Fitre ve oruç fidyesi kimlere verilir, kimlerin fitre vermesi gerekir? İlk oruç 19 Şubat Perşembe günü tutulacak
Ramazan ayına sayılı günler kala, fitre ve oruç fidyesine ilişkin detaylar yeniden gündeme geldi. 2026 yılında ilk oruç 19 Şubat Perşembe günü tutulacak. Ramazan hazırlıkları hız kazanırken vatandaşlar da ''Fitre ve oruç fidyesi kimlere verilir, kimlerin fitre vermesi gerekir?'' sorularına cevap arıyor.
Fitre ve oruç fidyesi, maddi açıdan ihtiyaç sahibi olan kişilere verilmesi gereken ibadetler arasında yer alıyor. Mübarek Ramazan ayına az bir zaman kala ise fitre ve oruç fidyesine dair bazı ayrıntılar da araştırılıyor. Peki, fitre ve oruç fidyesi kimlere verilir, kimlerin fitre vermesi gerekir?
FİTRE VE ORUÇ FİDYESİ KİMLERE VERİLİR?
Zengin olana, yani kurban nisabına malik olana zekat, fitre ve oruç fidyesi verilmez. Ana babaya, dedeye, büyükanneye, evlada, toruna, hanıma ve kafire verilmez.
Fakir olmak şartıyla geline, kardeş, hala, amca, dayı, teyze gibi akrabaya, damada, kayınvalideye, kayınpedere, kayınbiradere, üvey çocuğa verilir.
Eğer salih iseler, yakın akrabaya vermek, daha çok sevab olur. Salih akraba yoksa, başka salihleri tercih etmelidir.
Kadın, dinen fakir olan kocasına İmameyn’e göre zekat verir. Kocası maddi sıkıntı içinde ise, bu kavle uymakta mahzur olmaz.
Hayır kurumlarına zekat, fitre ve oruç fidyesi verilmez. Müctehid imamların hiçbiri (Hayır kurumlarına zekat verilir) dememiş ve bu konuda icma hasıl olmuştur. Öğrenci yurtlarına veya vakıflara zekat verebilmek için, bu kurumların bir yetkilisi, bir fakirden vekâlet alır. Fakir, kurumdaki yetkili şahsa vekâlet verirken, (Benim adıma zekât almaya ve aldığın zekatı dilediğin yere vermeye seni vekil ettim) der. Yahut sadece (Seni zekat almaya umumi vekil ettim) demesi de kâfidir. O zaman vekil, aldığı zekatı, talebelerin veya kurumun ihtiyaçlarına sarf edebilir. Böylece dine uyulmuş, zekât da dine uygun olarak verilmiş olur.
Hadis-i şerifte, (İlim öğrenmekte olanın 40 yıllık nafakası olsa da, buna zekât vermek caizdir) buyuruldu. Din bilgilerini öğrenmekte ve öğretmekte olanlar yani işi, mesleği bu olanlar, dinen zengin olsalar da, çalışıp kazanmaya vakitleri olmadığı için zekat alabilirler. (Dürr-ül-muhtar)
Babası zenginse, küçük çocuğuna zekât verilmez. Babası fakirse, fakir olan küçük çocuğa zekât verilir. Deliye de, fakirse zekat verilir. Çocuğa, deliye verilecek zekat, babasına veya velisine yahut vasisine verilir. Zenginin küçük oğluna, fakir olsa da zekât verilmez, ama zenginin büyük çocuğuna, zenginin hanımına veya zenginin babasına fakirseler verilebilir. Burada büyük demek âkıl baliğ olmuş demektir. Küçük ise, henüz âkıl baliğ olmayana denir.
Peygamber efendimizin soyundan gelen seyyidlere ve şeriflere eskiden zekat verilmezdi. Günümüzde, bunlara da zekât verilir. (Dürr-i Yekta)
KİMLERİN FİTRE VERMESİ GEREKİR?
İhtiyacı olan eşyadan ve borçlarından fazla olarak, zekat nisabı kadar malı, parası bulunan Müslümanın fitre vermesi vacib olur. Nisaba malik değilse fitre vermesi vacib olmaz, fakat vermesi iyidir.
