Kadıköy Camii için üç seçenek! Çok konuşulan mabedin tarzı ne olacak?
İstanbul’un silüetinin yeni unsuru olacak Kadıköy Rıhtım Ulucami’nin üslubu da fikir ayrılığına yol açtı. Dr. Sinan Genim modern bir cami yapılması gerektiğini savunuyor. Yüksek mimar Mahmut Sami Kirazoğlu ve Dr. Serkan Duman ise geleneksel çerçevede ama özgün bir cami inşa edilebileceği kanaatinde...
- Caminin tasarımının geleneksel tarzda olmasına karar verilmiş ancak bu dizaynın özgünlüğü tartışılmaktadır.
- Bazı mimarlar Osmanlı üslubunda, bazıları ise modern bir cami yapımını savunurken, üçüncü bir görüş ise Osmanlı üslubunda ama özgün bir mimariyi savunmaktadır.
- Mimar Dr. Sinan Genim, anıtsal yapıların günümüzün mesajını taşıması gerektiğini ve bunun modern bir yapıyla olacağını belirtmiştir.
- Yüksek Mimar Mahmut Sami Kirazoğlu, paylaşılan görsellere göre caminin yeterince özgün olmadığını ve Sultanahmet'e benzediğini ifade etmiştir.
- Mimar Dr. Serkan Duman, Osmanlı tipolojisindeki camilerin dünyaca takdir topladığını ve bu tipte bir cami inşa etmenin risksiz olduğunu ancak yapının 'hakiki manada' geleneksel olması gerektiğini vurgulamıştır.
- Dr. Duman, Türkiye'de mimaride kültüre yabancılaşma olduğunu ve geleneksel veya modern cami tasarımlarında özgünlükten uzaklaşıldığını belirtmiştir.
MURAT ÖZTEKİN - İstanbul’un Kadıköy ilçesinde inşa edilmesi planlanan cami, tartışma konusu olmaya devam ediyor. Caminin yapımı ideolojik bir zeminde tartışılıyor. Ancak İstanbul’un silüetinin yeni unsurlarından biri olması beklenen yapının mimari üslubu da polemik mevzuu...
Uzun yıllardır düşünülen “Kadıköy Rıhtım Ulucami”nin inşası için resmî protokol geçtiğimiz hafta imzalandı. Daha evvel modern bir üslupta dizayn edilmesi düşünülen camiye dair bu defa geleneksel tarzda bir tasarım kamuoyuyla paylaşıldı. Ancak bu dizaynın “özgünlüğü” de tartışılmaya açıldı. Bazı mimarlar inşa edilecek mabedin Osmanlı üslubunda olması gerektiğini söylerken bazıları bölgeden yola çıkarak modern bir camiyi savunuyor. Tabii, bir de üçüncü yol var: Osmanlı üslubunda ama özgün bir cami mimarisi...
Türkiye gazetesinin sorularını cevaplayan mimar Dr. Sinan Genim, anıtsal yapıların devletin kudretini gösteren mesajlar taşıdığını savunarak “Eski camilerin betonarme olarak tekrarını yapmanın anlamı yok. Osmanlı camileri yapıldıkları yüzyılların mesajını taşır. Bugün yapılacak cami ise günümüzün mesajını taşımalıdır. Bu da modern bir yapı ile olur. Keşke hepsi cam veya metal olsa… Nasıl yapılacağına dair çok ciddi çalışmak lazım. Belki uluslararası bir yarışma düzenlenmeli” diyor.
SULTANAHMED’E BENZİYOR
Yüksek Mimar Mahmut Sami Kirazoğlu ise “Geleneksel cami planlamak için klasik camileri detaylarına kadar incelemek gerekiyor. Ancak Türkiye’de böyle bir şey yapılmıyor. Caminin nihai planını bilmiyoruz ama kamuoyuyla paylaşılan görsellere göre yeterince özgün olduğunu söylemek zor; Sultanahmed’in benzeri gibi görünüyor. Hâlbuki geleneksel çizgide daha özgün bir cami düşünülebilir. Mesela kubbeler azaltılabilir, yeni tekniklerden de istifade edilerek modern unsurlar eklenebilir. Öte yandan deniz kenarına cami yaparken daha tedbirli olunması gerekiyor. Trafi ğe etkileri ise bütün kesimlerle konuşulmalıdır” ifadelerini kullanıyor.
Mimaride gelenekten kopmadan yumuşak bir geçişe ihtiyacımız olduğunu söyleyen Kirazoğlu “Maalesef Türkiye’de bunu başaramadık. Son yüz senede yapılan camiler arasında sanat tarihi kitaplarına geçecek olan bir eser maalesef yok gibi. Mesela Ataşehir’de Mimar Sinan’ın adının verildiği cami, bana göre Sinan’a hakarettir” diyor.
OSMANLI ÜSLUBU DÜNYADA TAKDİR TOPLUYOR
Mimar Dr. Serkan Duman da günümüzde dünyanın hemen her yerinde Osmanlı tipolojisinde camiler inşa edildiğini ve Osmanlı camisinin asli unsurlarının estetik mükemmelliğiyle dünyaca takdir topladığını kaydederek “Yani basitçe söyleyecek olursak, bugün zihinlerde ‘cami’ kelimesi karşılığını Osmanlı camisi olarak bulmuş vaziyette. Bu durum bizim için iftihar edilecek bir meseledir. Fakat aynı zamanda atalarımızın taşı kullanarak ortaya koyduğu bir mimari dili geliştirememiş olmamız, onu betonarme ile taklit ediyor oluşumuz manası itibarıyla da düşündürücüdür. Kadıköy’deki camiyi Osmanlı cami tipinde inşa etmek, toplumun üzerinde uzlaştığı bir mimari dil olması sebebiyle risksizdir. Zira Türkiye’de henüz mimarlar, modern caminin nasıl olması gerektiğine dair, milletin aklında ve kalbinde yer edecek örnekler verememişlerdir” diyor.
HAKİKİ MANADA GELENEKSEL OLMALI
Ancak Dr. Duman yapının “hakiki” olması gerektiğini kaydederek şöyle konuşuyor: Eğer geleneksel tipte bir cami yapılacak ise bu betonarme ile “taşmış” gibi görünen bir dekor değil hakiki manada geleneksel bir cami olmalıdır. Taşsa taş, ahşapsa ahşap, kerpiçse kerpiç ya da hepsi birlikte... Ayrıca bu camide pasif iklimlendirme, güneş enerjisi, su hasadı gibi konular da düşünülmelidir. Bugünün insanının ruhi ve fiziki ihtiyaçlarına yönelik uygun fonksiyonlar da mülahaza edilebilir.
Türkiye’de her sahada kendi kültürümüze yabancılaşma olduğunu, mimaride ise bu durumun doruklarda yaşandığını kaydeden Dr. Serkan Duman “Eğer mevzubahis geleneksel tipte bir cami değil de ‘modern’ bir bina ise hemen her mimar kendi anlayışını veya egosunu tasarıma yansıtma yarışına girmektedir. Bunun sonucunda ortaya manasız işler çıkmaktadır. Geleneksel tip için de benzeri bir durum vardır. Günün sonunda ‘geleneksel’ Osmanlı camisi diye ortaya konan tasarımlar biraz eski camilerden kolaj biraz da eksikleri kafaya göre doldurmak üzerinedir” diye konuşuyor.
