Zelenskiy’nin ziyareti büyük yankı oluşturdu: Şam’da dengeler değişiyor
Hakan Fidan’ın da yer aldığı Şam zirvesi, Türkiye’nin küresel krizlerdeki “çözüm merkezi” rolünü tescilledi. Zelenskiy’nin ziyaretiyle somutlaşan yeni bölgesel yol haritası, Suriye’nin egemenliğini geri kazanma iradesini ve Türkiye’nin kurduğu diplomatik şemsiyenin gücünü dünyaya gösterdi.
- Suriyeli araştırmacı Mecid Azzam, ziyaretin Türkiye'nin diplomatik güvenilirliğini pekiştirdiğini ve Türkiye'nin Suriye'nin hamisi ve güvenlik şemsiyesi olduğunu gösterdiğini belirtti.
- Bölge uzmanı Muhammed Mekkavi, Türkiye-Ukrayna-Suriye hattındaki temas trafiğini yeni bölgesel dengelerin yol haritası olarak değerlendirdi.
- Görüşmenin, özellikle savunma sanayi ve İHA-SİHA teknolojileri açısından kritik olduğu vurgulandı.
- Ziyaret, Suriye'nin kutuplaşmadan uzak, egemen bir devlet olarak ilişki kurma iradesini ve İran-Çin-Rusya ekseninden çıkma isteğini gösterdi.
- Mekkavi'ye göre, Zelenskiy'nin Şam'da bulunması, Suriye yönetiminin silah tedarikinde Rusya-İran-Çin eksenine bağımlı kalmak istemediğini ve Türkiye ile yakınlaşmanın yeni bir caydırıcılık oluşturabileceğini gösteriyor.
YILMAZ BİLGEN - Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin, Şam ziyareti uluslararası arenada büyük yankı buldu. Suriyeli araştırmacı Mecid Azzam, bu ziyaretin Türkiye’nin son yıllarda inşa ettiği güvenilir diplomatik şemsiye vizyonunu pekiştirdiğini söyledi.
Türkiye’nin Filistin-Gazze, Ukrayna, Suriye, Afganistan, Afrika krizleri ve son olarak İran-ABD-İsrail hattındaki rolüne dikkati çeken Azzam, Suriye’deki kritik üst düzey temaslarda Hakan Fidan’ın yer almasının, Türkiye’nin yeni Suriye’nin hamisi ve güvenlik şemsiyesi olduğunu gösterdiğini vurguladı.
Beyaz Saray'da "İran" operasyonu: Demokratlar, Trump'ı görevden almak için düğmeye bastı!
Zelenskiy-Şara görüşmesini Suriye’nin egemenlik beyanı olarak nitelendiren bölge uzmanı Muhammed Mekkavi ise Türkiye-Ukrayna-Suriye hattında oluşan temas trafiğini yeni bölgesel dengelerin yol haritası olarak değerlendirdi.
Azzam, Esad dönemi ve İsrail saldırıları sonrası Suriye’nin savunma kapasitesinin neredeyse sıfırlandığını belirterek, bu üçlü görüşmenin özellikle savunma sanayi açısından kritik olduğuna işaret etti.
Bakan Fidan, Pakistanlı mevkidaşı ile görüştü! ABD-İran arasında ateşkes sesleri
Türkiye’nin Ukrayna ve Avrupa için Arap dünyasına açılan ana kapı hâline geldiğini ifade eden Azzam, Suriye savunma sanayiinde özellikle İHA-SİHA teknolojilerinin masada olduğunu ve bu sürecin Türkiye’den bağımsız düşünülemeyeceğini söyledi. Ziyaretin, Türk-Ukrayna ilişkilerinin savunma, ekonomi ve Karadeniz boyutlarını da kapsayan güçlü yapısının bir yansıması olduğunu kaydetti.
Zelenskiy’nin Şam ziyareti, yeni Suriye’nin kutuplaşmadan uzak, egemen bir devlet olarak her ülkeyle ilişki kurabileceğini ve İran-Çin-Rusya ekseninden çıkma iradesini ortaya koydu. Azzam’a göre ABD ve İsrail’in politikaları ile Çin ve Rusya’nın etkisizliği, dünyayı yeni ittifak arayışlarına itti; bu tabloda Türkiye ve kurduğu dengelerin stratejik önemi öne çıktı.
ESKİ DÜZEN BİTİYOR
Muhammed Mekkavi’ye göre Şam’da gerçekleşen Fidan-Zelenskiy-Şara görüşmesi, bölge ve dünya dengelerinde radikal değişimlerin işareti.
Zelenskiy’nin ziyaretinin Moskova’da deprem etkisi oluşturduğunu belirten Mekkavi, üçlü fotoğrafın sıradan bir diplomatik protokol değil, bölgedeki nüfuz haritasını yeniden şekillendiren jeopolitik bir mesaj olduğunu belirtiyor. Suriye yönetiminin bu görüşmeyle egemenliğini açıkça ilan ettiğini ve silah tedarikinde Rusya-İran-Çin eksenine bağımlı kalmak istemediğini vurguluyor.
Zelenskiy’nin Şam’da bulunması, Türkiye-Ukrayna ortaklı İHA teknolojileri ve savaş tecrübesinin paylaşılacağına işaret ederken, bu adımın Rusya’nın Esad döneminde İsrail saldırılarına kayıtsız kalmasına da dolaylı bir cevap olduğu ifade ediliyor.
Türkiye ve Ukrayna ile yakınlaşmanın Suriye için yeni bir caydırıcılık oluşturabileceğini belirten Mekkavi, görüşmenin eşit ortaklık dönemine geçildiğini ve Suriye’nin artık edilgen değil aktif bir uluslararası aktör olduğunu ortaya koyduğunu söylüyor. Ayrıca bu sürecin ekonomik baskının kırılması, enerji ve altyapı iş birlikleriyle Suriye’nin yeniden küresel ekonomiye bağlanması açısından da kritik olduğunu kaydediyor.
