Meclis Komisyonu vahim tabloyu ortaya koydu! Mahalle kültürü bitti, çocuk suçlu sayısı arttı
Suça sürüklenen çocuklar sorununu araştırmak amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonunun taslak raporu, çocuk suçluluğunun büyük ölçüde kent merkezlerinde yoğunlaştığını ortaya koydu.
- Suça sürüklenen çocukların yaklaşık %88,9 ila %90'ı şehirlerde yaşarken, köylerde bu oran %4 ila %10,5 arasında değişmektedir.
- Kentlerde geleneksel sosyal kontrol mekanizmalarının zayıflaması, aile, akrabalık ve komşuluk ilişkilerinin kırsala göre daha az etkili olması çocuk suçluluğunu artırmaktadır.
- İç göç hareketleri, kırdan kente göç eden ailelerin kent yaşamına uyum sürecinde yaşadığı ekonomik ve sosyal güçlükler nedeniyle çocukları daha kırılgan hale getirmektedir.
- Antalya'da yapılan bir araştırmaya göre, adli sürece dâhil olan çocukların %41'i iç göç nedeniyle çevre değişikliği yaşayan ailelerin çocuklarıdır.
- Risk altındaki çocukların erken tespit edilerek gerekli destek mekanizmalarının devreye alınması amacıyla zorunlu psikososyal tarama sistemi kurulması önerilmiştir.
- Güvenli kentsel tasarım ve çocuk dostu mekânsal planlama anlayışının yaygınlaştırılması, yerel yönetimlere mahalle bazında çocuk güvenliği ve suç riski değerlendirmeleri yapma sorumluluğu verilmesi önerilmiştir.
Son yıllarda suça karışan çocuk sayısı oldukça arttı. Bunun önüne geçmek için Meclis'te araştırma komisyonu kuruldu. Uzun süredir bu konu üzerinde çalışma yürüten TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu taslak raporunu hazırladı. Rapor, çocuk suçluluğunun büyük ölçüde kent merkezlerinde yoğunlaştığını ortaya koydu. Komisyonun raporu şöyle:
Okul saldırıları sonrası skandal paylaşımlar yapmışlardı! 36 suça sürüklenen çocuk hakkında karar
AKRABA VE KOMŞULUK SUÇU ÖNLÜYOR
Kentleşme, göç ve dezavantajlı yaşam şartları çocukları suç riskiyle karşı karşıya bırakıyor. Suç işleyen çocukların yüzde 90'ı şehirlerde yaşıyor. Köylerde ise bu oran yüzde 4 ile yüzde 10 arasında değişiyor. Kentlerde suç oranlarının daha yüksek olmasının sebeplerinden biri, geleneksel sosyal kontrol mekanizmalarının zayıflaması. Kırsal kesimde aile, akrabalık ve komşuluk ilişkileri çocuklar üzerinde daha güçlü bir denetim sağlıyor.
ŞEHRE GÖÇ ÇOCUĞU ETKİLİYOR
Yerleşim yerlerine göre suç türleri de farklılık gösteriyor. Kırsal bölgelerde daha çok geleneksel çatışmalara dayalı suçlar görülüyor. Şehirlerde ekonomik ve sosyal uyum problemlerine bağlı olarak hırsızlık, gasp, uyuşturucu madde suçları daha yaygın. Kırdan göç eden aileler, kent yaşamına uyum sürecinde çeşitli ekonomik ve sosyal güçlüklerle karşılaşıyor. Bu aileler çoğu zaman altyapı ve sosyal imkânlar bakımından yetersiz bölgelerde ikame ediyor. Bu durum çocukların sosyal çevrelerini ve gelişim süreçlerini doğrudan etkiliyor. Antalya’da gerçekleştirilen bir araştırmada, adli sürece dâhil olan çocukların yüzde 41’inin köyden kent ettiği belirlendi.
Gaziantep'te dehşet! 17 yaşındaki çocuk, pompalı tüfekle babasını katletti
MAHALLE KÜLTÜRÜ GERİ GELMELİ
Çocuklarda görülebilecek duygusal ve davranışsal sorunların erken aşamada tespit edilmesi amacıyla zorunlu psikososyal tarama sistemi kurulmalı. Bu sistem sayesinde risk altındaki çocuklar daha erken belirlenip ve gerekli destek mekanizmaları devreye alınabilir.
Güvenli kentsel tasarım ve çocuk dostu mekânsal planlama anlayışının yaygınlaştırılması gerek. Suç riski üreten, eski ve yaşam alanları bakımından yetersiz bölgelerde kamulaştırma, boş arsaların temizlenmesi, sosyal donatı alanlarının artırılması, mahalle ölçekli tasarım müdahaleleri birlikte uygulanmalı. Yerel yönetimlere de yeni sorumluluklar verilmeli. Belediyelerin mahalle bazında çocuk güvenliği ve suç riski değerlendirmeleri yapması lazım. Nüfusu 100 bini aşan belediyelerde bütçenin binde 5’inin çocukların korunması ve suçun önlenmesine yönelik çalışmalara ayrılmalı.
