Yirmi yıllık cezanın kararı iki ay sürdü! “Sıfır Gecikmeli Yargı” sahada karşılık buluyor
Iğdır’da 16 yaşındaki lise öğrencisinin bıçaklanmasına ilişkin davada yargı süreci hızla tamamlandı. İlk derece mahkemesi sanığa 20 yıl hapis cezası verirken, istinaf süreci de 67 gün içinde sonuçlandı. Dosya, “Sıfır Gecikmeli Yargı” anlayışının örneklerinden biri olarak değerlendirildi.
- Olay 10 Şubat'ta meydana geldi ve 17 Şubat'ta iddianame hazırlandı.
- Dosya, olay tarihinden 23 gün sonra, 5 Mart'ta karara bağlandı.
- Sanık hakkında "canavarca hisle, çocuğa ve kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan 20 yıl hapis cezası verildi.
- İstinaf süreci, ilk derece mahkemenin karar tarihinden itibaren yaklaşık 67 gün içinde tamamlandı.
- Soruşturma, kovuşturma ve kanun yolu süreçleri, "Sıfır Gecikmeli Yargı" anlayışıyla yürütüldü.
Gamze Erdoğan / ANKARA - Iğdır’da, 16 yaşındaki lise öğrencisi genç kızın bıçaklanmasına ilişkin dosyada ilk derece yargılamasının ardından istinaf süreci de kısa sürede sonuçlandı.
Yargıda ‘sıfır gecikme’ dönemi! Yeni sistem hayata geçiyor
İDDİANAME 1 HAFTA SONRA HAZIRLANMIŞTI
Geçtiğimiz 10 Şubat tarihinde meydana gelen saldırıya ilişkin, Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında deliller toplandıktan sonra 17 Şubat’ta iddianame düzenlenmişti. İddianamenin kabul edilmesinin ardından Iğdır 2. Ağır Ceza Mahkemesince 26 Şubat’ta ilk duruşma yapılmış, dosya, olay tarihinden 23 gün sonra 5 Mart’ta karara bağlanmıştı. Mahkeme, sanık hakkında “canavarca hisle, çocuğa ve kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan herhangi bir indirim uygulamadan 20 yıl hapis cezasına hükmetmişti.
İSTİNAF SÜRECİ 67 GÜNDE TAMAMLANDI
İlk derece mahkemesindeki hızlı yargılama sürecinin ardından dosya istinaf incelemesine taşındı. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi de dosyayı 11 Mayıs’ta karara bağladı. Böylece ilk derece mahkemenin karar tarihinden itibaren istinaf incelemesi yaklaşık 67 gün içerisinde tamamlanmış oldu. Gazetemizin adli makamlardan edindiği bilgiye göre, soruşturma, kovuşturma ve kanun yolu süreçleri birlikte değerlendirildiğinde; dosyanın gereksiz gecikmelere izin verilmeden yürütülmesinin, “Sıfır Gecikmeli Yargı” anlayışının sahadaki somut örneklerinden biri olarak değerlendirildiği ifade edildi.
