Habercilikte tevazu gösteremeyiz!
Türkiye'nin, "Özgür Suriye Ordusu'nun kampına ve Arakan'a giren" ilk gazete olduğunu hatırlatan Genel Yayın Yönetmenimiz Nuh Albayrak, "Daha aktif habercilik yapmaya çalışıyoruz. Gündem belirleyen haberlere imza atıyoruz" dedi.
Onbeş günde bir yayınlanan ünlü pazarlama uzmanlık dergisi Marketing Türkiye, Kasım ayının ilk sayısında Genel Yayın Yönetmenimiz Nuh Albayrak ile röportaj yaparak, Türkiye Gazetesinin son yıllarda sergilediği başarılı haberciliğini sordu.Gazeteciliğe başlama serüveninden, genel yayın yönetmenliğine uzanan hikayesini anlatan Albayrak, Türkiye'de gündem oluşturan haberlere imza attıklarını belirterek "Habercilikte çok da iyi yerlere geldiğimizi düşünüyorum. Bu konuda tevazu gösteremeyiz" dedi.HABERİ PDF HALİNDE OKUMAK İÇİN TIKLAYINAlbayrak, "Twitter hesabınızdan Sabah gazetesinin özel haberlerinizi alıp manşet yaptığını yazdınız. Özel haberlerinizin başka gazeteler tarafından alınmasına çok rastlıyor musunuz?" şeklindeki soruya şöyle cevap verdi: "Özel haberlerimiz kullanıldığında bunu mutlaka sosyal medyada duyuruyorum. Bunu haberlerimizi kullanan gazeteleri suçlamak için yapmıyorum. Biz son dönemlerde daha aktif habercilik yapmaya çalışıyoruz. Buna gayret ediyoruz. Çok da iyi yerlere geldiğimizi düşünüyorum. Dijital medyaya gösterilen ilgiyle yazılı basın gerilemiş gibi görünse de sizin hala ilgi gören bir içeriğiniz varsa bunu gazetede yayınlarsınız, gazete biterse web sitenizde yayınlarsınız. Kandil'e gidip Karayılan'la röportaj yapmaktan tutun da Özgür Suriye Ordusu'nun kampına ilk giren gazeteciler bizim muhabirlerimiz. Arakan'daki olaylar muhabirimiz Osman Sağırlı'nın yaptığı röportajlardan sonra Türkiye'nin gündemine geldi. Tevazu gösteremeyeceğimiz haberlerimiz var. Sorun şu ki; biz bu işlerimizi iyi duyuramıyoruz. Ama haberciliğimiz, gazetemiz çok değişti. Hadi okuyucu okumuyor, görmüyor. Meslektaşlarımızın bizde olup bitenlerden habersiz olması bana dokunuyor. Hiç haberleri yokken 'Bizimle aynı haberi yapmışlar' desek bile affedemediğim bir şey daha var ki; bu gazete her gün yayınlanıyor, diğer tüm gazetelere gönderiliyor. Haberlerime bakmıyorsa bu onun problemi. Ama benim haberimi iki gün sonra farklı ifadelerle yayınlıyorsa bu onların eksiği. Buna suç diyemem ama ben bir başka gazetenin haberini yayınlamam. O gazeteye de okuyucuya da saygısızlık olur."Türkiye Gazetesinin şimdiye kadar kurulduğu dönemde belirlediği yayın politikasından hiçbir taviz vermediğini, başından beri muhafazakâr bir çizgide yer aldığını belirten Nuh Albayrak, "Medyada ciddi bir cepheleşme söz konusu. Siz neredesiniz?" sorusuna şöyle karşılık verdi: "Hiçbir zaman radikal olmadık. Hiçbir zaman rejim düşmanlığımız olmadı, bu ülkenin askeriyle derdimiz olmadı. Ama hep demokrasiden yana tavır aldık. Son dönemlerde Türkiye'de toplum açısından birçok şeyin değiştiğini görüyorum. Daha önce var olan orta kesim uçlara yöneldi. Eskiden taraf olmak bir riskti, şimdi ise bir gereklilik... Ama artık tarafsızlık para etmiyor. Peki, neyin tarafı olacağız? İşte burada yayın çizginizi ve tarafınızı belirlemeniz gerekiyor. Dindar mı, anti dindar mı, laik mi, anti laik mi olacağınıza siz karar vereceksiniz. Hatta toplumun genel sorunları olan insan hakları, çevre kirliliği gibi konular da bunlara dâhil olabilir. Bir şeyin tarafı olmanız, bir şeyi savunmanız gerekiyor. Bu analizden sonra biz yine muhafazakarlık ve demokrasi, insan hakları gibi konularda söz sahibi olan bir yayın olmayı seçtik."
HABERİ PDF HALİNDE OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
Bizi Takip Edin
YORUMLAR
