Böcek ailesi davasında iddianame hazırlandı! İstenilen ceza belli oldu
İstanbul Fatih’te Böcek ailesinin ‘zehirlenme’ iddiasıyla hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianame 40. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. İddianamede 6 şüpheli hakkında ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak’ suçundan 3 yıldan 22,5 yıla kadar hapis istendi. İddianameden 'yanlış kimyasal kullanılması, yetkisiz personel çalıştırılması ve güvenlik önlemleri alınmadan işlem yapılması, sertifikasız ve izinsiz faaliyet gösteren ilaçlama firması' vurgusu ile ihmaller zinciri ortaya konuldu.
- İstanbul'da zehirlenerek yaşamını yitiren ailenin ölümüyle ilgili soruşturma tamamlandı.
- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iddianame hazırlandı.
- 6 şüpheli hakkında dava açıldı.
- Suçlama: "Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak".
- İstenen hapis cezası 3 yıldan 22,5 yıla kadar.
Fatih'te anne, baba ve 2 çocuğun zehirlenme şüphesiyle tedavi gördükleri hastanede hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmada 6 şüpheli hakkında 2 yıldan 22,5 yıla kadar değişen oranlarda hapis istemiyle iddianame düzenlendi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Fatih'te konakladıkları otelde fenalaşan Kadir Muhammet Böcek (6), Masal Böcek (3), anne Çiğdem Böcek ile baba Servet Böcek'in hastanede yaşamını yitirmesine ilişkin soruşturma tamamlandı.
İSTENİLEN CEZALAR BELLİ OLDU
Hazırlanan iddianamede, şüpheliler Serkan Kışı, Zeki Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak ve Muhammad Moeen Ud In Chıshtı'nın "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22,5 yıla kadar hapisle ayrı ayrı cezalandırılmaları istendi.
İddianamede Rustemsha Batyrov'un ise "taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapsi talep edildi.
Öte yandan, şüpheliler Fatih Tektaş, Mahmut Keser, Fahri Mustafa Orel, Ercan Erdoğan ve Yusuf Dalkılıç hakkında "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" ile "taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma" suçlarından, şüpheliler Doğan Cağferoğlu, Zeki Kışı, Serkan Kışı, Hakan Oğlak, Rustemsha Batyrov hakkında ise "taksirle yaralama" suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verildi.
İDDİANAMENİN DETAYLARINA ULAŞILDI: İHMALLER SAYMAKLA BİTMİYOR
Raporda, ilaçlama firmasıyla ilgili yapılan incelemede firmanın daha önce farklı bir adreste ilaçlama yaptığı, ilaçlama sonucunda bir çocuğun zehirlendiği ve uygulamayı yapanın da şüpheli Serkan Kışı olduğu, bu olayla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu aktarıldı.
Olayın yaşandığı oteli ilaçlayan şüpheli Doğan Cağferoğlu'nun herhangi bir sertifika kaydına rastlanmadığı ve izinsiz olarak biyosidal ürün uygulaması yaptığı raporda anlatıldı.
1. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan otopsi raporuna göre, kişilerin ölümünün kalmakta oldukları otelde böcekleri öldürmek amacıyla uygulanan ilaca bağlı zehirlenme sonucu meydana geldiği iddianamede yer aldı.
İddianamede yer verilen bilirkişi raporunda, yaşanan olayda ölümlerin gıda zehirlenmesi sonucunda gerçekleşmediği bu nedenle dosyada adı geçen gıda işletmelerinin olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığı belirtildi.
Bilirkişi raporunda, yanlış kimyasal (Alüminyum Fosfit) kullanılması, yetkisiz personel çalıştırılması ve gerekli güvenlik önlemleri alınmadan işlem yapılması nedeniyle, sertifikasız ve izinsiz faaliyet gösteren ilaçlama firması yetkilileri şüpheliler Zeki Kışı ve Serkan Kışı'nın asli kusurlu oldukları iddianamede belirtildi.
İddianamede, ilaçlama firması çalışanı şüpheli Doğan Cağferoğlu'nun ilaçlama konusunda herhangi bir sertifikası, bilgisi ve deneyimi olmamasına rağmen işlemi gerçekleştirdiği için asli kusurlu olduğu aktarıldı.
Otelin sahibi şüpheli Hakan Oğlak'ın yetkisiz ve ehliyetsiz kişilerle çalışarak, uygun olmayan biyosidal ürünlerle, iş sağlığı ve güvenliği önlemleri alınmaksızın ilaçlama faaliyetinin yürütülmesine onay verdiği, kimyasal risk içeren ilaçlama işlemi sırasında oteli tahliye etmeyip, acil durum personeli bulundurmayarak konaklayanların can güvenliğini sağlama konusundaki özen yükümlülüğünü ağır biçimde ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu iddianamede yer alan raporda belirtildi.
RESEPSİYON GÖREVLİSİ TALİ KUSURLU
Raporda, şüpheli Muhammad Moeen Ud Din Chıshtı'nın ilaçlama işlemiyle doğrudan bir ilgisi bulunmadığı, olay anında resepsiyondaki görev yerini terk ettiği, otel dışında bulunduğu ve acil durum tahliyesini/müdahalesini engelleyecek şekilde otelin dış kapılarını kilitli tuttuğu için olayda tali kusurlu olduğu kaydedildi.
