Uzmanlar, üç ülkenin tarihi iş birliğini değerlendirdi: Mekke Anlaşması savaşları önleyecek
Türkiye, S. Arabistan ve Pakistan’ın kurduğu ittifak bölgede yeni bir güç dengesi oluşturmakla kalmayacak, muhtemel savaşları da önleyecek. Uzmanlara göre, yeni katılımlarla birlikte ittifakın caydırıcılığı daha da güçlenecek.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması ile bölgede yeni bir güvenlik ve caydırıcılık dönemi başladı. Anlaşmayı gazetemize değerlendirmelerde bulunan Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zakir Avşar, üç ülkenin askerî, teknolojik ve ekonomik imkânlarının birleşmesinin bölgede etkin ve barışçıl bir caydırıcılık meydana getireceğini söyledi. Avşar “Barışı korumak, sürdürmek ve kalıcı hâle getirmek için yapılan bir anlaşma. Elbette harp anı gözetilerek hazırlanmıştır ancak esas olarak harp anına hiç gelinmemesi için yapıldı” dedi.
YENİ BİR GÜVENLİK İKLİMİ
İttifak ile Türkiye’den Körfez’e ve Güney Asya’ya uzanan geniş coğrafyada yeni bir güvenlik dengesi oluşacak. Avşar, kolektif hareket kabiliyetinin yalnızca üç ülkenin güvenliğini değil bölgesel barışı da güçlendireceğini ifade etti. Prof. Dr. Avşar “Ülkelerin güçlerinin birleşmesi ve kolektif bir yapı oluşması caydırıcılığı artıracaktır. Katılımların da olacağı kanaatini taşıyorum. İnşallah diğer İslam ülkeleri de iştirak eder ve İslam ülkeleri arasında daha güvenli, daha caydırıcı bir iklim meydana gelir” diye konuştu.
HESAPLAR DEĞİŞECEK
Prof. Dr. Avşar, şöyle devam etti: İran’ın veya İsrail’in farklı şekillerde gelişebilecek saldırganlıklarında kuşkusuz bir cevap mekanizması oluşacak. Burada önemli olan kimsenin elini kolunu sallayarak başka bir ülkeye saldıramamasını sağlamak. Üç ülkenin olayları değerlendirerek birbirine destek vereceği açık. Karşı taraf da bir ülkeye saldırırken diğerlerinin imkân ve kaynaklarıyla vereceği desteği hesaba katacaktır.
ORTAK ÜRETİM VE TATBİKAT
Bu işin tabiatında ortak tatbikatlar da ortak üretim de savunma sanayii noktasında birlikte hareket etmek de var. Türkiye’nin ve Pakistan’ın burada büyük bir gücü bulunuyor. Suudi Arabistan’ın ekonomik gücü de devreye girebilir. Ankara’nın bölgesel etkinliği de artacaktır. Anlaşma, Türkiye’nin diplomasisini, ilişkilerini ve girişimlerini çok başka bir boyuta doğru götürüyor. Türkiye’yi bir üst lige çıkarıyor.
Bakan Fidan, Mekke Anlaşması'nın perde arkasını anlattı: NATO'nun 5'inci maddesiyle aynı
TÜRKİYE MERKEZÎ ÜLKE OLACAK
Uluslararası İlişkiler Uzmanı Hukukçu Levent Ersin Orallı da Türkiye’nin NATO tecrübesi, savunma sanayii kabiliyeti ve bölgesel diplomatik birikimiyle yeni güvenlik mimarisinde merkezî rol üstleneceğini söyledi. S. Arabistan’a yönelik bir saldırının artık yalnızca Riyad’ın sahip olduğu askerî kapasite üzerinden hesaplanamayacağına dikkat çeken Orallı, Türkiye ve Pakistan’ın da denklemde bulunmasının İran açısından caydırıcılığı artıracağını, İsrail açısından ise bölgedeki hareket alanında yeni bir kolektif gücün dikkate alınmasını gerektireceğini aktardı.
Nükleer kalkan, kolektif caydırıcılık ve KAAN: Mekke Anlaşması, bölgesel denklemi yeniden şekillendirdi
HİNDİSTAN VE AFGANİSTAN
Pakistan, Afganistan ve Hindistan’a ilişkin değerlendirme de yapan Orallı, ittifakın Pakistan’a yönelik güvenlik tehditleri üzerinde de caydırıcı etki oluşturabileceğini ifade etti. Afganistan’daki terör yapılanmalarının Pakistan’a karşı bir saldırı planlarken yeni ittifakı da hesaba katmak zorunda kalacağını dile getiren Orallı, Hindistan-Pakistan hattında ise mevcut sorunların yeni bir geniş çaplı çatışmaya dönüşmemesi için diplomasi ve ara buluculuk kanallarının önemini koruduğunu kaydetti.

