"Taviz çözüm değil"
Araştırmacı-yazar Aytunç Altındal, Kürt meselesi ve idam konusunda ezber bozdu: "Kurulacak Kürt devletine toprak vermedikçe istekler bitmeyecek. İstanbul'u da versek, tazminat isterler. Öcalan vatan hainliğinden idam edilebilir. İç karışıklık çıkarmış... Bundan daha kötüsü ne olabilir? Türkiye artık karar noktasında."
Araştırmacı, tarihçi, yazar. 11'i çeviri, 27 kitabı var. Yurtdışında yüzlerce makalesi yayınlandı. ABD, Avrupa ve Rusya'da birçok düşünce kuruluşunda görev aldı. Kimi KGB, kimi CIA, kimi MİT'in ajanı olmakla suçladı. Son beş yıldır Avrupa'da yaşayan, gerçek kimliğiyle Aytun, bilinen ismiyle Aytunç Altındal Türkiye'ye kesin dönüş yaptı. Şimdi terörün finansmanıyla ilgili çok kritik çalışmalar yapmaya hazırlanıyor. Altındal'la "Onursal Başkanı" olduğu C.E.D.S.'nin (Centre Detudes Diplomatiques et Strategiques) Türkiye'de yürüteceği faaliyetleri, terörü, idamı, Turgut Özal'ı, derin devleti, ABD'deki seçimleri, Türkiye ve Orta Doğu'nun geleceğini konuştuk. Çok çarpıcı tespitler yaptı.PKK bunca yıldır nasıl ayakta? Avrupalı lojistik veriyor. "Siz burada oturun, ben sizi korurum" diyor. Avrupa'da toplanan para yılda 300 milyon euro. Türkiye içinde toplanan para ise yıllık 1.5-2 milyar dolar. Yani Türkiye kendi terörünü kendi besler hâle getirildi. Şirketler var, ihaleler aracılığıyla örgüte para aktarılıyor. Her yerden Kandil'e para gidiyor. Haraç, uyuşturucu, kokain, silah... Her yol var. Yoksa günde 10 bin kişiyi dağda beslemek kolay mı? Asıl finansman kaynağı Türkiye'de."C.E.D.S. Türkiye" bunu önlemek için mi kuruldu? Teröre paranın nereden gelip gittiğini bilmek gerekiyor. Lozan Üniversitesi'nde uluslarüstü terörizmle ilgili, yani teröre para aktaran bankalar, finans şirketleri, büyük gruplar üzerine dersler veriyordum. C.E.D.S. aracılığıyla şimdi Türkiye'de de finansal istihbarat dersi verilecek. İstanbul Ticaret Üniversitesi Dış Ticaret Enstitüsü ile birlikte yapılacak.Bu neyi değiştirecek? C.E.D.S bundan sonra kara para aklama operasyonlarına el atacak. Kim? Şu. "Gel bakalım arkadaş, senin defterlerine devlet bir baksın" denilecek. Bu parayı aldın. Nereye gitti bu ihale parası? Bütün bunlar incelenecek. Meselâ ihracat yapmak istiyorsun. Nereye? Zambiya'ya... Ne yapacağını biliyor musun? Hayır. O zaman gel; şu adamla konuşacaksın, şu garantiler, paranı şuraya yatıracaksın, şöyle şöyle yapacaksın denilecek. Bunlar anlatılacak ki, Türkiye'nin parası teröre gitmesin.Bunu doğrudan neden devlet kontrol etmiyor? Bu çalışmayı devlet istiyor tabii ki ama, doğrudan devletin işi değil. Özel teşebbüste kimseye "Falan ülkeye yatırım yapma" diyemezsin. Serbest ticaret. Ama ne oluyor? Mesela İran'dan geliyor birisi, diyor ki "Sizden şu kadar buzdolabı alacağız". Getir Eximbank teminatını. Getiriyor. İran'da hangi banka diyorsun? "X bankasına paranız yattı" diyor. Sen malı yolluyorsun. X bankasına gidiyorsun, paranı istiyorsun. O sırada CIA'dan bir telefon geliyor. Diyorlar ki "Bu banka terör parası aklayan bir banka. Sizin istediğiniz para nedir?" O