İspanyol dergisi HÜRJET’i kapağına taşıdı: Artık sadece eğitim uçağı değil! TUSAŞ Genel Müdürü açıkladı
İspanya’nın önde gelen havacılık ve savunma dergilerinden Avion Revue, Türk yapımı HÜRJET’i kapağına taşıdı. TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, HÜRJET’in yeni nesil hava gücü mimarisinde önemli bir rol üstlendiğini ifade etti.
- İspanya, HÜRJET'i F-5 ve AE.09 uçaklarının yerine entegre eğitim, avcı ve taarruz sistemi olarak tercih etti.
- HÜRJET, İspanya Hava ve Uzay Kuvvetleri envanterine "Saeta II" adıyla girecek ve ilk teslimatlar 2028'in son çeyreğinde yapılacak.
- Uçaklar Türkiye'de üretilecek, ardından İspanya'da modernizasyon ve konfigürasyon işlemleri yapılacak.
- HÜRJET, 5. ve 6. nesil operasyonel konseptlere uygun, klasik bir eğitim uçağının ötesinde stratejik ve yüksek performanslı bir platform olarak öne çıkıyor.
İspanya’nın havacılık ve savunma alanındaki önemli yayınlarından Avion Revue, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, ile yaptığı röportajda, Türkiye’nin geliştirdiği HÜRJET’in yalnızca bir eğitim uçağı olmadığını, yeni nesil hava gücü mimarisinin merkezinde yer alan bir platform olarak öne çıktığını yazdı.
Röportajda, İspanya’nın HÜRJET’i F-5 ve AE.09 uçaklarının yerine Entegre Eğitim, Avcı ve Taarruz Sistemi olarak tercih ettiği ifade edildi. İlk teslimatların 2028’in son çeyreğinde planlandığı, uçakların Türkiye’de üretileceği, ardından İspanya’da modernizasyon ve konfigürasyon işlemlerinin yapılacağı kaydedildi.
"SAETA II" ADIYLA ENVANTERE GİRECEK
Dergi, İspanya Hava ve Uzay Kuvvetleri’nin HÜRJET’i “Saeta II” adıyla envanterine katacağı da duyurdu.
Sözleşmenin kapsamına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avion Revue, anlaşmanın İspanya’da bir Dönüşüm Merkezi kurulmasını, Talavera la Real Hava Üssü’ndeki Avcı ve Saldırı Okulu Eğitim Merkezi’nin yenilenmesini ve üssün işletme ile bakımına yönelik entegre hizmet paketini içerdiğini ele aldı.
Röportajda, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ)’nin son yıllarda aynı anda birden fazla platformu tasarlama, üretme ve hizmete alma kapasitesine dikkat çekilirken, HÜRJET’in bu strateji içindeki konumu TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu’na soruldu. Demiroğlu, soruya şu sözlerle cevap verdi:
53 YILLIK BİRİKİM
"53 yıllık deneyimiyle TUSAŞ , tasarım, üretim, test ve sertifikasyon gibi kapsamlı bir deneyime sahip, dünyanın önde gelen uçak üreticilerinden biri olarak kendini kanıtlamıştır. Şirketin biriktirdiği teknik bilgi, kurumsal sürekliliği ve disiplinli üretim kültürü, bireysel projelerin ötesine geçerek programların uzun vadede olgunlaşmasını ve sürdürülebilirliğini sağlamada belirleyici bir rol oynamaktadır.
Şu anda Türk KAAN avcı uçağı, HÜRJET eğitim uçağı, HÜRKUŞ görev uçağı gibi kritik platformlar aracılığıyla mühendislik vizyonunu sergiliyoruz. TUSAŞ, Türk KAAN avcı uçağı, HÜRJET eğitim uçağı, HÜRKUŞ görev uçağı, çok amaçlı T625 GÖKBEY helikopteri, T129 ATAK saldırı helikopteri ile ANKA, AKSUNGUR ve ANKA III insansız hava araçları gibi kritik platformlar üzerinden bu vizyonu ortaya koyuyor.
Askeri havacılığın ötesinde, TUSAŞ aynı zamanda Boeing ve Airbus gibi dünya çapında havacılık liderlerinin güvenilir stratejik üretim ortağı. Şirketimiz uluslararası havacılık ekosistemindeki konumunu güçlendiriyor."
Demiroğlu, HÜRJET’in konumuna ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
"TUSAŞ mühendislik mükemmelliğinin en görünür örneklerinden biri olan HÜRJET, bir eğitim uçağından çok daha fazlasını temsil ediyor. Bu platform, yüksek performans, gelişmiş sistem entegrasyonu ve verimlilik odaklı bir tasarım felsefesiyle geliştirilmiş olup, Türkiye’nin modern hava kuvvetleri vizyonunu yansıtıyor."
HÜRJET NE ZAMAN TESLİM EDİLECEK?
İlk teslimatların 2028’in son çeyreğinde yapılması planlanıyor. Uçaklar tesislerimizde üretilecek ve İspanya’da Hava ve Uzay Kuvvetleri’nin gereksinimlerine uyum sağlamak için gerekli güncellemeler ve modifikasyonlar yapılacaktır. EdA, F-5’in halefini Saeta II olarak belirlemiştir.
Röportajda ayrıca HÜRJET programının gelişimine de yer verildi. İlk uçuşundan bu yana 33 ayı geride bırakan programda, çeşitli prototiplerin 360’tan fazla uçuş gerçekleştirdiği ve 280 saatin üzerinde uçuş süresine ulaşıldığı aktarıldı.
