MSB kaynaklarından Yunanistan'a 'Sumud' tepkisi: Uluslararası yükümlülükleri göz ardı etti
İsrail'in Küresel Sumud Filosu'na yönelik müdahalesine ilişkin açıklamada bulunan Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, "Yunanistan’ın pasif tutum sergilemesi uluslararası yükümlülüklerini göz ardı ettiğini göstermektedir" dedi.
- Müdahale, Girit'in yaklaşık 80 deniz mili batısında, Yunanistan'ın arama kurtarma sorumluluk sahası içinde gerçekleşti.
- Filonun iletişim sistemlerinin engellendiği ve bazı gemilere fiili müdahalede bulunulduğu belirtildi.
- Bu tür bir girişimin, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi başta olmak üzere uluslararası hukukun temel ilkeleriyle çeliştiği vurgulandı.
- Serbest seyrüsefer hakkı, sivil yaşam güvenliği ve mülkiyetin korunması gibi normların ihlal edildiği değerlendirmesi yapıldı.
- Yunanistan'ın olay karşısındaki pasif tutumunun, uluslararası yükümlülüklerini göz ardı ettiği yönünde eleştirilere neden olduğu ifade edildi.
Yeşim Eraslan / ANKARA - İsrail donanmasının, Gazze’ye insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu’na yönelik uluslararası sularda gerçekleştirdiği saldırı, uluslararası hukuk ve deniz yetki alanları açısından ciddi tartışmaları beraberinde getirdi.
ULUSLARARASI HUKUK TARTIŞMASI DERİNLEŞİYOR
Millî Savunma Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Girit’in yaklaşık 80 deniz mili batısında ve Yunanistan’ın arama-kurtarma sorumluluk sahası içinde bulunan filoya yönelik müdahalede iletişim sistemleri engellendi, insansız hava araçlarıyla tacizde bulunuldu ve bazı gemilere fiili çıkma operasyonu yapıldı. Olay, insani yardım taşıyan sivil unsurlara yönelik gerçekleşmesi nedeniyle başta Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi olmak üzere uluslararası hukukun temel ilkelerini ihlal ederken uzmanlar, serbest seyrüsefer hakkı, yaşam hakkı ve sivil mülkiyetin korunmasına ilişkin normların bu tür müdahalelerle zedelendiğine dikkat çektiler.
Sumud aktivistleri İstanbul'da! 59 kişiyi taşıyan uçak iniş yaptı
ATİNA’NIN TUTUMU ELEŞTİRİ OKLARININ HEDEFİNDE
Söz konusu müdahalenin ardından, İsrail unsurlarının alıkoyduğu mürettebatı taşıyan geminin bir Yunan limanına yönlendirilmesi ve bu sürecin Yunan makamlarınca engellenmemesi, Atina yönetiminin tutumuna yönelik eleştirileri de artırdı. Başbakan Kiryakos Miçotakis ve Savunma Bakanı Nikos Dendias’ın politikalarının, Yunanistan’ın deniz yetki alanları ve egemenlik hakları bakımından tartışma oluşturduğu ifade ediliyor.
“EGEMENLİK” TARTIŞMASI
Yunanistan’ın kendi arama-kurtarma sorumluluk sahasında meydana gelen bir olaya karşı pasif bir tutum sergilemesi uluslararası yükümlülüklerini göz ardı ettiğinin göstergesi olarak nitelendiriliyor. Yunanistan’ın bu tutumunun, kendi halkında, “Bölgedeki hassas dengelerin olumsuz etkilendiği ve deniz yetki alanlarına ilişkin Yunanistan’ın iddialarının uluslararası düzlemde zayıflamasına yol açtığı” şeklinde eleştirilere neden olduğu belirtiliyor.
Tepki büyüyor! İsrail ülke değil, ‘işgal’
KÜRESEL HUKUK DÜZENİ İÇİN UYARI
Uzmanlar, İsrail’in Gazze’de yürüttüğü askeri faaliyetlerin ve insani yardım girişimlerine yönelik müdahaleleri birlikte ele alındığında, söz konusu gelişmelerin uluslararası hukuk normlarının sahada giderek daha fazla tartışmaya açıldığına dikkat çekiyor. Bu durum, yalnızca bölgesel güvenlik dengelerini değil, aynı zamanda küresel ölçekte hukuk temelli düzenin sürdürülebilirliğini de etkileyebilecek nitelik taşıdığına işaret eden uzmanlar, artan gerilimin düşürülmesi, insani yardım faaliyetlerinin güvence altına alınması ve uluslararası hukuk kurallarına eksiksiz riayet edilmesinin, bölgesel istikrarın korunması açısından kritik önem taşıdığını vurguluyor.