banka CIA'nın kontrolü altında. Giren 10 kuruş bile hesaba gidiyor. Biz burada diyeceğiz ki "Bu banka ile değil, şu banka ile çalışacaksın, -ki paranı kurtarabilesin. Önümüzdeki yıllar Türkiye'nin en kritik yılları. Türkiye teröre giden parayı kesmedikçe bu işi önleyemez.PKK biter mi? Hayır. Çünkü o biter, başkası çıkar. Batı dünyası ve İsrail bu bölgede sorunsuz ülke istemiyor. Sen sürekli kendi sorununla uğraşacaksın ki gelişemeyesin, güçlenemeyesin. Bu bölge kendi hâline bırakılabilir mi? Orada bir Kürt terör örgütü bulunacak. İran, Türkiye, Suriye, Irak, Lübnan, hatta Azerbaycan'ın bile kendilerini tedirgin etmesine izin vermezler. Bu bölgeyi rahat bırakamazlar. Almanya-Fransa sınırında bir şey olmaz, bu saydığım ülkelerin sınırında olur. PKK ile mücadele için bugüne kadar harcadığımız para ne kadar? 400 milyar dolar. O para Türkiye'de kalsa ne olurdu? İki tane Güneydoğu çıkardı ortaya. Ya bir de bu para üretime dönseydi. Sokakta işsiz mi kalırdı? Afrika'dan işçi getirmek zorunda kalırdık.Peki Türkiye nasıl çözecek bu meseleyi? Akıllı bir siyasetle çözer. Ama sonuçlarını bilerek. Yani bilecek ki, PKK bitince yerine başka bir isimle yeni bir örgüt kurulacak. Hattı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır. Sen bu işi Brüksel'de, Berlin'de, Paris'te durdurmak zorundasın. Adamlar senin sınırına dayandıktan sonra iş bitmiş oluyor. Dolayısıyla demokrasi ve insan hakları ile uğraşmak boşuna. Geldiğimiz nokta bu. Halbuki "Bu politika bitti arkadaş ! Ben artık seni sadece terörist olarak görüyorum. Terörle mücadele hakkım var" deyip bu yönde ilerlemelidir.İdam geri gelebilir mi? Özellikle iki konuda olabilir. Birincisi vatana ihanet. Bunun cezası dünyanın her yerinde idamdır. İkincisi küçük çocuklara tecavüz.Ama AB'de idam yok... Amerika, Japonya gibi pekçok gelişmiş ülkede var. Ayrıca onlarda olmayan da bizde olabilir.İdam AB üyeliğimize sıkıntı olmaz mı? Bırakalım artık Avrupa Birliği'ni. AB mi kaldı? Kendi içinde çökmüş durumda. Şundan korkuyordum; gelin girin derlerse Yunanistan'ın bütün borçlarını bize yıkacaklar. Ödeyin, girin derler. Onun için AB'nin kenarından bile geçmemek lazım.İstedikleri verildiğinde ne olacak? İstanbul'u bile verseniz talepleri bitmeyecek. Kürt devleti kurulduğunda diyecekler ki "Bize tazminat öde." O Kürt devleti nasıl ayakta duracak? Ben buna birebir şahit oldum. Amerika'daki Ermenilerin avukatları geldi. Oturduk, konuştuk. "Bu soykırım meselesini çözmek çok basit. 85 milyar dolarlık bütçe yaptık. Ermenistan'a sınır kapılarını açın, her sene 8-10 milyar ödeyerek 10 yılda bitirin, rahat edin" dediler. "Peki bunu Türkiye verince bitecek mi? Toprak isteyecekler mi?" diye sordum. "Onu isteyebilirler" dedi. Sanki Ermenistan'ı biz kurduk.Türkiye en zayıf zamanında bölünmemiş, güçlendiğimiz bir dönemde bölünme korkusu yaşıyoruz. Bu durum tuhaf değil mi? Çok güzel bir tespit. Zayıf zamanda bölündüğünde alacakları bir şey yok. Yoktan yok çıkar. Sen zengin olursan ben senden para alabilirim. Zayıfken bölsen ne olacak?
Bizi Takip Edin
YORUMLAR
