'Suriye’de ülkemiz için savaşıyoruz'
“Sınırlarımızı korumak ve terörü kaynağında kurutmak için oradayız.”
İsmail Sonsuz ANKARA - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal, birilerinin, “Türk askeri Suriye’de savaşırken Suriyeliler burada yan gelip yatıyor” sözleriyle toplumu provoke etmeye çalıştığını belirterek, “Biz Suriye’de Suriyeliler için savaşmıyoruz. Biz Suriye’de sınırlarımızı korumak ve terörü kaynağında kurutmak için savaşıyoruz” dedi.
Bir grup gazeteciye değerlendirmelerde bulunan Ünal, bilinçli olarak Suriye meselesinin bir iç karışıklık malzemesine dönüştürülmeye çalışıldığını kaydetti. Ünal şöyle konuştu: “Efendim ‘Suriyelilere maaş veriliyormuş, Suriyelilere hastanelerde öncelik tanınıyormuş. Suriyeliler burada gezerken Türk askeri Suriye’de neden savaşıyormuş. Türk askeri Suriye’de savaşırken Suriyeliler burada yan gelip yatıyormuş…’ Yani birileri toplumda Suriyeli nefreti oluşturmaya çalışıyor. Biz Suriye’de Suriyeliler için savaşmıyoruz. Biz Suriye’de sınırlarımızı korumak ve terörü kaynağında kurutmak için savaşıyoruz. Suriye ile 910 km sınırımız var. Dolayısıyla teröre kendi kaynağında müdahale etmezsek biz Şanlıurfa’yı, Kilis’i, Gaziantep’i koruyamayız. Gaziantep’i, Kilis, Şanlıurfa’yı koruyacaksanız cephenizi El Bab’da kurmanız gerekiyor. Bunun için Fırat Kalkanı Harekâtını yaptık. Türkiye’nin yönetilebilir bir ülke haline gelmesi için hem içerden hem dışarıdan birilerinin ciddi bir mücadele verdiğini biliyoruz. Devletimiz bunlara karşı gerekli önlemleri alıyor.”
“PKK, SİYASETİ HEDEF ALIYOR”
Terör örgütü PKK’nın, AK Parti ilçe başkanlarına yönelik silahlı saldırılarını değerlendiren Ünal, PKK’nın bölgede siyasetin güçlenmesinden rahatsız olduğunu söyledi. Doğu ve Güneydoğu’da üç şey yaptıklarına dikkat çeken AK Parti Sözcüsü Ünal, şöyle devam etti: “Bölgesel kalkınma, demokratikleşme ve terörle mücadele. Bölgesel kalkınma ile bölge insanımızın refahını artırdık. Yolunu, hastanesini, okulu, havaalanı, ihtiyaç duyduğunu her şeyi yaptık. Demokratikleşme ile onun eşit, birinci sınıf vatandaş olmasını sağladık. Vatandaş ile teröristi bir birinden ayırdık. Teröristlere saldırıyoruz. Siyasetinde kapılarını açtık. Dedik ki, ‘siyaset yapmak isteyene kapı açık. Ama silahların gölgesinde siyaset yapılmasına izin vermeyiz. Terör örgütün talimatı ile siyaset yapılmasına izin vermeyiz’. Halk da bunu gördü. Bunu gördüğü için de artık devletine inanıyor. Siyaset kurumuna inanıyor. Halk, ‘ben sorunlarımı, taleplerimi, ihtiyaçlarımı siyaset kurumu aracılığıyla çözüyorsam neden silahı aracı olarak kullanıyorsunuz’ diyor. Dolayısıyla bölgede siyasetin güçlenmesi ve güçlü siyasetçilerin var olmasından terör örgütü son derece rahatsız. Bu yüzden maalesef siyaseti ve siyasetçileri hedef alarak orada bir korku sarmalı oluşturmak istiyor. Tabii devlet buna izin vermedi, vermeyecek.”
