İttifakın geleceği yine Türkiye’de çiziliyor: 2004'te "ideal ülke", 2026'da "kilit aktör"
Türkiye, 22 yıl aradan sonra yeniden dünya siyasetinin merkezine yerleşiyor. Yarın Ankara’da düzenlenecek olan 36. NATO Zirvesi ile İttifak’ın "belirsizlikler çağı"ndaki geleceği şekillenirken, Türkiye Gazetesi arşivleri ışığında 2004 İstanbul Zirvesi’nde yaşanan tarihi dönüm noktalarını hatırlıyoruz.
- 2026 NATO Ankara Zirvesi'ne ABD Başkanı Donald Trump dahil 32 devlet başkanı ve binlerce delegasyon katılacak.
- 2004 İstanbul Zirvesi, NATO'nun dönüşüm sürecinde milat kabul ediliyor ve 46 farklı ülkeden üst düzey delegasyon katılmıştı.
- 2004 zirvesi sırasında Başkan Bush, Türkiye'yi İslam dünyasına örnek göstererek "İdeal ülkesiniz" demiş ve Türkiye'nin AB üyeliğine destek vermişti.
- 2004 zirvesinden önce Başkan Bush Ankara'da temaslarda bulunarak PKK, KKTC ve Kerkük konularında destek sözü vermişti.
- 2004 İstanbul Zirvesi, Türkiye'nin AB yolculuğunda "Avrupa kapılarının açıldığı" stratejik bir dönemeç olarak görülüyor.
- 2004 zirvesinde İttifak'ın yapısındaki en büyük genişleme dalgası yaşandı ve 7 yeni üye ülke tam üye sıfatıyla yer aldı.
Başkent Ankara, yarın küresel güvenlik mimarisinin yeniden inşa edildiği en kritik diplomatik sahnelerden birine ev sahipliği yapacak. ABD Başkanı Donald Trump dahil 32 devlet başkanının ve binlerce delegenin katılımıyla gerçekleşen 2026 NATO Ankara Zirvesi, Türkiye’nin askeri katkısını, savunma sanayisindeki atılımını ve lider diplomasisini tüm dünyaya bir kez daha ilan ediyor.
56 bini aşkın güvenlik personelinin görev yaptığı bu dev organizasyon, akıllara tam 22 yıl önce, 2004 yılında, yine Türkiye’de gerçekleşen ve NATO’nun dönüşüm sürecinde milat kabul edilen tarihi İstanbul Zirvesi’ni getiriyor.
22 YIL ÖNCE İSTANBUL: "GÖZLER TÜRKİYE'DEYDİ"
2026 Ankara Zirvesi’nin heyecanı yaşanırken, Türkiye’nin NATO tarihindeki en büyük sınavlarından biri olan 2004 İstanbul Zirvesi’ni, dönemin Türkiye Gazetesi manşetleri ve arşiv kayıtları ışığında derinlemesine hatırlıyoruz.
İşte 22 yıl önce, 28-29 Haziran 2004 tarihlerinde İstanbul’un dünya siyasetinin kalbi olduğu o günlerde yaşananlar:
"NATO’YA DÜĞÜMLENDİK"
2004 yılındaki tarihi zirve sırasında sadece Türkiye’nin değil, tüm dünyanın gözü kulağı İstanbul’a kilitlenmişti. Gazete manşetlerine "NATO’ya düğümlendik" ifadesiyle yansıyan bu atmosfer, 3 bin 500'ü aşkın basın mensubunun ve 46 farklı ülkeden gelen üst düzey delegasyonun katılımıyla İstanbul'u küresel diplomasinin yegane merkezi haline getirmişti.
İSTANBUL’DA HAYAT DURDU: OLAĞANÜSTÜ GÜVENLİK
Zirve süresince İstanbul’da adeta "sıkıyönetim" havası hâkimdi. Yaklaşık 3 bin delege için şehir güvenlik çemberine alınmış, yerli ve yabancı jetler İstanbul semalarında devriye atmıştı. Güvenlik önlemleri o kadar ileri boyuttaydı ki, kentin simgelerinden Kapalıçarşı dahi ziyarete kapatılmıştı. PTT ise bu tarihi anın unutulmaması adına zirveye özel pullar ve tarih damgalı zarflar hazırlamıştı.
TÜRKİYE İÇİN "İDEAL ÜLKE" VURGUSU
Zirvenin en unutulmaz anlarından biri, Başkan Bush’un Galatasaray Üniversitesi’nde gençlere ve dünyaya seslendiği konuşmaydı. Bush, Türkiye’yi 150 yıllık demokrasi tecrübesiyle İslam dünyasına örnek göstererek "İdeal ülkesiniz" ifadesini kullanmıştı. Ayrıca Türkiye’nin Avrupa ile yapay sınırlarla ayrılmasına karşı olduklarını belirterek, Türkiye’nin AB üyeliğine o dönemde güçlü bir destek vermişti.
