'La Casa De Samsun' davasında karar! Hesaplarına 16 milyar TL gelmişti: Yanan ben oldum
Kamuoyunda "La Casa De Samsun" olarak anılan davada karar çıktı. Mahkeme 5 yıl önce hesabına 16 milyar TL aktarılan 2 kardeşe 5 ay hapis cezası verdi. Kardeşlerden Emre Gezek karara “Bu hikayede yanan ben oldum. Milyonlarca kişinin kullandığı bankada sadece 2 kişiye denk gelmiş” diyerek tepki gösterdi.
- Recep ve Emre Gezek kardeşler, 16 milyar TL'nin hesaplarına aktarılmasıyla ilgili davada 5'er yıl hapis cezasına çarptırıldı.
- Mahkeme, kardeşlerden bankanın zararının tahsil edilmesine de hükmetti.
- Recep Gezek, olayın ağabeyinin telefonunu kullanmasıyla başladığını ve kendi hesabından yaptığını düşünmediğini belirtti.
- Gezek, bankanın yatırım havuzuna girmenin bu kadar kolay olmaması gerektiğini ifade etti.
- Olayın ardından Recep Gezek, 5 yıl boyunca suçsuzluğunu ispatlamaya çalıştığını dile getirdi.
Samsun'da 2022 yılında bir özel bankanın mobil uygulamasındaki sistemsel açık nedeniyle Recep ve Emre Gezek kardeşlerin hesaplarına 16 milyar TL aktarıldı.
Kamuoyunda "La Casa De Samsun" olarak anılan olaya ilişkin davada mahkeme, Recep (30) ve Emre (35) Gezek kardeşleri "bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık" suçundan 5'er yıl hapis cezasına çarptırdı. Aynı zamanda bankanın zararının da kardeşlerden tahsil edilmesine hükmetti.
“4-5 BANKA HESABINDAN BU İŞLEMİ YAPIYOR”
Kararın ardından ilk kez konuşan Recep Gezek, "5 yıl boyunca suçsuzluğumu ispatlamaya çalıştım. Bu hikayede yanan ben oldum" diyerek tepki gösterdi. Recep Gezek, olayın detaylarını şöyle anlattı:
5 yıl önce aynı evde yaşadığım ağabeyimin telefona ihtiyacı vardı. Telefonumu ona verdim. Benim iş yerimde telefon kullanımı yasaktı. 8 saat telefon kullanamayacaktım. Telefonumdan 'şifreyi unuttum' dedikten sonra gelen mesaj ile şifre almak kolaydı. Ağabeyimin paraya ihtiyacı vardı. Benim banka hesaplarıma giriyor. Sadece olayın yaşandığı banka değil, birçok banka hesabıma girmiş. Bankanın faturalardan artan paralar ile yapılan ufak tefek yatırımlar var. Orada yatırım hesabıma giriyor. Hisse senedi menüsünden 'para çek' diye bir menü var. Banka tüm kullanıcılarına sunuyor. Buraya miktar yazıyor ve onaylanıp mevduat hesabıma geçiyor. Miktarlar yazıyor ve mevduat hesabına geçiyor. 'Acaba benim param mı, yoksa bankada bir sıkıntı mı var' diyerek kendi hesabından, kız arkadaşının hesabından deniyor ve 4-5 banka hesabından bu işlemi yapıyor.
“SADECE 2 KİŞİYE DENK GELMİŞ”
Gezek, "O dönem hesabıma 16 milyar TL'lik bir para geçişi oldu. Bu geçiş sadece benim hesabımda oldu. Daha sonra haberler olunca Kocaeli'de bir kişinin de bu şekilde yaptığı ortaya çıktı. Milyonlarca kişinin kullandığı bankada sadece 2 kişiye denk gelmiş. Sadece hisse senedi menüsü var ve oraya miktar yazılınca onaylanıyor. Karşı tarafın avukatları mahkemede benim yazılıma müdahale ettiğime dair savunmalar yaptı. Gerekçeli kararda ise o an oluşan teknik bir aksaklıktan bahsediyorlar” dedi.
“BU HİKAYEDE YANAN BEN OLDUM”
“16 milyar hesaba geçtiğini duyduğumda böyle bir paranın olacağını kimse düşünmez. Ağabeyim ilk gösterdiğinde kendi hesabından yaptığını düşündüm. Benim hesabımdan yaptığını düşünmedim” diye konuşan Gezek “Haberlerde atılan 2 günlük milyarder heyecanı gibi bir şey yok. Heyecan değil, tedirginlik duydum. Bu hikayede yanan ben oldum. Kasti olarak kullandırma yok” diye belirtti.
Bankanın süreç boyunca farklı iddialar ortaya attığını öne süren Gezek, şunları söyledi:
Ağabeyimin bir hatası var. Kaynağını bilmediği bir parayı kendince kullanmak oldu. O da miktarı azken kullanmaya başladığını söylüyor. Miktar azken kullanmaya başlıyor ve devamını getiriyor. Mahkemede hakim bey bu olayın sorumlusu olarak beni tuttu. Ben suçsuzluğumu ispat etmeye çalışırken buna gerek duymadı. Bu paranın kaynağı ne? Önemli olan kısım da bu. 'Yatırım havuzumuza girdiler, aldılar ve çıktılar' diyorlar. 'Hiçbir şekilde bankamızın onayı yoktur' diyorlar ama yatırım havuzuna girmek bu kadar kolay olmamalı.