Birkaç hadis-i şerif meali:
(Sadaka-i fıtr, zenginlerinize bir tezkiyedir. Fakirleriniz de verirse, Allahü teâlâ onlara daha çoğunu verir.) [Ebu Davud] (Tezkiye, temize çıkarma, temizleme demektir.)
(Ramazan orucu, gökle yer arasında durur. Sadaka-i fıtr verilince yükselir.) [Ebu Hafs]
(Sadaka-i fıtr, oruçlunun, uygunsuz sözlerinden hâsıl olan günahları temizler.) [Beyheki]
Diğer üç mezhepte, bir günlük yiyeceği olanın fitre vermesi farzdır. Hadis-i şerifte, (Sadaka-i fıtrı, küçük büyük, zengin fakir herkesin vermesi gerekir) buyuruldu. (Ebu Davud)
Dinen zengin olmayan herkes, fitre, zekât alabilir. İhtiyacı olan eşya ve borçlarından fazla olarak, zekât nisabı kadar malı, parası bulunan Müslümanın, fitre vermesi vacib olur. Fitre, zekât alması, haram olur. Fitre nisabına katılacak malın ticaret için olması şart olmadığı gibi, elinde bir yıl kalmış olması da gerekmez. Hastalık gibi herhangi bir özürden dolayı oruç tutamayan kimsenin de, zenginse fitre vermesi gerekir.
Ticaret için olmayan malların zekatı verilmez. Gelirleri nisaba dahil edilir.
Nisaba malik olmayan herkes fakir sayılır, zekât alabilir. Nisaba malikse fitre vermesi vacip olur. Asgari maaş alan bir kimse, borçları çıktıktan sonra, nisaba malik ise, zengin sayılır, fitre vermesi gerekir. [Nisap, 96 gr altın veya bu değerde para, ticaret malı demektir.]
Sadaka-i fıtr, Ramazan-ı şerifte verilir. Ramazandan önce ve bayramdan sonra da vermek caizse de bayram namazından önce verilmiş olması daha çok sevabdır. Şâfiî’de Ramazandan önce verilmez. Bayramdan sonraya da bırakılmaz.
Ana babaya, dedeye, büyükanneye, evlada, toruna, hanıma ve kafire fitre verilmez.
Fakir olmak şartıyla geline, kardeş, hala, amca, dayı, teyze gibi akrabaya, damada, kayınvalideye, kayınpedere, kayınbiradere, üvey çocuğa verilebilir.
Eğer salih iseler, yakın akrabaya vermek, daha çok sevab olur. İmameyn’e göre, borçlu ve fakir kimseye, hanımı fitre verebilir. (Mevkûfat)
Sadaka-i fıtrın miktarı her yıl değişmez. Bir kişinin fitresi olarak her gün için değil, bir ay için yarım sa’ buğday veya un, yahut bir sa’ arpa, hurma veya kuru üzüm verilir. Yarım sa ölçek, ihtiyatlı olarak 1750 gramdır. 1750 gram buğday veya un yahut 3500 gram arpa, kuru üzüm veya hurma verilir. Ya bu ürünlerden birini veya tutarını vermek gerekir. Her sene, (Bu yıl fitre kaç lira?) diye sormaya lüzum yoktur.
Fıtrayı, çoğunluğun sözüne uyarak, altın veya gümüş vermelidir. Bunları vermek güç olursa, başka maldan veya kâğıt para vermeyip, yarım sâ’, yani [1750 gram] buğday veya un vermelidir. Buğday, un vermek de güç olursa, bunların kıymeti kadar, ekmek veya mısır verilebilir.
Bir kimse, yanında kalan ana babasının ve âkıl bâliğ olan oğlunun fitresini, onlardan habersiz verse, sonradan bildirmek şartıyla caiz olur. Başkalarınınkini, onlar ver demeden veremez. Seferi yani yolcu olan kimsenin de, nisaba malikse fitre vermesi gerekir.
