şunları anlattı:
Alya'nın çok büyük hayaliydi. Daha önce en yakın arkadaşıyla hiç tatil yapmamıştı. Hayalleri de ortaktı. Beraber üniversite okumak ve ev arkadaşı olmak istiyorlardı. İkisi de veteriner olmak istiyordu, hayvanları çok seviyordu. Son hafta yaptık rezervasyonu ama şunu gördüm, Alya ve Derin beraber takvim yapmışlar, o takvim çok daha geriden başlıyor. Alya burada 16 günden başlatmış takvimi. 16 gün kala daha biz ne rezervasyon ne gideceğimizle ilgili bir konuşma yapmıştık hatta ben inatla diyordum ki 'Gitmeyeceğiz.' Alya ve Derin puset arkadaşıydı, can arkadaşlardı. Derin babasını yanında götürdü, Alya'm annesini götürdü.
“KALBİMİN ORTASINDA DELİK VAR”
Yargılama sonucunda verilen kararların adil olduğuna inandığını, üst mahkemece onanmasını beklediklerini belirten Altın, duygularını şöyle anlattı:
Bazen kendimi videoyu izlerken kahkahalar içinde buluyorum çünkü o ana dönüyorum ama video bittiğinde ve ayağa kalktığımda gerçeklik yüzüme vuruyor. Hiçbir zaman 'Böyle büyük bir acıyı yaşıyorum ama lanet olsun.' demedim. Herhalde bize başka türlü bir vazife bırakıldı. Onların mertebesi daha yüksekmiş ki bizden daha erken gittiler. Belki Rabbim diyor ki 'Siz başka olayların olmasını engelleyeceksiniz.' Biz de bunun için çaba vereceğiz. Zor olan bu kadar büyük sevgiden mahrum kalmak, hayatını adadığınız şeylerin bir anda yok olması. Hayattaki gayemi kaybettim. Ömrümü adadığım şeyler elimden alındı. Kalbimin ortasında kocaman bir delik var ve bunun da hiç kapanmayacağını bilerek yaşayacağım.