BUSH’UN ANKARA MESAİSİ: PKK, KIBRIS VE KERKÜK SÖZÜ
İstanbul’daki dev zirveden bir gün önce, dönemin ABD Başkanı George W. Bush Ankara’ya gelerek kritik temaslarda bulunmuştu. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile yapılan görüşmeler, Türkiye Gazetesi’nin "Bush söz verdi" manşetiyle duyurulmuştu: "Türkiye'nin hassasiyet gösterdiği hususlarda en kısa sürede harekete geçilecektir."
Bush bu görüşmelerde; Irak’ın kuzeyindeki PKK varlığına karşı somut adım atılacağı, KKTC üzerindeki izolasyonların kaldırılması için çaba gösterileceği ve Kerkük’ün statüsü gibi Türkiye’nin "kırmızı çizgisi" olan konularda tam destek sözü vermişti.
"AVRUPA KAPISI AÇILIYOR"
2004 İstanbul Zirvesi, aynı zamanda Türkiye’nin Avrupa Birliği yolculuğunda "Avrupa kapılarının açıldığı" stratejik bir dönemeç olarak hafızalara kazınmıştı. Zirve sırasında dönemin liderleri, Türkiye'nin Avrupa ile "yapay sınırlarla" ayrılmaması gerektiğini savunurken; özellikle 1963 Ankara Anlaşması’na atıfla "41 yıl önce verilen sözün tutulması gerektiği" vurgusu, Türkiye’nin Batı dünyasındaki yerinin tescillendiği güçlü mesajlardan biri olmuştu.
LİDERLER MASADAYKEN GELEN "IRAK" SÜRPRİZİ
Zirve oturumları tüm hızıyla sürerken, dünya ajanslarına düşen bir haber İstanbul’daki atmosferi bir anda değiştirdi. Irak’ta egemenliğin geçici hükümete, planlanan tarihten daha önce devredildiği haberi liderlere ulaştı. NATO liderleri geleceğin güvenlik politikalarını tartışırken, Irak’ta yeni bir dönemin başladığı haberi zirvenin en sıcak gündem maddesi haline gelmişti: "Müttefik ülkeler Irak ordusunu eğitecek. Bu konuda, Türkiye de görev üstlenecek."
DİPLOMASİNİN DİĞER YÜZÜ
Zirve sadece sert güvenlik politikalarından ibaret değildi. Dönemin "First Ladyleri" Laura Bush ve Emine Erdoğan rehberliğinde lider eşleri, İstanbul’un tarihi güzelliklerini keşfetmişti. Sultanahmet Camii, Topkapı Sarayı ve Sadberk Hanım Müzesi’ni gezen heyet, ardından düzenlenen Boğaz turuyla Türkiye’nin kültürel tanıtımına büyük katkı sağlamıştı.
NATO’NUN EN BÜYÜK GENİŞLEME DALGASI
2004 İstanbul Zirvesi, İttifak’ın yapısal olarak en çok büyüdüğü toplantı olarak tarihe geçti. Mart 2004’te birliğe katılan Bulgaristan, Estonya, Letonya, Litvanya, Romanya, Slovakya ve Slovenya’dan oluşan 7 yeni üye ülke, ilk kez İstanbul’da tam üye sıfatıyla masada yer almıştı. Bu durum, NATO’nun Soğuk Savaş sonrası gerçekleştirdiği en büyük genişleme hamlesiydi.
İSTANBUL İŞBİRLİĞİ GİRİŞİMİ VE BÖLGESEL STRATEJİLER
Bugün Ankara’da özel oturumlarla anılan İstanbul İşbirliği Girişimi (İİG), tam 22 yıl önce bu zirvede hayata geçirilmişti. Katar, Bahreyn, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni kapsayan bu girişimle, NATO’nun Ortadoğu ve Körfez ülkeleriyle olan bağları stratejik bir boyuta taşınmıştı. Zirvede ayrıca NATO’nun Afganistan’daki rolünün genişletilmesi ve Irak güvenlik güçlerine eğitim desteği verilmesi gibi kritik operasyonel kararlar alınmıştı.
TÜRKİYE’YE YENİ ROL: "İDEAL ÜLKE"DEN "KÜRESEL ANAHTAR"A
2026 yılında Ankara’da düzenlenen bu tarihi buluşma, Türkiye’nin sadece askeri katkısını değil, aynı zamanda savunma sanayisindeki atılımını, kriz yönetimi kapasitesini ve lider diplomasisini tüm dünyaya ilan ettiği bir sahne niteliği taşıyor. Özellikle bu yıl ilk kez zirvenin resmi programına dahil edilen Savunma Sanayi Forumu, Türkiye'nin teknolojik gücünün NATO’nun gelecek stratejilerindeki merkezi yerini tescilliyor.
22 yıl önce "yol gösterici" bir model olarak görülen Türkiye, bugün 2026'da NATO’nun "belirsizlikler çağı"ndaki yeni rotasını çizen ve küresel güvenlik mimarisinde ağırlığını her geçen gün artıran bir "anahtar aktör" olarak öne çıkıyor.
