İmamoğlu davasında önemli gün: Altıncı duruşma başladı
İstanbul'da, "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasında, 107’si tutuklu toplam 407 sanığın yargılandığı davanın altıncı duruşması başladı. Duruşmaya Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar katıldı. Duruşmada, İBB iştirak şirketi Ağaç AŞ. çalışanlarının savunmaları alınırken, Ağaç AŞ Satın Alma Şefi tutuklu sanık Fatih Yağcı rüşvet iddialarını reddederek suçsuz olduğunu savundu. Duruşma, aranın ardından devam edecek.
- Ağaç AŞ Satın Alma Müdürü Ümit Polat ve Satın Alma Şefi Fatih Yağcı'nın çapraz sorguları yapıldı.
- Sanık Fatih Yağcı, hakkındaki iddiaları reddetti ve suçsuz olduğunu belirtti.
- İddianamede, suç örgütünün 2014'ten bu yana faaliyet gösterdiği ve elde edilen menfaat ile kamu zararının yaklaşık 160 milyar TL ve 24 milyon ABD doları olduğu belirtiliyor.
- İddianamede Ekrem İmamoğlu hakkında 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapis cezası isteniyor.
"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın altıncı duruşması başladı.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 107 tutuklu sanık katıldı.
Bazı tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları da duruşmaya geldi. Duruşmaya, tutuklu sanıkların sadece birinci dereceden birer yakını izleyici olarak alınırken, tutuksuz sanıkların yakınlarının salona girişine izin verilmedi. CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş da duruşmada hazır bulundu. Duruşma salonu çevresinde ve içerisinde, jandarma ekiplerince geniş güvenlik önlemleri alındı.
ÜMİT POLAT'A ÇAPRAZ SORGU
Duruşmada, İBB iştirak şirketi Ağaç AŞ Satın Alma Müdürü tutuklu sanık Ümit Polat'ın çapraz sorgusu yapıldı. Polat'ın ardından Ağaç AŞ Satın Alma Şefi tutuklu sanık Fatih Yağcı'nın savunmasına geçildi.
Sanık Yağcı, Ağaç AŞ'de 21 yıl çalıştığını, kariyerinin son 5 yılında ise satın alma şefliği yaptığını belirterek, "Satın alma biriminde iki şeflik vardı. Biri ihale şefliği diğeri benim olduğum şefliktir. İki şefliğin görev ve sorumluluk alanları farklıdır. Biz bitki alımlarıyla ilgileniriz, benim görevim birimin işleyişini ve satın alma süreçlerini yönetmektir." ifadelerini kullandı.
Firmalardan aldıkları teklifleri genel müdürlüğe gönderdiklerini anlatan Yağcı, "Piyasaya hakim olmak için sezona göre sürekli seyahat ederiz. Hem yeni firmaları listemize eklemek hem de sözleşme yaptığımız firmaların ürünlerini takip etmek için ziyaretlerimizi yapar, rapor hazırlarız." dedi.
"KİMSEYLE PARA ALIŞVERİŞİNDE BULUNMADIM"
Sanık Yağcı, iddianamede yer alan Gürgen kod adlı gizli tanığın kendisiyle ilgili ifadelerinin asılsız olduğunu öne sürdü. Kimseyle bir para alışverişinde bulunmadığını savunan Yağcı, şöyle devam etti:
"Bana teslim edilen herhangi bir para veya ona benzer bir şey de yoktur. İddianamedeki bazı kişilerle ortak baz vermem, ofisin fiziki koşullarından kaynaklıdır. Ofisim, misafir bekleme odasıyla yan yanadır. Gelen her misafirin benimle baz vermesi normaldir. Dinçer Kantar adlı kişiyle iş dışı bir görüşmüşlüğüm yoktur. İddianamede, rüşvet paralarını teslim ederek rüşvet suçu işlediğim söyleniyor. Kimseden para almadım, para alınmasına aracılık etmedim. Tutukluyum, ismim lekelendi. Suçsuzum, tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum."
Yağcı, kendisine atılan "Ekrem İmamoğlu'nun aldığı rüşveti, nasıl aldığı ortaya çıktı!.." başlıklı haber linki üzerine "Peşimizi bırakmıyorlar a.." şeklinde yanıt vermesini, "Daha önce de başkaları aynı haber linklerini atmışlardı, o yüzden öyle yazdım." diye açıkladı.
Duruşma öğle arasının ardından devam edecek.
İDDİANAMEDEN DETAYLAR
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor. Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi ise "sanık" olarak bulunuyor.
Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapıldı.
Örgütün şemasının çizildiği iddianamede, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor. Şemada Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı 10 örgüt üyesinin olduğu, 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.
İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.
İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.
İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.
Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