İSPANYA NEDEN TÜRKİYE DEDİ?
Avion Revue’nün "İspanya neden HÜRJET’i seçti?" sorusuna cevap veren Mehmet Demiroğlu, HÜRJET’in tasarım felsefesine dikkat çekerek şunları söyledi:
"Birçok eğitim uçağı geçici tasarım felsefelerine göre geliştirilmiştir. Ancak HÜRJET, başından itibaren en son nesil mimariye sahip olarak tasarlandı. Beşinci ve altıncı nesil operasyonel konseptlere uygun olarak geliştirilen platform; sensör füzyonu, ağ merkezli savaş yetenekleri, yüksek durum farkındalığı ve insan-makine işbirliği ilkelerini bünyesinde barındırıyor."
HÜRJET: EĞİTİM UÇAĞININ ÖTESİNDE BİR PLATFORM
Demiroğlu, HÜRJET’in klasik bir eğitim uçağı anlayışıyla sınırlandırılmadığını vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu:
"HÜRJET, geleneksel bir eğitim fonksiyonuyla sınırlı kalan platformlardan farklı olarak, modern savaş uçaklarıyla eğitim arasındaki boşluğu kapatan, gelişmiş ve tam donanımlı bir jet eğitim uçağı olarak tasarlandı. Süpersonik yapısı, gelişmiş aviyonik mimarisi, açık sistem felsefesi, düşük işletme maliyetleri, yüksek eğitim verimliliği ve modern dijital kokpitiyle HÜRJET, sınıfının en yetkin jet eğitim platformları arasında yer alıyor."
İSPANYA’NIN TERCİHİ: STRATEJİK BİR KARAR
İspanya’nın tercihinin yalnızca mevcut ihtiyaçlarla açıklanamayacağını belirten Demiroğlu, kararın daha geniş bir vizyonu yansıttığını ifade etti:
"İspanya’nın HÜRJET’i seçmesi, sadece bugünün eğitim gereksinimlerine verilen bir cevap olarak görülmemeli. Bu tercih, hava gücünün gelecekte geçireceği dönüşümle uyumlu, stratejik bir karar niteliği taşıyor."
YENİ NESİL SAVAŞ UÇAKLARINA GEÇİŞTE EĞİTİM ROLÜ
Yeni nesil savaş uçaklarının pilot eğitiminde köklü bir dönüşüm gerektirdiğine dikkat çeken Demiroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Beşinci ve altıncı nesil platformlar, daha yüksek düzeyde kurumsal hazırlık, dijital bilgi ve pilot yetkinliği gerektiriyor. Bu da gelişmiş eğitim çözümlerini her zamankinden daha kritik hale getiriyor. HÜRJET’in seçilmesi, hava kuvvetlerinin bu ihtiyacı stratejik bir avantaja dönüştürmesini sağlıyor. Platform, yeni nesil savaş uçaklarına sorunsuz bir geçiş sunarken, aynı zamanda uygun maliyetli, verimli ve teknolojik olarak uyumlu bir eğitim altyapısı sağlıyor."
"NATO STANDARTLARI VE MÜTTEFİK DOKTRİNLERİYLE UYUM"
NATO standartlarına uyum konusuna da değinen Demiroğlu, HÜRJET’in müttefik doktrinleri temel alınarak geliştirildiğini belirtti:
"Bugün NATO üyesi ülkeler, dünyanın en gelişmiş hava kuvvetlerini işletiyor ve ortak tatbikatlar ile çok uluslu operasyonlar yürütüyor. Bu seviyedeki operasyonel kapasite, standartlaştırılmış eğitim sistemleri ve birlikte çalışabilir platformlar üzerine kuruludur. HÜRJET, NATO standartları ve müttefik eğitim doktrinleriyle tam uyum sağlayacak şekilde tasarlandı."
TÜRKİYE–İSPANYA SAVUNMA İŞBİRLİĞİNDE SON DURUM
Demiroğlu, platformun iki ülke arasındaki savunma işbirliğine de uzun vadeli katkı sağlayacağını söyledi:
"2022 yılında Türk Hava Kuvvetleri envanterine giren HÜRJET, İspanya’nın yeni eğitim mimarisine geçiş sürecini de destekleyecek. Bu süreç, Türkiye ile İspanya arasındaki uzun vadeli işbirliğini daha da güçlendirecek."
Röportajın devamında Avion Revue’nin, İspanya kararının uluslararası işbirliklerine etkisine ilişkin sorusunu da cevaplayan Demiroğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Uluslararası havacılık pazarı açık ve dinamik bir yapıya sahip. Birçok ülke ve potansiyel yeni ortakla görüşmelerimiz sürüyor. İspanya’nın kararı, gelecekteki uluslararası işbirlikleri için güçlü bir referans noktası oluşturacaktır."
HÜRJET programının uzun soluklu bir yolculuk olduğunu vurgulayan Demiroğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
"HÜRJET’in yolculuğu henüz yeni başladı. Bu uzun ve istikrarlı bir süreç. TUSAŞ mühendisliğine, disiplinine ve kurumsal gücüne duyduğu güvenle bu yolculuğu sürdürüyor. Gökyüzünde ulaşılan her kilometre taşı, bu güvenin doğal bir yansımasıdır."
