Haftanın kitapları | “Orta Avrupa Tarihi”
Haftanın kitaplarında bu hafta “Orta Avrupa Tarihi”, “Leningrad: Bir Şehrin Kuşatılması” ve “Koşulsuz Teslimiyet Müzesi” okurları bekliyor.
Bu metin, Martyn Rady'nin Orta Avrupa tarihini, Prit Buttar'ın Leningrad Kuşatması'nı ve Dubravka Ugrešic'in göç ile hafıza temalarını işleyen üç yeni kitabın tanıtımını yapmaktadır.
- Martyn Rady'nin "Orta Avrupa Tarihi" eseri, Ren Nehri'nden Karpatlara uzanan bölgenin asırlar boyunca nasıl şekillendiğini farklı güçlerin etkileşimi üzerinden inceliyor.
- Prit Buttar'ın "Leningrad: Bir Şehrin Kuşatılması" kitabı, II. Dünya Savaşı'nın en zorlu hadiselerinden olan kuşatmayı Rus ve Alman kaynaklarından, askerlerin ilk ağızdan anlatımlarıyla detaylandırıyor.
- Dubravka Ugrešic'in "Koşulsuz Teslimiyet Müzesi" adlı eseri, göçmen bir anlatıcının kimlik arayışını, hafıza ve unutma ilişkisini anı parçaları ve günlük notlar şeklinde işliyor.
MURAT ÖZTEKİN
AVRUPA'NIN ORTASINDA NELER YAŞANDI?
Dünya tarihini şekillendiren en radikal fikirlerin beşiği, ‘Reform’un doğduğu yer, romantizmin ve modern milliyetçiliğin başlangıç noktası... Vaktiyle Osmanlı İmparatorluğu’nun da hüküm sürdüğü Orta Avrupa, sıra dışı bir coğrafya. Tarihçi Martyn Rady ise Kronik Kitap’tan çıkan “Orta Avrupa Tarihi” eserinde Ren Nehri’nden Karpatlara, İsviçre’den Ukrayna’ya kadar olan bu bölgenin asırlar boyunca nasıl şekillendiğini inceliyor.
Hunlardan Osmanlılara, İsveçlilerden Ruslara kadar farklı güçlerin akınlarını anlatırken Orta Çağ’da soyluluğun nasıl ortaya çıktığını, şehirlerin ve ticaretin nasıl geliştiğini Avrupa’nın Otuz Yıl Savaşları’nda nasıl harap edildiğini de gösteriyor. Yazar Osmanlıyı Avrupa tarihinin dışına itmiyor ama özellikle Osmanlı hukuk sistemi gibi mevzularda menfi fikirler sunuyor.
KANLI KUŞATMANIN DEHŞETLİ TARİHİ
İngiliz yazar Prit Buttar’ın “Leningrad: Bir Şehrin Kuşatılması” isimli eseri Ketebe Yayınları etiketiyle raflarda yerini aldı. Ali Kaan Cerit’in Türkçeye tercüme ettiği kitap, II. Dünya Savaşı’nın en zorlu hadiselerinden biri olarak tarihe geçen Leningrad Kuşatması’nı ele alıyor.
1941’de Nazi Almanya’sı tarafından muhasara edilen şehirde yaklaşık 3 milyon insan hem fiziki hem de psikolojik olarak büyük bir yıkım yaşadı. Sovyet birlikleri şehri yaklaşık 3 sene sonra kuşatmadan kurtardı. 600 bin insanın öldüğü uzun kuşatma, özellikle Sovyetler tarafından yüceltildi. Buttar ise akademik bakış açısını popüler tarih üslubuyla harmanladığı eserinde, hadiseyi Rus ve Alman kaynaklarından faydalanarak detaylarıyla ortaya koyuyor. Eserin dikkat çeken özelliklerinden biri ise Sovyet ve Alman askerlerinin ilk ağızdan anlatılan dehşetli hikâyelerine yer vermesi.
GÖÇ VE HAFIZAYA DAİR PARÇALI BULUTLU YAZILAR
Hırvat yazar Dubravka Ugrešic, “Koşulsuz Teslimiyet Müzesi” adlı eserinde göç ve hafıza mefhumlarının etrafında dolaşıyor. Yazar, hayatından izler de taşıyan eserinde, sürgün olmuş bir anlatıcının maziyle hesaplaşması ve kimlik arayışını merkeze alıyor.
Everest Yayınları etiketiyle neşredilen kitapta, hafıza ve unutma arasındaki münasebet de sorgulanıyor. Daha ziyade Berlin ve eski Yugoslavya’nın izleri üzerinden ilerleyen eserde; savaşın ve göçün yıkımları hüzünlü bir şekilde işleniyor. Ugrešic’in metni bir roman örgüsü yerine, anı parçaları, günlük notlar, kısa hikâyeler ve tasvirlerden meydana geliyor. Bu hâliyle özel bir okuyucu topluluğuna hitap ediyor.
