Bizans’ın sonu, Avrupa’nın kırılma noktası! İstanbul’un fethi dünya tarihinde neleri değiştirdi?
Bugün, dünya tarihinin en keskin virajlarından biri olan İstanbul’un fethinin 573’üncü yıl dönümü kutlanıyor. 29 Mayıs 1453’te gerçekleşen bu büyük hadise, sadece bir şehrin el değiştirmesi değil, küresel dengelerin temelinden sarsıldığı bir milat olarak kabul ediliyor.
Türkiye Gazetesi yazarı Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci, 2013 yılında 'İstanbul'un fethi tarihte neyi değiştirdi?' yazısıyla, fethi stratejik başlıklarla analiz etmişti.
İşte fethin dünya ve Türk-İslâm tarihindeki etkileri:
AVRUPA'NIN ÇEHRESİ DEĞİŞTİ: KEŞİFLER VE RÖNESANS
İstanbul'un düşüşüyle birlikte Avrupa'da "Türk tehlikesinin bertaraf edilemeyeceği" inancı kesinleşti. Bu durum Batılıları yeni ticaret yolları ve yerler aramaya iterek Coğrafi Keşifler'in başlamasına yol açtı. Yeni Dünya'nın zenginliklerinin Avrupa'ya akması ise bilim ve sanatta devrim yaratan Rönesans'ın doğuşuna zemin hazırladı.
BİR BEYLİKTEN CİHAN İMPARATORLUĞUNA
Fetih, Osmanlı Devleti'ni basit bir beylik yapısından çıkararak, bünyesinde çeşitli taçları barındıran gerçek bir imparatorluk hâline getirdi. Avrupalılar, Sultan II. Mehmed'i bir anlamda "Roma İmparatoru" olarak kabul ettiler; hatta İtalyanlar onun için Osmanlı, Bizans ve Roma’yı simgeleyen üç taçlı madalyonlar bastırdılar.
HRİSTİYAN DÜNYASINDA STRATEJİK BÖLÜNME
Fatih Sultan Mehmed, fetihten sonra boş olan Ortodoks Patrikliği’ne tayin yaparak kendisini Ortodoksların hâmisi konumuna getirdi. Bu hamle, Katolik Kilisesi'ne karşı büyük bir siyasi güç kazandırırken, Hristiyan dünyasındaki mezhepsel bölünmüşlüğü Osmanlı lehine perçinledi.
İSLÂM DÜNYASININ YENİ LİDERİ VE VİYANA YOLU
Peygamber efendimizin hadis-i şerifindeki müjdeye nail olan Sultan II. Mehmed, tüm İslâm aleminde eşsiz bir itibar kazandı. Bu zafer, Osmanlıların arkasını emniyet altına alarak Müslüman ordularının Viyana’ya kadar ilerlemesinin önünü açtı ve Balkanlar’da geniş kitlelerin İslâmiyet ile tanışmasını sağladı. İstanbul, aynı zamanda Mısır ve Macaristan fetihlerinin de stratejik anahtarı oldu.
SAVAŞ TEKNOLOJİSİNDE DEVRİM
Kuşatma sırasında Fatih’in bizzat keşfettiği çabuk soğuyan toplar, dönemin askerî teknolojisinde büyük bir kırılma yarattı. 53 gün süren kuşatmanın ardından dâhice bir planla gemilerin karadan yürütülmesi, Bizans’ın ve Avrupa’nın savunma anlayışını yerle bir etti.
HARABEDEN BİR PAYİTAHTA: 13. YÜZYILIN İZLERİ SİLİNDİ
İstanbul, 13. yüzyıldaki Latin istilasından beri harabe hâldeydi ve bir türlü toparlanamamıştı. Osmanlılar şehri devraldıktan sonra Anadolu ve Rumeli’den getirdikleri vasıflı nüfusla burayı yeniden imar ettiler. Savaş hukukuna göre Ayasofya camiye çevrilirken, diğer mabetlere ve halkın mülkiyetine dokunulmayarak hoşgörüye dayalı bir Türk şehri kimliği inşa edildi.
Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci’nin vurguladığı üzere, bu fetih Türklerin bu coğrafyaya kök salmasını sağlamış ve onlara "artık bu topraklardan kolay kolay atılamayacakları" özgüvenini kazandırmıştır.
