Eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk hayatını kaybetti
Bir süredir hastanede tedavi gören eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk 92 yaşında hayatını kaybetti.
- Hüsamettin Cindoruk, 8 Haziran 1933 tarihinde İzmir'de doğdu ve 1954 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu.
- 17. Dönem Samsun, 19. Dönem Eskişehir Milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 17. başkanı olarak görev yaptı.
- Geçmişte Doğru Yol Partisi ve Demokrat Türkiye Partisi Genel Başkanlığı yaptı ve bir süre vekâleten Cumhurbaşkanlığı görevini üstlendi.
- 16 Mayıs 2009 tarihinde Demokrat Parti Genel Başkanı seçildi ve Demokrat Parti ile Anavatan Partisi'nin birleşme sürecinde etkin rol aldı.
- 27 Ekim 2017 tarihinde Türkiye Barolar Birliği tarafından verilen Onur Ödülü'nün ilkine layık görüldü.
Türkiye Büyük Millet Meclisi eski Başkanı Hüsamettin Cindoruk, 25 Aralık 2025 tarihinde evde oksijen satürasyonunun düşmesi üzerine Koç Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırılmıştı.
Tedavisinin ardından yoğun bakım servisine yatırılan 92 yaşındaki Cindoruk, bugün hayatını kaybetti.
HÜSAMETTİN CİNDORUK KİMDİR?
Hüsamettin Cindoruk, 8 Haziran 1933 tarihinde İzmir'de doğdu. 1954 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu. 1955 yılında avukatlığa başladı. 17. Dönem Samsun, 19. Dönem Eskişehir Milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin 17. başkanı olan Hüsamettin Cindoruk, geçmişte Doğru Yol Partisi ve Demokrat Türkiye Partisi Genel Başkanlığı ve bir süre vekâleten Cumhurbaşkanlığı yaptı.
16 Mayıs 2009 tarihinde yapılan Demokrat Parti 5. Olağanüstü Büyük Kongresi'nde, 3. turda 559 oy alarak partinin genel başkanlığına seçildi. Genel başkanlığa gelmesinin ardından, Demokrat Parti ile Anavatan Partisi'nin birleşme sürecinde etkin rol aldı. İki parti 31 Ekim 2009 tarihinde Demokrat Parti çatısı altında bütünleşti ve Hüsamettin Cindoruk da bu bütünleşmenin başındaki isim oldu.
Siyasi kariyerini Demokrat Parti genel başkanı olarak sürdürdü ve Ocak 2011'e kadar bu görevde kaldı.
27 Ekim 2017 tarihinde Türkiye Barolar Birliği tarafından verilmeye başlanan Onur Ödülü'nün ilkine layık görüldü.
